Sinop İl Müftülüğü tarafından paylaşılan ve kısa sürede kamuoyunun gündemine oturan bir fotoğraf karesi, protokol kuralları ve devlet gelenekleri üzerinden yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Söz konusu fotoğrafta bir stajyer vali yardımcısı vekilinin doğrudan il müftüsünün makam koltuğunda otururken görüntülenmesi, teşkilat içerisinde ve sendikal çevrelerde ciddi bir rahatsızlığa yol açtı. Görüntülerin hızla yayılmasının ardından konuya ilişkin oldukça net ve uyarılarda bulunan bir değerlendirme yapan Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı Celaleddin Gül, müftülük makamının sıradan bir idari ofis olmadığını belirterek çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Dini hiyerarşideki önemine ve devlet yapısındaki yerine dikkat çekilen makamın, rastgele kullanılamayacak kadar büyük bir manevi ağırlık taşıdığı ifade edilerek ilgili birimlere kurumsal hassasiyet çağrısı yapıldı.
Devlet Gelenekleri Ve Protokol Hassasiyeti Hatırlatması
Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı Celaleddin Gül tarafından yapılan detaylı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti devletinin asırlardır süzülerek gelen köklü idari teamülleri ve protokol kuralları en ince ayrıntısına kadar hatırlatıldı. Makam odalarının ve özellikle makam koltuklarının temsil ettiği gücün kişilerden bağımsız olduğuna vurgu yapan Gül, mevcut devlet geleneklerine göre bir il müftüsünün koltuğuna yalnızca iki makam sahibinin oturabileceğini açıkça ifade etti. Bu makamların kurumun en üst yöneticisi konumundaki Diyanet İşleri Başkanı veya o ilin en büyük mülki amiri sıfatını taşıyan vali olduğunu belirten Gül, bunun dışındaki hiyerarşik durumlara şiddetle karşı çıktı. İlçe kaymakamları, vali yardımcıları, stajyer unvanlı yöneticiler veya vekaleten görev yapan diğer kamu görevlilerinin söz konusu makam koltuğunu kullanmasının hem devlet adabına hem de bürokratik nezakete tamamen aykırı olduğu savunularak, bu tür görüntülerin kurumların iç işleyişindeki saygınlığı da zedelediği aktarıldı.
Fetva Makamının Manevi Ağırlığı Ve Kurumsal İtibar
Tartışmaların temelinde yatan asıl meselenin sadece bürokratik bir kural ihlali olmadığını belirten sendika yetkilileri, müftülük koltuğunun aynı zamanda halkın gözünde dini bir otorite olan fetva makamını temsil ettiğini hatırlattı. Celaleddin Gül, makamın taşıdığı bu eşsiz manevi ağırlığın altını çizerken, Anadolu'nun dört bir yanında görev yapan birçok tecrübeli valinin dahi müftülük ziyaretlerinde bu hassasiyeti gözeterek hareket ettiğini ve o koltuğa oturmaktan imtina ettiğini dile getirdi. Konunun kesinlikle şahıslara veya unvanlara yönelik kişisel bir tepki olmadığının, tamamen kurumsal itibarın korunması maksadı taşıdığının altı kalın çizgilerle çizildi. Sendika olarak, müftülük kurumunun manevi saygınlığını gölgeleyen ve kamuoyunda yanlış anlaşılmalara sebebiyet veren bu tür görüntüleri asla doğru bulmadıklarını belirten Gül, devletin tüm kurumlarını ve yöneticilerini asırlık devlet geleneklerine, kurumsal saygıya ve protokol hassasiyetine uygun bir duruş sergilemeye davet etti.