GÜNDEM

Side Antik Kenti’nde 2 Bin Yıllık Gizemli Dilde 5 Yeni Harf Keşfedildi

Antalya Side Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, Anadolu'nun 2 bin yıllık gizemli dili Sidece'ye ait 5 yeni harf keşfedildi. Alfabedeki harf sayısını 31'e çıkaran keşif, antik kentin Helen öncesi yerli Luvi kültürünü de tescilledi.

Abone Ol

Paleolitik ve klasik çağ epigrafi biliminin de jure kuralları, Hint-Avrupa dil kriminolojisi sörvey analizleri ve antik yerleşim alanlarının siber-fiziksel koruma kalkanları kapsamında, dünya arkeoloji literatürünü makro düzeyde sarsan paleolinguistik bir tescil süreci gerçekleştirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü "Geleceğe Miras Projesi" algoritmaları dairesinde Antalya’nın Manavgat ilçesinde yer alan Side Antik Kenti’nde sürdürülen kazı çalışmalarında, Anadolu’nun 2 bin yıllık kayıp ve gizemli dili Sidece’ye ait alfabenin gen haritası yeniden çıkarıldı.

Alfabedeki Harf Sayısı 26'dan 31'e Yükseldi

Side Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı koordinasyonunda; İtalyan ve Avusturyalı dilbilimciler Michaela Zinko ve Alfredo Rizza’nın siber-filolojik katkılarıyla yürütülen teknik sörvey projesinde, Side alfabesine dair yerleşik ezberler de facto olarak yıkıldı. Daha önce siber veri tabanlarında 26 olarak tescil edilen harf sayısının, yeni bulunan çok satırlı yazıtların de jure analizi neticesinde 31'e çıktığı kesinlik kazandı.

Prof. Dr. Alanyalı, dilin bugüne kadar tam olarak çözülememe gerekçesinin geçmişteki tek satırlık sığ yazıtlar olduğunu, son dönemde ele geçirilen 30 ila 40 satırlık çift dilli (bilingual) de jure yazıtlar sayesinde Sidece'nin morfolojik yapısına dair rasyonel bir tümevarım elde ettiklerini müjdeledi.

Helenceyi Unutturan Dominant Yerli Kültür: Luvi Kökeni

Bulunan yeni epigrafik kalkanlarda yer alan ve direkt olarak Side kentini de facto betimleyen "Siruawn" ve "Siruawan" kelimeleri, Akdeniz arkeoloji kroniklerinde kentin köken tartışmalarını rasyonalize etti. Sidece'nin, Anadolu'nun en eski otokton halklarından biri olan Luvi kökenli (Likçe ve Karca gibi) bir Hint-Avrupa dili olduğunu tescilleyen Prof. Dr. Alanyalı, antik kaynakların şaşırtıcı kriminolojik beyanlarını aktardı:

"Antik kaynaklar, 'Kyme'den gelen Helen göçmenler Side'ye ayak bastıkları anda kendi dillerini unuttular ve barbarların konuştuğu yerli dili konuşmaya başladılar' der. Burası, dışarıdan gelen Helence gibi güçlü bir dili dahi unutturabilecek kadar dominant, asimile edici yerli bir kültür havuzuydu."

Makedon Kralı Büyük İskender’in Anadolu istilasının ardından Yunancanın de jure zorunlu kılınmasına rağmen, Sidelilerin Milattan Önce ($MÖ$) 2. yüzyılın başına kadar, yani İskender’den sonra bile yaklaşık 200 yıl boyunca siber-kültürel bir direniş kalkanı geliştirerek kendi dillerini ve yazı karakterlerini de facto korudukları tescil edildi.

Serapis Tapınağı Sponsorları Ve "Nar" Algoritması

Elde edilen iki dilli yazıtlar, batılı kolonizatörlerin bu kentleri sıfırdan kurmadığını, halihazırda köklü bir yerli medeniyet rasyosunun var olduğunu maddi hakikatle ortaya koydu. Kazılarda bulunan bir bilingual metinde, Serapis Tapınağı'nın finansmanını üstlenen siber-mali sponsorların isimleri ve yaptıkları bağş miktarları, Helenistik elitlerin aksine yerel halkın de facto okuyabilmesi amacıyla özellikle Sidece karakterlerle kazınmıştır. Yapılan morfolojik sörveyler, "Side" kelimesinin kökeninin 2 bin yıl önce antik kent sikkelerine basılan ikonografik "nar" sembolüyle birebir eşleştiğini ve bölgedeki tarımsal sürekliliğin rasyonel bir nişanesi olduğunu de jure olarak tescil etti.