Ankara siyaseti son dönemlerin en hareketli ve gerilimli günlerine sahne olmaya devam ediyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Otuz Altıncı Hukuk Dairesi tarafından yirmi bir mayıs tarihinde alınan kritik kararın yankıları, Cumhuriyet Halk Partisi koridorlarında şiddetini her geçen saniye artırarak sürüyor. Bilindiği üzere yetkili mahkeme heyeti, Özgür Özel’in genel başkanlık koltuğuna oturduğu otuz sekizinci olağan kurultayı ve hemen ardından gerçekleştirilen diğer kurultay süreçlerini iptal etme kararı almıştı. Bu tarihi yargı kararının ardından Özgür Özel ve mevcut parti yönetiminin tedbiren görevden tamamen uzaklaştırılmasına hükmedilmiş, böylece Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden hak ettiği görevi devralmasının önü yasal olarak açılmıştı. Yaşanan bu hukuki ve siyasi fırtınanın tam ortasında, partinin yeni dönemdeki yol haritasının nasıl çizileceği ve meclis grubunun nasıl şekilleneceği kamuoyu tarafından büyük bir merakla takip ediliyor.
Meclis Grubunda Yaşanan Seçim Ve Usulsüzlük İddiaları
Mahkeme kararının siyasette yarattığı bu derin belirsizlik ortamında, 23 Mayıs tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi genel merkezinde son derece dikkat çekici bir gelişme yaşanmıştı. Doksan altı milletvekilinin katılımıyla alelacele organize edildiği öne sürülen bir oylama neticesinde Özgür Özel, meclis grup başkanı sıfatıyla seçildiğini duyurmuştu. Ancak süreç ilerledikçe ve hukuki zemin netleştikçe, yapılan bu seçimin yasal dayanaklarına ve tüzük boyutlarına ilişkin parti içinden çok ciddi itiraz sesleri yükselmeye başladı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin resmi sözcüsü olarak kamuoyunu bilgilendiren Müslim Sarı, Cumhuriyet gazetesine verdiği son röportajda bu seçimin hukuki temelden tamamen yoksun olduğunu tüm açıklığıyla ifade etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlığına yapılacak olası bir resmi itiraz başvurusuna değinen Sarı, Özgür Özel'in grup başkanlığının usule aykırılıklar nedeniyle muhtemelen iptal edileceğini son derece net ve tavizsiz bir dille vurguladı.
Şekil Ve Usul Hataları Seçimin Meşruiyetini Sorgulatıyor
Sözcü Müslim Sarı'nın siyaset gündemine bomba gibi düşen bu iddialı açıklamalarının temelinde, bahsi geçen grup başkanlığı seçiminin parti içi demokrasi kültürüyle ve temel hukuki usullerle hiçbir şekilde bağdaşmaması yatıyor. Yapılan seçimin baştan aşağıya usulsüzlüklerle ve oldu bittilerle dolu olduğunu belirten Sarı, herhangi bir seçimin meşru kabul edilebilmesi için belirli yasal şekil şartlarının eksiksiz bir biçimde yerine getirilmesi gerektiğinin altını ısrarla çizdi. Seçim kararının kaç gün öncesinden kamuoyuna ve parti vekillerine duyurulduğunun, hangi spesifik gündem maddeleriyle bu kararın apar topar alındığının tamamen belirsiz olduğunu ifade eden Sarı, köklü parti yönetiminde ben yaptım oldu mantığının asla kabul edilemeyeceğini çok sert sözlerle eleştirdi. Ayrıca, meclis grup başkanının doğrudan genel başkana bağlı olarak sıkı bir koordinasyon içinde çalışması gereken son derece kritik bir makam olduğunu hatırlatan Sarı, genel başkanın bilgisi ve resmi onayı dahilinde olmayan böylesi bir seçimin siyasi teamüllere, yasalara ve parti tüzüğüne açıkça aykırı olduğunu bütün detaylarıyla kamuoyuna aktardı.
Gözler Kritik Meclis Grup Toplantısına Çevrildi
Siyasi arenada giderek kızışan bu kıyasıya hukuki ve tüzüksel mücadelenin bir sonraki raundunun, önümüzdeki salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yapılması planlanan haftalık Cumhuriyet Halk Partisi grup toplantısında yaşanması kesin gözüyle bakılıyor. Müslim Sarı yaptığı durum değerlendirmesinde, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun söz konusu resmi grup toplantısına bizzat katılarak toplantıya başkanlık edeceğini ve meclis kürsüsünden hem partililere hem de tüm Türkiye'ye tarihi mesajlar vereceğini kesin bir ifadeyle duyurdu. Bu kritik toplantının parti tarihi açısından önemli bir eşik olacağını belirten Sarı, açıklamalarının sonunda Özgür Özel'e de son derece manidar, açık ve net bir çağrıda bulunmayı ihmal etmedi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun meclis grubunu yöneteceği o gün, Özgür Özel'in de meclise gelerek genel başkanının hemen arkasında durması gerektiğini ifade eden Sarı, parti içindeki hiyerarşik yapının ve mahkemelerce alınan hukuki kararların hiçbir tartışmaya mahal vermeyecek şekilde titizlikle uygulanması gerektiğine güçlü bir vurgu yaptı. Şimdi tüm siyaset dünyası, salı günü mecliste yaşanacak olan bu tarihi anlara ve siyasette kartların yeniden nasıl dağıtılacağına kilitlenmiş durumda.