Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, yaklaşan NATO zirvesine ilişkin partisinin stratejik beklentilerini ve Türkiye’nin güvenlik politikalarına dair kritik uyarılarını dile getirdi. Kılıç, zirvenin Türkiye için pasif bir konumdan ziyade, hak ve taleplerin alındığı bir "kazanım merkezi" olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye Zirveden Eli Boş Dönmemeli
Suat Kılıç, Türkiye'nin zirve masasında "veren değil, alan taraf" olması gerektiğini belirterek, Ankara’nın savunma sanayi alanındaki haklı taleplerini kararlılıkla savunması gerektiğini ifade etti. Kılıç, Türkiye’nin zirveden alması gerekenleri şu başlıklarla özetledi:
-
F-35 Uçakları: Parasının ödendiği ancak teslim alınamayan F-35 savaş uçaklarının teslimatı sağlanmalıdır.
-
F-16 Modernizasyonu: Temsilciler Meclisi’nde bekletilen F-16 modernizasyon onayı acilen alınmalıdır.
-
Hava Savunma Sistemleri: Türkiye'yi S-400'lere mecbur bırakan hava savunma sistemlerinin satışına yönelik engel kaldırılmalıdır.
-
Milli Muharip Uçak: Üretim programı dahilinde olan jet motorlarının teslimatı gerçekleştirilmelidir.
-
CAATSA Yaptırımları: Türkiye, haksız yere uygulanan bu yaptırımlar setinden tamamen kurtulmalıdır.
NATO İsrail’in Güvenlik Kalkanı Olmamalıdır
NATO’nun kuruluş amacının üye ülkelerin güvenliğini sağlamak olduğunu hatırlatan Kılıç, ittifakın bölgedeki bazı yapıların aracı haline getirilmesine şiddetle karşı çıktı. Kılıç, "NATO, İsrail'in veya Rum kesiminin çıkarlarının koruyucusu olmamalıdır. İttifak, başta kurucu ortak Türkiye olmak üzere, üyelerinin güvenliği için var olan bir savunma birlikteliğidir" ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Ve Bölgesel Strateji Uyarıları
Kıbrıs meselesinde de dikkat çekici uyarılarda bulunan Suat Kılıç, KKTC’nin egemenlik haklarından asla taviz verilmemesi gerektiğini belirtti. Stratejik anlaşmaların "ikinci bir Annan Planı" tuzağına dönüşmemesi konusunda Ankara'yı uyaran Kılıç, Türkiye’nin bu tür karambollere gelmemesi ve garantörlük haklarını koruması gerektiğini vurguladı.
"Büyük İsrail" hedefinin bir parçası olarak değerlendirdiği İbrahim Antlaşmaları gibi süreçlere Türkiye'nin taraf olmaması gerektiğinin altını çizen Kılıç, partisinin "milli duruş" vurgusunu zirve öncesi net bir şekilde ortaya koymuş oldu.