Cumhuriyet Halk Partisi Merkez Yönetim Kurulu toplantısında alınan ani fesih ve disipline sevk kararlarının ardından, Bursa siyasetinde sular durulmuyor. Parti Sözcüsü Müslim Sarı tarafından; Erzurum ve Bitlis il başkanlarıyla birlikte tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildiği açıklanan Nihat Yeşiltaş, sessizliğini bozdu. Hakkındaki idari tasarruflara ve görevden alınma kararına yazılı bir deklarasyonla çok sert tepki gösteren Yeşiltaş, atılan adımların tamamen siyasi hesaplara dayandığını ve parti tabanının demokratik iradesinin hiçe sayıldığını savundu.
Bursa Örgütünün İradesine Yönelik Bir Operasyon
Disipline sevk edildiğini Parti Sözcüsü’nün açıklamalarıyla öğrendiğini belirten Nihat Yeşiltaş, kararın kurumsal meşruiyetini sorgulayarak şu ifadeleri kullandı:"Verilen bu karar yalnızca şahsıma yönelik hukuki bir süreç değildir. Bursa örgütünün hür iradesine, sandıktan çıkan seçilmiş kadrolara ve partimizin köklü içi demokrasisine yönelik yürütülen siyasi operasyonun yeni bir halkasıdır. Kendilerini partinin gerçek sahibi gibi görenlerin ihraç mekanizmasını bu şekilde çalıştırmaları yasal olarak kabul edilemez." Geçici yetkilerden kalıcı güç devşirilmeye çalışıldığını iddia eden Yeşiltaş, kararı alan idari kadrolara seslenerek, "Geçicilikten kalıcılık üretmeye çalışanlar, öncelikle oturdukları makamların meşruiyet kaynağını ve parti tabanındaki karşılığını sorgulamalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Bu Anlayış CHP'ye Değil, Otoriter Yapılara Yakışır
Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarih boyunca baskılara ve dayatmalara karşı direnenlerin partisi olduğunu hatırlatan eski İl Başkanı Yeşiltaş, parti içi muhalefeti susturmanın adının "disiplin" olamayacağını vurguladı:
"Örgütü tamamen susturmayı ve parti içi demokrasi kanallarını askıya almayı hedefleyen bu idari anlayış, Cumhuriyet Halk Partisi’ne değil, ancak otoriter yapılara yakışır. Bizler, yerel örgütümüzün hakkını savunduğumuz, partimizin geleceğine sahip çıktığımız ve emekçi halkımızın çıkarlarını en üst perdeden dillendirdiğimiz için suçlanamayız. Asıl hukuken sorgulanması gereken; bağımsız yargı süreçleri net olarak sonuçlanmadan, parti tabanının iradesi tamamen hiçe sayılarak yukarıdan aşağıya alınan bu dayatmacı ve antidemokratik kararlardır."
CHP Teslim Alınacak Bir Kurum Değildir
Konuşmasının son bölümünde partinin gerçek gücünün genel merkez koridorlarında veya kapalı kapılar ardındaki atamalarda değil, üyelerin vicdanında ve halkın desteğinde olduğunu söyleyen Yeşiltaş, mücadeleye devam edeceği mesajını verdi. CHP'nin korkutularak yön verilecek bir hareket olmadığını söyleyen Yeşiltaş, "Bu partinin tarihi, baskıya boyun eğmeyenlerin tarihidir. Ve hiçbir geçici güç, hiçbir dayatma, hiçbir tasfiye girişimi örgütün iradesinden daha büyük olamaz. Tarih bugün gelip geçici siyasi aktörleri değil, kendi iradesine ve demokratik haklarına sonuna kadar sahip çıkanları yazacaktır" diyerek sözlerini tamamladı.