EKONOMİ

Sermaye Piyasalarında Güven Tazeleyen Veriler

TCMB'nin açıkladığı verilere göre yabancı yatırımcı, 19 Haziran haftasında 465,7 milyon hisse senedi, 339,7 milyon DİBS ve 365,6 milyon ÖST alımı yaptı. Bu işlemlerle birlikte yabancıların hisse senedi stoku 42,9 milyara, DİBS stoku ise 15,1 milyara ulaştı.

Abone Ol

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı haftalık menkul kıymet istatistikleri, yabancı yatırımcıların Türk sermaye piyasalarına olan ilgisinin yeniden ivme kazandığını kanıtladı. 19 Haziran haftasında yurt dışında yerleşik kişiler, hisse senedi ve borçlanma araçlarında önemli miktarda alım yaparak piyasalara güçlü bir giriş yaptı.

Hisse Senedi Piyasasında Hareketli Günler

Yabancı yatırımcılar, geçtiğimiz hafta 465,7 milyon tutarında net hisse senedi alımı gerçekleştirdi. Bu yoğun alım dalgasıyla birlikte yabancıların elindeki toplam hisse senedi stoku, 40 milyar 801,1 milyon seviyesinden 42 milyar 908,6 milyon seviyesine tırmandı. Yatırımcıların yerel borsaya olan bu dönüşü, piyasalarda iyimser bir havanın hakim olmasına neden oldu.

Borçlanma Araçlarına Yoğun Talep

Yalnızca hisse senedi değil, sabit getirili menkul kıymetlere olan talep de dikkat çekici boyutlara ulaştı:

  • DİBS Hamlesi: Yurt dışında yerleşik kişiler, haftalık bazda 339,7 milyon değerinde Devlet İç Borçlanma Senedi alımı yaptı. Bu alımların ardından DİBS stoku 14 milyar 589,5 milyon seviyesinden 15 milyar 109,1 milyon seviyesine yükseldi.

  • ÖST Piyasasında Sıçrama: Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçları tarafında da yatırımcı iştahı yüksekti. Yapılan 365,6 milyon değerindeki alımla birlikte ÖST stoku 1 milyar 269,4 milyon seviyesinden 1 milyar 629,7 milyon seviyesine ulaştı.

Güven Tazeleme Süreci

TCMB verilerinin ortaya koyduğu bu tablo, yabancı yatırımcıların Türkiye ekonomisinin dinamiklerine duyduğu güvenin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, küresel piyasalardaki oynaklığa rağmen yabancı yatırımcının Türkiye’deki sermaye piyasalarını "cazip bir getiri merkezi" olarak görmeye devam ettiğini ve orta-uzun vadeli pozisyonlarını artırdığını vurguluyor.

Veriler, hem hisse senedi hem de tahvil piyasasında görülen bu toplu alımın, Türkiye’nin finansal piyasalarındaki derinliği ve likiditeyi desteklediğini gösteriyor.