Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliklerine göre karne gününe kadar yoklama zorunluluğu devam ediyor. Özellikle devamsızlık sınırında olan öğrencilerin risk almaması ve okulun sosyal faaliyetlerine katılım sağlaması bekleniyor. 2025-2026 eğitim öğretim yılının finaline girilirken, milyonlarca öğrenci ve velinin zihnini kurcalayan "son hafta okula gidilmeli mi, yoklama alınıyor mu?" sorusu netleşti. Sınavların tamamlanması ve notların sisteme girilmesiyle birlikte okul koridorlarında hareketlilik azalmış gibi görünse de, eğitim camiası resmi takvimin son gününe kadar faaliyetlerine devam ediyor.
Yoklama Zorunluluğu Karne Gününe Kadar Devam Ediyor
Öğrenciler arasında yaygın olan "notlar verildi, artık yoklama alınmaz" algısı, Milli Eğitim Bakanlığı yönetmelikleriyle çelişiyor. Mevzuata göre öğretmenler, dersin içeriği ne olursa olsun (etkinlik, ders tekrarı veya faaliyet haftası) her saat başı yoklama yapmakla mükellef. Ders işlenip işlenmediğine bakılmaksızın, sınıfta olan öğrencinin tespiti zorunlu tutuluyor ve bu fişler gün sonunda idareye teslim ediliyor.
Kritik Sınırda Olanlar İçin Büyük Tehlike
Özellikle özürsüz devamsızlık sınırında bulunan öğrenciler için son hafta, telafisi mümkün olmayan riskleri beraberinde getiriyor. "Nasılsa sistem yoğun, devamsızlıklar girilmez" düşüncesiyle okula gitmeyen öğrenciler, sınırın aşıldığını fark ettiklerinde karne günü tatsız sürprizlerle karşılaşabiliyorlar. Okul yönetimlerinin karne hazırlıkları nedeniyle e-Okul sistemine giriş yapmayı ertelemesi veya yavaşlatması tamamen idari bir tercih olup, hiçbir öğrenci için genel bir "af" niteliği taşımıyor. Uzmanlar, riske girmek istemeyen velilerin ve öğrencilerin karnelerini alacakları günün sabahına kadar okula devam etmeleri gerektiği konusunda uyarıyor.
Faaliyet Haftasıyla Okulun Rengi Değişiyor
Ders kitaplarının bir kenara bırakıldığı, yerini sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklere bıraktığı "Dönem Sonu Faaliyet Haftası" ise okullarda ayrı bir hava estiriyor. Bakanlık tarafından teşvik edilen bu süreçte, öğrenciler yeteneklerini sergileyebilecekleri atölyelere ve oyunlara dahil oluyor. Karnelerin basım aşamasında olduğu bu günlerde, okulun sadece akademik bir yer değil, aynı zamanda bir sosyal etkileşim alanı olduğu bir kez daha kanıtlanıyor.