DÜNYA

Moskova'da Tarihi Tören: Hakan Fidan'a Fahri Doktora

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü tarafından ikili ilişkilere ve bölgesel diplomasiye katkılarından ötürü fahri doktora ünvanına layık görüldü.

Abone Ol

Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki köklü, krizlerle sınanmış ve karşılıklı liderlik güvenine dayalı stratejik ortaklık, diplomatik zeminde tarihi bir nişaneyle taçlandırıldı. Resmi temaslarda bulunmak üzere Moskova'da bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya Dışişleri Bakanlığına bağlı faaliyet gösteren ve dünyanın en saygın diplomasi okullarından biri kabul edilen Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Akademik Kurulu tarafından oy birliğiyle "fahri doktora" ünvanına layık görüldü. Üniversite kampüsünde düzenlenen üst düzey kurumsal törende Bakan Fidan'a cübbesi ve fahri doktora beratı, MGIMO Rektörü Profesör Anatoliy Torkunov tarafından takdim edildi. Törende konuşan Fidan, bu onuru iki ülke arasındaki karşılıklı anlayışın ve derin bağların bir sembolü olarak kabul ettiğini belirterek, geçmişte görev yaparken hayatını kaybeden merhum Büyükelçi Andrey Karlov'un anısını da saygıyla andı.

50 Milyar Dolarlık Belkemiği Ve Enerji Güvenliği

Bakan Fidan, takdim töreninin ardından yaptığı geniş kapsamlı dış politika vizyonu konuşmasında, Ankara ile Moskova arasındaki ilişkilerin makroekonomik ve stratejik boyutlarına dair güncel veriler paylaştı:

Ticaret ve enerji alanındaki iş birliğinin ikili ilişkilerin en sağlam sütununu oluşturduğunu belirten Fidan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 50 milyar dolar barajını aştığını ilan etti. Derinleşen ortaklığın en somut ve vizyoner örneğinin Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesi olduğunu hatırlatan Bakan Fidan, bu yatırımların karşılıklı refahı ve ekonomik dayanıklılığı güvence altına aldığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyon Rus vatandaşının Türkiye'yi ziyaret ettiğini, yüz binlerce Rus'un Türkiye'de yerleşik olarak yaşadığını ve çalıştığını belirterek bağların insani boyutuna dikkat çekti.

Küresel Dönüşüm Ve Bölgesel Sahiplenme Çağrısı

Dünyanın çok merkezli bir geçiş paradigmalarından geçtiğini ve hata payının tehlikeli ölçüde daraldığını ifade eden Hakan Fidan, küresel güvenlik mimarisine yönelik çarpıcı analizlerde bulundu. Yakın dönemde tırmanan ABD/İsrail-İran geriliminin coğrafyadaki ülkeler üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirten Fidan, Türkiye'nin aktif diplomatik katkılarıyla yürütülen müzakereler neticesinde varılan ABD-İran mutabakatının bölgeye derin bir nefes aldırdığını söyledi.

"Bu büyük krizin komşu ülkelerde yarattığı aksaklıklardan sonra net bir ders çıkarmalıyız; bölgemiz bir daha asla böyle bir gerilime maruz bırakılmamalıdır. Kalıcı güvenlik coğrafyamızın dışındaki aktörler tarafından ithal edilemez veya dışarıdan dikte edilemez. Gerçek istikrar, ancak bölgesel sahiplenme ve uzlaşma üzerine kurulabilir. Güney Kafkasya'daki 3+3 Bölgesel İşbirliği Platformu bu ruhun en güzel örneğidir. Amacımız bu bölgesel sahiplenme modelini Orta Doğu'ya da taşımaktır. Savaş sonrası yeni nizam, bölgenin kendi aktörleri tarafından inşa edilmelidir."

Rusya'yı Dışlayan Bir Avrupa Güvenlik Mimarisi Eksik Kalacaktır

Konuşmasında Avrupa'nın gelecekteki güvenlik yapısına da değinen Dışişleri Bakanı Fidan, Batı dünyasına net bir mesaj gönderdi. Rusya'nın hem bölgesel hem küresel dengelerin korunmasında kilit ve vazgeçilmez bir muhatap olduğunu belirten Fidan, "Rusya'nın bu yapıdaki yerine değinmeyen bir Avrupa güvenlik mimarisi her zaman eksik kalacaktır. Kalıcı istikrar, kıtanın başlıca aktörlerinden birini denklem dışında bırakan bir çerçeveye dayandırılamaz" dedi. Türkiye'nin Ukrayna krizi boyunca her iki tarafla da anlamlı temaslarını sürdüren tek aktör olduğunu hatırlatan Fidan, geçmişte Türkiye'nin doğrudan müzakere çabalarını eleştirenlerin bugün Moskova ile iletişim kanalları kurma arayışında olmasının, Ankara'nın yürüttüğü dengeli diplomasinin haklılığını ortaya koyduğunu ifade etti. MGIMO Rektörü Torkunov ise enstitü bünyesinde Türkçeye ve Türk kültürüne devasa bir ilgi olduğunu, şu an 220 Rus öğrencinin yoğun şekilde Türkçe eğitimi aldığını belirterek, Türkiye'nin BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü çerçevesindeki proaktif vizyonunu büyük bir memnuniyetle takip ettiklerini sözlerine ekledi.