36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Başkan Trump’ın çıkışlarıyla beklenenden daha sancılı geçiyor. Zirvenin ikinci gününe, Trump’ın Grönland ile ilgili iddiaları ve ABD-İran hattındaki sıcak çatışmanın yarattığı diplomatik baskı damga vurdu.
Trump’tan Grönland Çıkışı, Danimarka'dan Egemenlik Yanıtı
Danimarka’yı Grönland konusunda "yeterli yatırım yapmamakla" eleştiren Trump, adanın ABD kontrolünde olması gerektiğini savundu. Bu iddiaya sert tepki gösteren Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, "Grönland satılık değil, biz egemen bir devletiz" ifadeleriyle kırmızı çizgilerini netleştirdi. Diplomatik kaynaklar, müttefiklerin bu gerilimi resmi gündemden uzak tutarak zirveyi "kazasız" tamamlamaya çalıştığını belirtiyor.
İran Savaşı Gündemi Esir Aldı
Zirvenin bir diğer sıcak başlığı ise İran cephesi. ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim sonrası İran'a yönelik yeni hava saldırıları başlatması, ittifak içerisinde bölünmeye yol açtı:
-
Avrupa ülkeleri, İran ile olan çatışmaya dahil olma yükümlülükleri bulunmadığını savunurken, Trump bu durumu "büyük hayal kırıklığı" olarak nitelendirdi.
-
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını "kesinlikle gerekli" olarak tanımlayarak Washington'a destek verdi.
-
İran'dan gelen sert karşılık tehditleri, zirvede Ukrayna ve Avrupa güvenliği gibi temel konuların yerini "İran savaşı" riskinin almasına neden oldu.
Zirvenin ikinci gününde liderlerin Kuzey Atlantik Konseyi çatısı altında bir araya gelmesi beklenirken, Ankara'daki diplomasi trafiğinin ana odağını çatışmanın yayılmasını önleme çabaları oluşturuyor.