Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde ve siyaset kulislerinde seçim takvimine ilişkin tartışmalar sürerken, Cumhuriyet Halk Partisi'nin dikkat çeken isimlerinden Muharrem İnce'den sürece dair yazılı bir açıklama geldi. İnce, Cumhurbaşkanlığı idari kadrolarında görev yapan bazı danışmanların medya organlarında seçim tarihine yönelik somut takvimler telaffuz etmesini ve parlamentonun çalışma programına dair görüş beyan etmesini eleştirdi. Resmi sosyal medya hesapları üzerinden bir bildiri yayımlayan Muharrem İnce, devlet geleneği ve kuvvetler ayrılığı prensipleri çerçevesinde idari sınırların korunması gerektiğinin altını çizdi.
Seçim Takviminin Belirlenme Usulü Anayasada Nettir
Seçimlerin öne alınması veya normal zamanında icra edilmesi süreçlerinin tamamen hukuki bir zeminde yürütülmesi gerektiğini belirten Muharrem İnce, kurumsal hiyerarşiye dikkat çekti. İnce, "Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Anayasamızda seçimlerin hangi şartlar altında, nasıl ve hangi anayasal kurumlar ile kurullar tarafından erkene alınabileceği hiçbir yoruma yer bırakmayacak şekilde açık ve net bir biçimde tanzim edilmiştir" ifadelerini kullandı. Danışmanlık sıfatı taşıyan bürokratik figürlerin, milletin iradesini temsil eden meclis yapısına istikamet çizici açıklamalar yapmasının devlet teamülleriyle bağdaşmadığını savundu.
Yönetim Sisteminin Yapısal Sonuçları
Açıklamasında mevcut yönetim modelinin bürokratik işleyişine yönelik de eleştiriler getiren Muharrem İnce, kurumsal dengelerin önemine değindi:
"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak adlandırılan mevcut idari model, ne yazık ki devlet mekanizmasında kurumsal yetki karmaşalarına yol açabilmektedir. Kendisini milletin asil temsilcilerinin, yani parlamenterlerin üzerinde konumlandıran ve onlara yasama takvimi ya da seçim tarihi dikte etmeye çalışan bürokratik bir 'danışmanlık' anlayışının ortaya çıkması kabul edilebilir bir durum değildir. Devlet ciddiyeti, atanmış bürokratların seçilmiş meclis iradesine saygı göstermesini zorunlu kılar."
Ankara kulislerinde, İnce'nin bu çıkışının ardından parlamento zeminindeki diğer siyasi parti gruplarının ve Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı'nın konuya ilişkin herhangi bir kurumsal açıklama yapıp yapmayacağı yakından takip ediliyor.