Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, anayasal denetim mekanizmaları, tarım arazilerinin mülkiyet tüzükleri ve siyasi partilerin durumsal egemenlik tezleri ekseninde makro düzeyde bir yasama oturumuna sahne oldu. Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl idaresinde toplanan parlamento genel kurulunda; Cumhuriyet Halk Partisi, DEM Parti ve İYİ Parti grupları tarafından toplumsal, hukuki ve seçim güvenliği süreçlerini içeren farklı araştırma ve genel görüşme önergeleri meclis başkanlığına sunuldu. Yapılan kurumsal müzakerelerin ve dikey hitabet oturumlarının ardından, muhalefet bloklarının sunduğu tüm önergeler, AK Parti ile Milliyetçi Hareket Partisi gruplarının el kaldırma aritmetiği ve oy çokluğu neticesinde reddedilerek parlamento arşivine kaldırıldı.
Genel Kurul Gündemi Ve Mevzuat Değişiklik Maddeleri
Milletvekillerinin yerlerinden birer dakikalık durumsal konuşmalarını tamamlamasının ardından Genel Kurul, komisyon raporları doğrultusunda belirlenen yasa tasarılarının tescil lojistiğine dikey geçiş yaptı.
Kamuoyunda yakından takip edilen; alkol içerikli ticari ürünlere yönelik yeni cezai düzenlemeler ile yapı kooperatiflerinin tarımsal nitelikli araziler üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinmelerini resen yasaklayan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin maddeleri müzakere edildi.
Muhalefet Milletvekillerinin Kürsü Hitabetleri Ve Otoriterleşme Tezleri
Kanun maddelerinin oylama lojistiği işletilmeden önce, siyasi parti sözcüleri grup önerileri üzerine meclis kürsüsünden yürütme organının durumsal politikalarını teknik analize tabi tuttu.
DEM Parti'nin çocuk emeğinin sosyo-ekonomik arka planının araştırılması amacıyla sunduğu önerge üzerine söz alan CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, yasama organı üyelerinin işlevsel olarak zayıflatıldığını iddia etti. Karabat, anayasal sistemin tek bir odağı korumak amacıyla otoriter bir yapıya evrildiğini ileri sürerek, cumhuriyetin demokratik kazanımlarını korumak adına tüzüksel direniş sergileyeceklerini bildirdi.
İYİ Parti’nin hukuk devleti ilkelerinin güçlendirilmesi önergesi üzerine kürsüye çıkan CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, konuşmasına 16. yüzyıl halk edebiyatı ozanlarından Kul Hüseyin’in dönemsel döngüleri anlatan dizeleriyle başladı. Siyasi kurumların buhran ve kongrelerden geçerek tahkim edildiğini hatırlatan Akdoğan, hükümet sıralarına hitaben, muhalefetin bugün maruz kaldığı durumsal zorlukların geçmiş dönem hafızalarını canlandırması durumunda iktidar değişim takviminin dikey periyotta çok yakın olduğunu savundu.
"Sizin Gibi Düşünmeyen Herkes Düşman": Konuralp’in Yargı Silahı Şerhi
Genel Kurulun en yoğun veri trafiğine sahne olan bölümünü, CHP’nin seçim güvenliğini zedeleyen idari ve adli kararların incelenmesi amacıyla sunduğu genel görüşme önergesi oluşturdu. Önerge lehine söz alan CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, 100 yılı aşan parlamento tarihinin en kaotik süreçlerinden birinin işletildiğini, yargı mekanizmalarının siyasal rekabette birer asimetrik silah olarak araçsallaştırıldığını iddia etti.
Siyasal mücadeleyi parti programlarının, seçmene dönük vizyon projelerinin veya aday niteliklerinin rekabetinden çıkarıp; tehdit, itibar suikastı, soruşturma ve yargılama enstrümanlarının kullanıldığı bir savaşa dönüştürdünüz. Siyasi rakiplerinizi bir nevi düşman olarak kodluyorsunuz. Ulusal ve uluslararası hukuk içtihatlarını herkesin ortak iyiliği için korumanız gerekirken, sizin gibi düşünmeyen tüm sivil odakları ve kurumları düşmanlaştırıyorsunuz. Ancak unutulmaması gerekir ki seçimi kazanmak, devleti tümüyle ele geçirmek ve kaybetmeyi kabul etmeyerek gücü mutlaklaştırmak anlayışı uzun vadede en büyük zararı yine bu tüzüğü uygulayanlara verecektir.