EKONOMİ

Mardin Pazarında Enflasyon İsyanı

Mardin'deki semt pazarlarında her geçen gün artan enflasyon ve günden güne düşen alım gücü, hem esnafın hem de dar gelirli vatandaşın belini bükmeye devam ediyor.

Abone Ol

Türkiye genelinde yaşanan ekonomik dalgalanmaların en acı ve en net faturası, vatandaşın mutfağının can damarı olan semt pazarlarında kesilmeye devam ediyor. Mardin'de kurulan semt pazarlarında yaşanan durgunluk, artan gıda fiyatlarının toplumun her kesimini nasıl derinden etkilediğini bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Eskiden kilolarca alışveriş yapılan, filesi dolan vatandaşın yüzünün güldüğü pazarlarda artık hüzün ve çaresizlik hakim. Fiyatların yanına yaklaşamayan tüketici, ihtiyaçlarını gramla veya tane hesabıyla karşılamaya çalışırken, gün boyu tezgahının başında müşteri bekleyen esnaf ise elinde kalan tonlarca ürünün maliyetini nasıl çıkaracağının kara kara hesabını yapıyor. Pazarda yükselen ortak ses ise, temel gıda maddelerine ulaşmanın artık lüks haline geldiği gerçeğinde birleşiyor.

Tane İle Alışveriş Dönemi Ve Boşaltılan Poşetler

Yıllardır pazarcılık yaparak evine ekmek götürdüğünü belirten esnaf Mert Solak, geçmişteki bereketli günlerle bugünün ekonomik darboğazı arasındaki uçurumu büyük bir üzüntüyle anlatıyor. On bir yıllık meslek hayatında böyle bir durgunluğa ve çöküşe şahit olmadığını vurgulayan deneyimli pazarcı, eskiden günde en az iki kamyon malı rahatlıkla satabilirken bugün yarım kamyon ürünü bile elden çıkaramadığını belirtiyor. Fiyatların yüksekliği karşısında vatandaşın alım gücünün tamamen eridiğini dile getiren Solak, insanların pazara gelip sadece dolaşmakla yetindiğini veya fiyatları gördükten sonra geri dönmek zorunda kaldığını ifade ediyor. Eskiden her üründen üçer beşer kilo alan müşterilerin artık sadece tane ile alışveriş yapabildiğini, hatta bazen umutla doldurulan poşetlerin kasaya gelindiğinde bütçe yetersizliğinden dolayı utana sıkıla geri boşaltıldığını anlatan esnaf, bu yürek burkan manzara karşısında vatandaşı sonuna kadar haklı bulduğunu söylüyor.

En Büyük Beş Banknot Bir Kilo Et Etmiyor

Hayat pahalılığının pazar tezgahlarına nasıl yansıdığını çarpıcı örneklerle dile getiren Cemal Atay isimli vatandaş ise, ülkedeki tarım potansiyeline rağmen gelinen noktanın kabul edilemez olduğunu savunuyor. Bir adet karpuzun veya bir kova yoğurdun yüzlerce liraya satıldığı, patates tarlası olarak bilinen bir ülkede patatesin kilosunun kırk liraya dayandığı bir ortamda yaşam mücadelesi vermenin imkansızlığına dikkat çekiyor. Gariban kesimin ve fakir fukaranın pazar alışverişini yapabilmek için akşam saatlerini, yani satılmayan çürük ve ucuz ürünlerin tezgah altına düştüğü anları beklediğini vurgulayan Atay, ekonomik tablonun en acı özetini et fiyatları üzerinden yapıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin en yüksek değerli parası olan 200 liralık banknottan beş tanesinin, yani toplamda 1000 liranın, bir ailenin evine bir kilo et götürmesine ancak yettiğini belirterek, bu şartlar altında başka hiçbir şeyin tartışılamayacağını sert bir dille ifade ediyor.

Emeklinin Yaşam Savaşı Ve Evlenemeyen Gençler

Pazarın en hararetli isyanlarından biri de maaşları enflasyon karşısında eriyip giden emeklilerin dramına dikkat çeken bir başka esnaftan geliyor. Emeklilerin artık ekonomik olarak hayatta kalamadığını, adeta ölüme terk edildiğini savunan pazarcı, yirmi bin liralık maaşla bir insanın kira, fatura ve gıda masraflarını karşılamasının matematikle açıklanamayacağını belirtiyor. Bu ekonomik krizin sadece karın doyurma meselesi olmadığını, aynı zamanda ailelerin geleceğini de ipotek altına aldığını anlatan esnaf, iki çocuğu olmasına rağmen maddi imkansızlıklar yüzünden onları evlendiremediğini, çeyiz veya altın alamadığını büyük bir çaresizlikle dile getiriyor. Ülkeyi yönetenlerin vatandaşın düştüğü bu durumu bizzat gelip görmesi gerektiğini vurgulayan dertli esnaf, karar alıcılara bir ay boyunca sadece yirmi bin lira ile geçinmeyi denemeleri yönünde bir çağrıda bulunarak yaşanan toplumsal çöküşün altını çiziyor.

Her Şeyden Biraz Alarak Ayakta Kalma Çabası

Kalabalık bir aileye sahip olmasına rağmen pazar alışverişini zar zor yapabildiğini belirten bir başka vatandaş ise, hane içinde tek bir kişinin çalışmasıyla çarkı döndürmenin ne kadar zor olduğunu anlatıyor. Pazarda domatesten salatalığa, meyveden peynire kadar her şeyin mevsim normallerinin çok üzerinde fiyatlarla satıldığını, bu nedenle her üründen sadece nefis körletecek kadar, azar azar alabildiklerini ifade ediyor. Temel temizlik malzemelerinden süt ürünlerine kadar her kalemde yaşanan fahiş artışların dar gelirli aileleri perişan ettiğini belirten vatandaş, etrafında çocuklarına yedirecek bir lokma ekmek bulamayan, mağdur ve çaresiz çok sayıda insan olduğunu belirterek, yetkililerin acil çözüm üretmesi gerektiğini sözlerine ekliyor.