Türkiye iç ve dış politikasının kurumsal karar alma mekanizmalarını şekillendiren AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından kurumsal kameraların karşısına geçen Parti Sözcüsü Ömer Çelik, uluslararası ilişkiler, Orta Doğu jeopolitiği, basın mensuplarının fiziki güvenliği ve parlamento kulislerindeki durumsal iddialara ilişkin kapsamlı bir hükümet deklarasyonu paylaştı. Gazetecilerin dış politika ve sınır ötesi operasyonlar eksenindeki sorularını yanıtlayan Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve kabine üyelerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi hedef alan söylemlerini uluslararası hukuk normları zemininde reddetti. Çelik, Ankara'nın Orta Doğu istikrarı için Birleşmiş Milletler parametreleri uyarınca iki devletli çözüm modelini tavizsiz bir şekilde savunmaya devam ettiğini tescil etti.
İçişleri Bakanı Çiftçi’nin Kudüs Söylemine Kurumsal Netlik
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Kudüs coğrafyasına ilişkin sarf ettiği kurumsal sözlerin İsrail kabinesince işgalcilik ve fetihçilik olarak kodlanmaya çalışılmasına dikey bir şerh getiren Ömer Çelik, ifadelerin tamamen inançsal bir sembolizm barındırdığını teyit etti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin resmi dış politika vizyonunu net bir şekilde hatırlatan Çelik, şu yasal çerçeveyi paylaştı:
Türkiye Cumhuriyeti’nin ve hükümetimizin bu konudaki hukuki duruşu nettir. Biz, 1967 Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde, 1967 sınırları esas alınarak kurulacak, coğrafi olarak birleşik ve entegre, bağımsız, başkenti Doğu Kudüs olan egemen bir Filistin devletinin varlığını savunuyoruz. Bu yaklaşımımız uluslararası hukuk parametreleriyle tam bir uyum arz etmektedir.
Basın Hürriyeti, İç Siyaset Frekansı Ve Uçak Diyaloğu Tekzibi
Son dönemde demokratik kitle mitinglerinde ve siyasi toplantılarda yayın politikası bahane edilerek gazetecilere uygulanan fiziki engellemeleri sert dille kınayan Çelik, burada artık bardağın taştığını, yayını engellemenin ve basın mensubuna fiziki saldırıda bulunmanın hukuk devletinde kabul edilemeyeceğini bildirdi. Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile bir muhabir arasında yaşanan gerginliğe atıfta bulunan Çelik, mevcut Özgür Özel yönetiminin parti hukuku gereğince adli ve idari yaptırım mekanizmalarını işletmemesinin şiddet eğilimini kurumsal olarak teşvik ettiği iddiasını paylaştı.
İç siyasetteki bazı muhalif odakların, İsrail hükümet üyelerinin Ankara'yı hedef alan argümanlarıyla aynı paralellikte söylemler geliştirdiğini öne süren Çelik, muhatapları ahlaki bir yüzleşmeye davet etti.
Ali Mahir Başarır'ın bir uçak seyahati esnasında Ömer Çelik ile mutlak butlan yani hukuken geçersizlik kavramı üzerinden dikey bir tartışma yaşadığı ve Çelik'in başını öne eğerek uzaklaştığı yönündeki iddiaları yalanlayan Çelik, seyahat esnasında eski Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır ile yan yana oturduğunu, bahse konu milletvekiliyle hiçbir fiziki veya sözlü temasın nüksetmediğini, iddiaların tamamen kurgusal bir senaryodan ibaret olduğunu tescilledi.