Ekranların tanınan yüzlerinden oyuncu Ozan Güven, uzun bir süredir uzak kaldığı kameraların karşısına geçerek magazin ve hukuk gündemini sarsan Deniz Bulutsuz davası hakkında son derece çarpıcı açıklamalara imza attı. A Para ekranlarında izleyiciyle buluşan Biz Bize programına konuk olan başarılı isim, yıllar süren sessizliğinin nedenlerini ve bu sürecin kendi hayatında yarattığı derin tahribatı ilk kez tüm çıplaklığıyla anlattı. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve şiddet iddialarıyla gündeme gelen dava süreci boyunca neden konuşmadığına açıklık getiren oyuncu, hukuki sürecin hassasiyetine özel bir vurgu yaptı. Ortada devam eden bir mahkeme süreci, konuşma yasağı ve kesin gizlilik kararları bulunduğunu belirten Güven, adaletin işleyişine saygı duyduğu için bugüne kadar tek kelime etmediğini dile getirdi. Ünlü oyuncu, toplumdaki şiddet olaylarına karşı son derece duyarlı olduğunu belirterek, kadınların ve çocukların kesinlikle korunması gerektiğinin altını çizdi. Ancak kendisinin cani ve sapkın ruhlu kişilerle aynı kefeye konmasının iç dünyasında onarılmaz yaralar açtığını ve bu durumun kendisini adeta kahrettiğini samimi bir dille ifade etti. Yaşananların hayatından tam altı yılı çaldığını söyleyen oyuncu, kendisiyle ilgili hayal kırıklığı yaşayan tüm kadınlardan da içtenlikle özür dilediğini belirtti.
Beş Ayrı Suçlamanın Dördünden Beraat Ettiğini Duyurdu
Programda davanın hukuki detaylarına da detaylıca giren Ozan Güven, kamuoyunda yanlış bilinen pek çok noktaya açıklık getirme fırsatı buldu. Eski sevgilisi Deniz Bulutsuz’a yönelik şiddet uyguladığı iddiasıyla yargılandığı davada silahla kasten yaralama suçundan aldığı iki yıl üç aylık hapis cezasının istinaf mahkemesi tarafından onandığını hatırlatan oyuncu, sürecin arka planındaki gerçekleri kendi cephesinden aktardı. Hakkında toplam beş farklı suçtan dava açıldığını belirten Güven, hürriyeti tahdit ve gasp gibi son derece ağır ithamların da yer aldığı bu iddiaların dördünden tamamen beraat ettiğini kamuoyuna duyurdu. Sadece aralarında geçen bir abajur meselesi yüzünden ceza aldığını savunan oyuncu, o gece yaşananları kendi penceresinden anlattı. Tartışma sırasında abajuru tuttuğunu ve bu esnada Bulutsuz'un çenesinin çizildiğini, ardından da bizzat kendisinin tedavi ettirdiğini iddia eden Güven, sadece bu abajur olayı nedeniyle silahla adam yaralamaktan hüküm giydiğini vurguladı. Dava sürecinde basına yansıyan ve büyük bir infial yaratan darp görüntülerine de değinen ünlü isim, kendisinin kesinlikle dokunmadığını ve kendisinden sonra ne yaşandığını bilemeyeceğini ileri sürdü. Ayrıca Bulutsuz’un gözündeki kanlanma ve kızarıklık durumunun şiddet kaynaklı olmadığını, olaydan daha önce hastaneye gittiklerini ve bunun tamamen göz tansiyonundan kaynaklanan tıbbi bir rahatsızlık olduğunu iddia ederek mahkemedeki savunmasını ekranlara taşıdı.
Kadıköy Sokaklarındaki Protestolar Ve Medyaya Sitem
Oyuncunun açıklamalarının en dikkat çekici kısımlarından biri de yakın zamanda Kadıköy'de yaşadığı talihsiz olaylar ve medyanın tutumu üzerine oldu. Geçtiğimiz günlerde meslektaşı Mehmet Aslantuğ ile birlikte Kadıköy'de bir mekanda otururken bazı kadınların sert tepkisiyle ve protestosuyla karşılaşan Güven, bu durumun kendisinde yarattığı derin üzüntüyü gizleyemedi. Ülkede yaşanan her kadına yönelik şiddet haberinde ısrarla kendi fotoğrafının kullanılmasından büyük bir utanç ve rahatsızlık duyduğunu dile getiren oyuncu, medyaya adeta isyan etti. İki bin dört yılındaki genç kızların sevgilisi imajını çoktan geride bıraktığını ancak her şiddet haberiyle yan yana anılmanın da kendisine çok ağır geldiğini söyleyen Güven, kendisini bir annenin büyüttüğünü ve kadınların hayatında çok değerli bir yeri olduğunu vurguladı. Artık şiddet haberlerinin görsel yüzü olmak istemediğini belirterek basından beni oraya koymayın ricasında bulundu. Dava süreci boyunca hem kimseyi rahatsız etmemek hem de birlikte çalıştığı ekip arkadaşlarının olası tepkilerden zarar görmesini engellemek adına bilinçli olarak projelerden ve ekranlardan uzak durduğunu ifade eden oyuncu, sektördeki duruşunu tamamen bu hassasiyet üzerine inşa ettiğini belirtti.
Kadının Beyanı Esastır Tartışması Ve Geleceğe Dair Mesajlar
Hukuk sistemimizde ve toplumsal tartışmalarda sıkça gündeme gelen kadının beyanı esastır ilkesine yönelik soruları da yanıtsız bırakmayan Ozan Güven, altı yıllık yargı süreci boyunca bu cümleyle sürekli karşı karşıya kaldığını belirtti. Bir kadının şikayette bulunduğunda yetkili mercilerin bunu mutlaka kayda almak zorunda olduğunu ve bu durumun net bir kural olduğunu savunan oyuncu, ancak beyanın içeriğinin ve doğruluğunun titizlikle araştırılması gerektiğine de üstü kapalı bir şekilde değindi. Yaşanan olayları sadece münferit bir ilişki kazası olarak gördüğünü ifade eden ünlü isim, kısa süren üç dört aylık bir beraberliğin ardından uyuşmazlıkları anlayıp ayrılmak istediğini ve olayların bir anda abajur davasına dönüştüğünü savundu. Açıklamalarının finalinde kimseye karşı içinde bir öfke, kin veya intikam duygusu barındırmadığını son derece net bir dille ifade eden Güven, sadece kendi hayatına odaklanmak ve huzur bulmak istediğini belirterek beni rahat bırakın artık sözleriyle sürece dair tüm değerlendirmelerini noktaladı. Bu açıklamalar, önümüzdeki günlerde magazin ve hukuk gündeminde yeni tartışmaların kapısını aralayacak gibi görünüyor.