CHP, bu haftaki grup toplantısını İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu dahil 106 kişinin tutuklu olduğu 402 sanıklı İBB Davası'nın görüldüğü Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumları'nın bulunduğu Silivri'de yaptı.
AF DİLEDİYSEN BU AFFA LAYIK OLMAK İÇİN USLANMAN LAZIM
Türkiye’nin Silivri’yi Ergenekon, Balyoz ve nice kumpas davalarında tanıdığını belirten Özgür Özel, tarihin tekerrür ettiğini söyledi. Ülkenin askerlerinin, aydınlarının, gazeteci ve siyasetçilerinin Silivri’de burada yargılandığını ifade eden Özel açıklamasını şöyle sürdürdü: “Zaman geçti tarih iki taraftan birini haklı çıkardı. O gün yargılananlar cezaevinden alnı açık başı dik olarak çıktılar. Kimi iki kez üç kez hapis cezasına çarptırıldı. Yani idam kaldırılmamış olsa AK Parti'nin kara düzeni Fethullahçı Terör örgütüyle birlikte ülkenin genel kurmayını iki kere asacaktı. O günlerde Erdoğan, 'Ben bu davanın savcısıyım' deyip, birlikte futbol oynuyorlardı. Kendi makam aracını veriyordu. Sonra o şımarttıkları kendisine karşı da darbeye girişti. Rabbim ve milletim beni affetsin dedi. Af dilediysen bu affa layık olmak için uslanman, akıllanman lazım. Tekrarından kaçınman lazım. Ama onlara aynı olanakları sağlayanlar, bugün yine aynı hatalar içindeler.”
CUMHURİYETİ KURTARACAĞIZ
“Bizi buraya getiren nedir, bu süreci yaratanlar kimdir? Biz mücadelede de varız, iktidar yürüyüşünde de varız. Yarın 81 il, 973 ilçemizde bu kararlılık tüm vatandaşlarımıza hissettireceğiz. Bu davayla meşgul olup iktidar yürüyüşümüzden vazgeçmeyeceğiz. Arkadaşlarımızı yalnız bırakırsak da onlar kazanır. 7 düvele karşı vatanı nasıl kurtardıysak, onu da yapacağız Cumhuriyeti de kurtaracağız. Bu parti vekilleriyle, il başkanları, ilçe başkanlarıyla, meclis üyeleriyle ve üyeleriyle haksız mücadeleye karşı yürümekten de iktidara yürümekten de bizi kimse vazgeçiremeyecektir. Ergenekon ve Balyoz döneminde gizli tanıklar Poyraz, Efe vardı. Bombaları Kemalist subaylar gömmüştü, 'yüzümüzü gizleyin' dediği iddiasıyla savcılar, hakimler bu gizli tanıkların ifadelerini kullandılar. Bu gizli tanıkların büyük kısmı şu an hapiste. Şimdi de gizli tanıkların oluşturulmuş iddianame var. Tuğla gibi iddianamemiz var arkasındayız demişlerdi. O zaman Kuddusi Okkır'a, Ergenekon'un kasası dediler, cenazesini Silivri Belediyesi kaldırdı. Ülkenin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'a terörist, Türkan Saylan'a ise ajan dediler. O iddianamenin arkasında duranlar 'Ben de kandırıldım' dedi. Şimdi Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımızın yargılandığı iddianameye tuğla gibi diyorlar. Bu davanın siyasi olduğunu söyleyenler yüzde 60, siyasi olmadığını söyleyenler ise yüzde 25'tir. Namusumla kefil olduğum bir şey var ki Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımız bu milletin vicdanında beraat edecektir. Ecevit de Demirel de yargılandılar. Onları yargılayanlar ise yargılandı. Ekrem İmamoğlu buradan çıkacak bu ülkeye Cumhurbaşkanı olacak.”
KİMYALARI BOZULDU
“Onlara ilk kez yenilgi tattırıldı ve kimyaları bozuldu. Hesap vermeyeceklerini sananlar, milletin nafakasını bile küçük küçük dağıtıp aslan payını kendisine ve yandaşına ayıranlar milletin geleceğine el koyduğunu görünce sanki normal bir seçim kaybedilmiş, biz öyle bir iktidar görmedik ve sonrası varlık yokluk mücadelesidir anlayışına bürünmüşlerdir. Geçmiş pratiklerine döndüler. Onlara bir Zekeriya Öz daha lazımdı. Yıllarca mahkeme mahkeme gezdirdikleri, adaleti katlettikleri ve sonra siyasetle ödüllendirdikleri birini alıp İstanbul'a başsavcı getirdiler. Bunu kaybettikleri seçimden sadece 7 ay sonra yaptılar. O süreçte CHP'nin hem özgüvenini hem milletin içinde oluşunu ve dolayısıyla görülmedik bir siyaset başarısını alt edemeyeceklerini gördüler. Atatürk bunların görevinin başına cumhuriyet koymuş! Savcı odalarına gelip 'Hadi söyle ben işini çözerim' dedikleri arayışların içine girdiler. Bir anda bir diploma 35 sene önce alınmış hem de yüzlerce kişiyle alınmış. Üniversiteye yazıyor diyor ki 'Acele et, derhal iptal et karar ver' Yoksa bu YSK dahil verilir. YSK ne zaman diploma istiyor? Muhtardan, milletvekilinden değil sadece cumhurbaşkanı adayından istiyor. Başsavcı neyle meşgul! İstifaya zorlanan İşletme Fakültesi dekanı ve toplanmayan İşletme Fakültesi yerine 18 Mart akşamı kendi atadıkları, profesörlüğü tartışmalı bir heyete diplomayı iptal ettiriyorlar.”
TAYYİP'TEN KORKAN DEĞİL ALLAH'TAN KORKAN AK PARTİ VE MHP'LİLERİN FERASETİ LAZIM
“Her birisinde gizlilik olan soruşturma olur mu kardeşim? bir elin bütün kuklaları yönettiği gibi hakimler, savcılar, polis, üniversite aynı anda koordine ediliyorsa maksat siyasi değil mi? Bunlar iftira bu yapılanlar da haysiyet cellatlığı. Birisi cumhurbaşkanı kalsın diye bu kadar kul hakkına girmek nerede yazıyor. Bana Tayyip'ten korkan değil Allah'tan korkan AK Parti ve MHP'lilerin feraseti lazım. Bir tek onlara güveniyorum. Nasıl 31 Mart'ta seçimi yendiğimizde '13 bin farkla seçimi ona mı vereceğiz' deyip 13 bin farkı 45 günde 806 bin İstanbullu adaletin bozduğu teraziyi dengeye getirdiyse bugün de onlara güveniyorum. 1 yıldır dediler ki 560 milyar yolsuzluk var. 560 kuruş bulamadılar. Duruşmanın başlayacağı gün 3 yandaş gazete biri 30 milyonun, biri 35 biri de 40 milyonun 'Hesabını verecekler' diyor. Bir tanesi bile iddianamede yok. 560 diye tepinenler şimdi diyor ki 'öyle duyduk.”
TRT’YE SORDUK…
“TRT'ye sorduk dolar görüntüsü nereden çıktı. Elimizde gerçek yoktu, stoktan kullandık şansınıza dolar çıktı dediler. Bizim haklılığımız gizli tanıkların iftiralardan başka hiçbir şey kalmadı ellerinde. AK Parti döneminden kalmış bürokratlara, işten çıkmış namussuzlara tekliflerde bulunuyorlar. Daha önce suç işlemiş Yargıtay aşamasında bulunanlara kurtaralım diye tekliflerde bulunuyorlar. Ekrem Başkanı ve birçok arkadaşımızı gizli tanık Meşe'nin ifadesiyle tutukladılar. İddianame çıktı, Meşe yok. Meşe'ye yönelik tutukluluklar ne olacak? Meşe'nin ifadesini bulduk. İddianamede arattık. İlke diye birini bulduk. İlke, Meşe'nin anlattıklarının aynısını anlatmış. Meşe'ye söz vermişler cezanı düşüreceğiz, şunu bunu sağlayacağız diye. Meşe bu dedikleri olmayınca tırmanmış adliyeye ve nihayetinde gizli tanıklıktan çekilmiş. Meşe'nin söyledikleriyle tutuklananlar var ne yapacaklar? Birebir aynı ifadeleri ilke diye bir gizli tanığa yapıştırmışlar.”
DİMDİK BİR İRADEYİ GÖRÜNCE DE NE YAPACAĞINI ŞAŞIYOR
“Tayyip Bey diyordu ya 'Eşlerinin gözlerine bakamayacaklar' diye. Tamamının şantaj olduğu ortaya çıkan o işleri o siteye yazdırıyorlardı. O hâkim tek değil, heyet var. Heyettekilere güvenemiyorlar ve dışarıdan iki arkadaş daha atıyorlar. Dün üç kişi yargılamaya başlayacak. Türkiye siyasi tarihin en zor üç davasından biridir. Ne beklersin? Çok tecrübeli bir hâkim ve heyet beklersin. Koydukları hâkim birinci sınıf olmak için avukatlık yaptıkları süre de eklenerek birinci sınıf oluyor. Akın Gürlek'le kararlar kurmuş yan yana. Hepsi AYM'den hak ihlali diye dönmüş. Örneğin; Sırrı Süreyya Önder kararı, bozulmuş. Birinci sınıfa ayrılma şartı AYM kararını bozmayacak. AİHM ve AYM kararlarının hepsi bozulmuş. Bütün acziyetiyle bu beyefendi orada dururken yanındaki iki üye hakimlik, savcılık sınavına hazırlanıyorum falan diyorlardı. Kurayla 1 yıl 9 aydır görevde olan iki arkadaş! Onların Anadolu'nun bir yerinde başarılı olmak için çalışırken en önemli davalardan birinin başındalar. Kürsüdeki toplam karar 15 yıl! İddianameye tuğla gibi demekten tutun FETÖ'nün bütün kumpaslarını yapanlar mahkemeye şöyle başladı; İmamoğlu'na 'Sanık Ekrem, otur yerine' dedi. Bunu Adnan Menderes'e diyorlardı. Karşısında dimdik bir iradeyi görünce de ne yapacağını şaşıyor. Dün tüm hataları söyledik, bugün hepsini telafi edip başlıyor.”
SÖKE SÖKE SÖZÜ ALDI
“Böyle bir davaya verdiğin mahkeme heyetinde zerre şüphe olmayacak ki adil yargılanıyoruz diyeceğiz. Ekrem Başkan 'usule yönelik sözüm var, ilk benim konuşmam lazım' diyor. 'Dinlemeyeceğim seni' diyor. Bugün cübbeyi içeride giymiş, oldu mu diye de bakmış. Ekrem Başkan konuşacağım deyince de ilk ben konuşacağım diyor. Şov yapacaktı hâkim izin vermedi dendi. Bugün bal gibi de izin verdi. Ne haber? Söke söke sözü aldı ve tarihe geçecek bir savunma yaptı. Erdoğan'ın gücüyle kamu gücünün kötü kullanılmasıyla bize kabaranlara şunu söylüyoruz; ahlaki üstünlükle, çoğunluk enerjisiyle devlet karşısına dikenlere milletin gücünü göstere göstere konuşuyoruz!