Dijital dünyanın hayatımızın her alanına nüfuz etmesiyle birlikte, sosyal medya platformlarında dönen reklam stratejileri de şekil değiştirmeye başladı. Son dönemde spordan ev dekorasyonuna, yabancı dil eğitiminden müzik dinleme platformlarına kadar yüzlerce farklı alanda hizmet veren uygulamaların pazarlama taktikleri, binlerce vatandaşı mağdur eden sinsi bir tuzağa dönüşmüş durumda. Özellikle tamamen ücretsiz ya da kısa süreli ücretsiz deneme ibareleriyle kullanıcıların karşısına çıkan bu aplikasyonlar, aslında arka planda işleyen gizli bir abonelik sistemiyle kredi kartlarından düzenli olarak tahsilat yapıyor. Ücretsiz sürümü denemek için sisteme kredi kartı bilgilerini giren ve sonrasında uygulamayı telefonundan silen kullanıcılar, aylar sonra kart ekstrelerinde gördükleri manzarayla büyük bir şok yaşıyor.
İlgi Alanlarınıza Göre Hedef Belirliyorlar Ve Sınır Tanımıyorlar
Kurulan bu dijital tuzağın işleyiş mekanizması tamamen kullanıcıların internetteki arama alışkanlıkları üzerine inşa ediliyor. Bir kişi arama motorlarında ilgi duyduğu herhangi bir konuyu araştırdığında, sosyal medya hesaplarındaki algoritmalar anında devreye girerek bu konuyla ilgili uygulama reklamlarını kullanıcının önüne düşürmeye başlıyor. Örneğin evini yeniden dekore etmek isteyen bir kişinin karşısına mimari tasarım uygulamaları çıkarken, spor salonu araştıran bir başka kullanıcının önüne evde spor yapmayı vadeden aplikasyonlar sunuluyor. Kişinin ilgi alanı ne olursa olsun, sistemin elinde buna uygun ve cezbedici bir ücretsiz deneme reklamı mutlaka bulunuyor. Bu reklamlara tıklayarak para vermeden önce hizmeti test etmek isteyen vatandaşlar, uygulamayı indirebilmek için zorunlu tutulan kredi kartı bilgilerini sisteme girerek aslında farkında olmadan uzun vadeli bir abonelik sözleşmesine onay vermiş oluyor.
Sadece Silmek Yetmiyor Üyelik İptali İşkenceye Dönüşüyor
Pek çok kullanıcı, deneme süresi bitmeden uygulamayı cihazından sildiğinde aboneliğinin de otomatik olarak sonlandığını ve herhangi bir ücret ödemeyeceğini zannediyor. Asıl büyük yanılgı da tam bu noktada başlıyor. Sisteme girilen kredi kartı bilgileri üzerinden başlayan abonelik süreci, uygulama telefonun ekranından silinse dahi arka planda işlemeye devam ediyor. Vatandaşlar kullanmadıkları ve telefonlarında bile bulunmayan bir hizmet için her ay düzenli olarak ücret ödüyor. Durumu fark edip üyeliği iptal etmek isteyenleri ise çok daha zorlu bir süreç bekliyor. Uygulamaların birçoğunda iptal butonu gizlenmiş durumda bulunurken, yurt dışı menşeli firmalarda ulaşılabilecek bir müşteri temsilcisi veya çağrı merkezi de bulunmuyor. Bu durum, iptal sürecini haftalarca uzatarak tüketicinin cebinden çıkan paranın daha da katlanmasına neden oluyor.
Küçük Miktarlarla Aylarca Fark Edilmeden Soyuyorlar
Kartlardan çekilen meblağlar genellikle küçük rakamlardan oluştuğu için, düzenli ekstre kontrolü yapmayan vatandaşlar durumu aylarca fark edemiyor. Her ay hesaptan sessiz sedasız kesilen üç yüz veya beş yüz lira gibi tutarlar, yıl sonuna gelindiğinde binlerce liralık devasa bir kayba dönüşüyor. Yaşanan bu sinsi mağduriyetin en çarpıcı örneklerinden birini yaşayan aile hekimi E. Ö., spor salonu araştırırken karşısına çıkan ve bir aylık ücretsiz deneme sunan uygulamayı indirdiğini, yetersiz bulduğu için birkaç saat içinde sildiğini ifade ediyor. Ancak aylar sonra hesaplarını kontrol ettiğinde, telefonundan çoktan sildiği bu uygulama için altı ay boyunca kredi kartından düzenli kesinti yapıldığını ve toplamda beş bin liranın üzerinde para ödediğini dehşetle fark ettiğini belirtiyor. Uygulamayı geliştiren şirketin Türkiye'de hiçbir muhatabının bulunmaması ise yasal yollara başvurma sürecini adeta bir çıkmaza sürüklüyor.
Tüketici Ne Yapmalı Bankaya İtiraz Hayati Önem Taşıyor
Giderek büyüyen ve binlerce kişiyi ağına düşüren bu dijital soygun karşısında uzmanlardan da peş peşe kritik uyarılar geliyor. Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, son dönemde sözde ücretsiz deneme vaadiyle insanları kandıran uygulamalara yönelik şikayetlerde adeta bir patlama yaşandığını belirtiyor. Firmaların abonelik başlatırken gösterdikleri kolaylığı iptal aşamasında da sağlamak zorunda olduklarını, ancak bu kuralın kasıtlı olarak ihlal edildiğini vurgulayan Güllü, tüketici kanununun bu noktada vatandaşı koruyan önemli maddeler içerdiğini ifade ediyor. Bir yıldan kısa süreli aboneliklerde tüketicinin açık onayı olmadan otomatik yenileme yapılamayacağını hatırlatan uzmanlar, ücretsiz denemeden ücretli sürüme geçişte önceden bilgilendirme yapılmamışsa bu yenilemenin yasal olarak geçersiz sayılacağının altını çiziyor. Uzmanlar, rızası dışında kartından çekim yapıldığını fark eden tüm mağdurların vakit kaybetmeden doğrudan bankalarına ulaşarak harcama itirazında bulunmalarının, paralarının iadesi için atılacak en kritik ve hayati adım olduğunu belirtiyor.