GÜNDEM

Murat Kurum: İklim Değişikliği Artık İnsanların Gündelik Hayatında Önemli Bir Başlık

Hatay'da İletişim Başkanlığı'nın koordinesinde Türkiye'ye gelen yabancı basın mensuplarıyla buluşan Murat Kurum, buradaki konuşmasında iklim değişikliğiyle mücadelenin artık sadece bir çevre politikası değil, insan hayatını koruma meselesi olduğunu ifade etti.

Abone Ol

İklim değişikliği sadece Türkiye'nin değil dünyanın ana gündem maddelerinden biri...

Olası tehditler nedeniyle vatandaşları zor bir gelecek beklerken Türkiye, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum önderliğinde bu konuda gerekli tedbirleri almaya kararlı.

Hatay'da İletişim Başkanlığı'nın koordinesinde Türkiye'ye gelen yabancı basın mensuplarıyla buluşan Murat Kurum, konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

"DÜNYA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ NASIL KONUŞUYOR"

İklim kriziyle mücadeleye dair yaptığı ilk çalışmalardan COP31 başkanlığına gelene kadar edindiği tecrübeleri paylaşmak istediğini anlatan Bakan Kurum, şöyle konuştu:

“Baştan beri hep şu soruları sordum. Dünya iklim değişikliğini nasıl konuşuyor? Hangi ülkede hangi başlık öne çıkıyor? İnsanlar bu meseleyi yalnızca çevre başlığı olarak mı görüyor, yoksa artık günlük hayatlarının bir parçası olarak mı konuşuyor?

Şimdi sizlere, bu sorulara cevap veren bir analizimi sunmak istiyorum. Son 2 ay için yaptığımız araştırmada ortaya çıkan tablo hakikaten çok çarpıcı.

Evet, son 2 ayda, iklim değişikliği konusunda, dünya genelinde tam 39 milyon içerik üretilmiştir. Yaklaşık 2 milyar etkileşim ve 196 milyar erişim oluşmuştur.”

"ÇOK DAHA BÜYÜK BİR BAŞLIK HALİNE GELDİ"

Bu sorunun bütün insanlık için önemli bir mesele haline geldiğini ifade eden Kurum, "Yani iklim meselesi, artık yalnızca uzmanların konusu değil. İklim değişikliği artık insanların gündelik hayatına, şehirlerine, faturalarına, suyuna, gıdasına, güvenliğine ve geleceğe dair beklentilerine dokunan çok daha büyük bir başlık haline geldi.

Bu çalışmamda beni en çok etkileyen sonuçlardan biri şu oldu. Dünya iklim değişikliğini, tek bir dille konuşmuyor. Kuzey Amerika'da iklim daha çok toplumsal, ekonomik ve politik etkiler üzerinden konuşuluyor." dedi.

"İNSANLAR İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ EN ÇOK HAYATLARINA DOKUNDUĞU ANDA KONUŞUYOR"

Dünyada bu konuda atılan adımların rahatça görüldüğünü belirten Kurum, şunları kaydetti:

“Avrupa'da karbon emisyonları, net sıfır hedefleri ve fosil yakıtlardan çıkış öne çıkıyor. Asya'da enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji ve çevresel çözümler daha güçlü bir yer tutuyor. Afrika'da ve Güney Amerika'da gıda, su ve kalkınma tartışılırken, Avustralya'da enerji ve fosil yakıtlar öne çıkıyor.

Buradan çıkardığım sonuç şu. İklim değişikliği küresel bir krizdir ama her coğrafyanın acısı, ihtiyacı, önceliği ve çözümü farklıdır. Bana göre, bir başka dikkat çekici sonuç da şu.

İnsanlar iklim değişikliğini en çok hayatlarına doğrudan dokunduğu anda konuşuyor. Yangın, sel, fırtına olduğunda, toprak kayması yaşandığında, su veya gıda krizi kapıya dayandığında konuşuyor.”

"BİR ÇEVRE POLİTİKASI DEĞİL, İNSAN HAYATINI KORUMA MESELESİ"

Konuşmasının devamında şehir planlamasının önemine dikkat çeken Bakan, "İklim meselesi bir anda soyut bir başlık olmaktan çıkıyor, insanın evini, işini, sağlığını ve güvenliğini ilgilendiren somut bir gerçekliğe dönüşüyor. Paylaşımlarda en çok 'insan', 'toplum' ve 'yaşam' kelimeleri kullanılıyor. Demek ki herkes için mesele, hayatı, güvenliği, geleceğini ve yaşamı korumaktır.

COP31 yolculuğunda dirençli şehirleri merkeze almamızın sebebi tam olarak budur. Çünkü bugün şehir, enerjisiyle, suyuyla, altyapısıyla, ulaşımıyla, atık yönetimiyle, yeşil alanlarıyla ve en önemlisi insanına verdiği güven duygusuyla güçlüdür.

Bu yüzden biz COP31'de meseleyi insanların gerçek ihtiyaçları üzerinden konuşuyoruz. Çünkü iklim değişikliğiyle mücadele artık sadece bir çevre politikası değil, insan hayatını koruma meselesidir." ifadelerini kullandı.

"BUGÜN ŞEHİRLERİN ASIL GÜCÜ AFETLERE NE KADAR HAZIR OLDUĞU"

Türkiye'nin COP31 liderliği sürecinde, şehirlerin geleceğine dair düşüncelerini ele alıp, dirençli şehirleri konuştuklarını belirten Bakan Kurum, "Hemen ifade etmek isterim; artık dünyada şehirleri yalnızca büyüklükleriyle, nüfuslarıyla ya da ekonomileriyle konuşma dönemi geride kaldı. Bugün şehirlerin asıl gücü; afetlere ne kadar hazır olduğu, insanına ne kadar güvenli bir gelecek sunabildiğiyle ölçülüyor.

Hatay, bu yüzden çok özel bir yerde duruyor. Hatay, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından, insanından ve kadim ruhundan aldığı güçle yeniden ayağa kalkmayı başardı.

Sizler de bu süreci sahadan izlediniz, dünya kamuoyuna taşıdınız. Gazeteciler, herkesin baktığı yere bakarlar ama herkesin görmediğini görürler. Bugün Hatay'da da sadece yapılan binaları değil, yeniden kurulan hayatları da görmenizi istiyoruz." dedi.