İzmir Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bugün alışılmışın dışında, umut ve renk dolu bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Kahramanlar Mustafa Öğütveren İlkokulu'na bağlı hastane sınıfında eğitim gören onkoloji hastası çocuklar, zorlu tedavi süreçlerinin yorgunluğunu ellerindeki fırçalarla attı. Hastane koridorlarını ve odalarını birer sanat atölyesine dönüştüren miniklerin ortaya çıkardığı eserler, görenleri kendine hayran bıraktı.
Sanatla Geleceğe Umut Oluyoruz
Hastanenin Başhekimi Doç. Dr. Dilek Orbatu, çocukların eserlerini görmenin kendilerini her seferinde derinden duygulandırdığını belirtti. "Bu anları iple çekiyoruz," diyen Orbatu, "Sanata değer vermek, çocuklarımızın tedavi sürecinde hayal dünyalarını genişletiyor. Onların geleceğe dair hayallerini tuvalde görmek, bizlere de umut aşılıyor. İleride belki de bu çocuklarımızdan biri profesyonel bir sanatçı olacak," ifadelerini kullandı.
Atıklardan Sanata: 15 Dakikalık Azim
Emekli resim öğretmeni Serpil Subaşı, 3 yıldır gönüllü olarak hastanede yürüttüğü çalışmaların ne kadar kıymetli olduğuna değindi. Malzeme kısıtlılığına rağmen çocuklarla birlikte kağıt-karton işleri, seramikler ve atık malzemelerden rekreasyon çalışmaları yaptıklarını anlatan Subaşı, "Tuvalet kağıdı rulosu bile bizim için bir sanat eserine dönüşüyor. Kemoterapi alan çocuklarımız bazen çok yorgun oluyor, 15-20 dakikada resim yapıp dinlenmek istiyorlar. Bir eserin bitmesi 4 ayı bulabiliyor ama o son fırça darbesindeki mutluluk her şeye değiyor," diye konuştu.
Anneler İçin de Can Suyu
Resim çalışmalarının sadece çocuklara değil, en az onlar kadar zorlu bir süreçten geçen annelere de moral olduğunu belirten Subaşı, sanatın hastanede bir "can suyu" işlevi gördüğünü vurguladı. Müzik eşliğinde yapılan resimlerin, yeni teşhis almış aileler için bir terapi niteliğinde olduğunu ifade etti.
Hastanede Zaman Hiç Geçmiyor, Resimlerle Hızlandırıyoruz
Denizli'den gelen 7 yaşındaki lösemi hastası Yahya Kemal Can’ın annesi Elif Can, yaşadıkları ağır süreci anlatırken duygusal anlar yaşadı. Mart ayında konulan lösemi teşhisiyle dünyalarının yıkıldığını söyleyen anne Can, "Yoğun bakımlardan geçtik, çok zorlandık ama burada büyük bir sevgiyle karşılandık. Hastanede zaman hiç geçmek bilmez, ancak buradaki öğretmenlerimiz sayesinde oğlum Yahya bu zorlu günlerini resimlerle, derslerle daha hızlı ve anlamlı geçiriyor," dedi.
Çocukların hayal dünyasından süzülen bu renkli sergi, hastanenin sadece fiziksel iyileşmenin değil, ruhsal direncin de merkezine dönüştüğünün en güzel kanıtı oldu.