DÜNYA

Kuzey Kore'den ABD ve Güney Kore'ye "Nükleer" Mesaj

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, donanmasını nükleer silahlarla güçlendireceğini duyurdu! ABD ve Güney Kore'ye karşı 10 bin tonluk stratejik savaş gemileri ve kruvazörler inşa edileceğini açıklayan Kim, "caydırıcılık" mesajı verdi.

Abone Ol

Kore Yarımadası’ndaki gerilim, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un donanmaya yönelik yaptığı yeni açıklamalarla tırmanıyor. Nampho Limanı'nda düzenlenen törende konuşan Kim, ülkesinin askeri modernizasyon planında rotayı "nükleer donanmaya" çevirdiğini duyurdu.

10 Bin Tonluk Stratejik Hedef

Kim Jong Un, donanmanın nükleer silahlarla donatılması sürecinin planlandığı gibi ilerlediğini belirterek, savunma sanayi kapasitesini devasa bir boyuta taşıyacaklarını açıkladı. Hedefler arasında şunlar öne çıkıyor:

  • 10 bin tonluk yeni muhriplerin üretimi.

  • 10 bin ton sınıfında stratejik kruvazörler.

  • Her yıl bu sınıfta iki yeni savaş gemisinin donanmaya katılması.

Askeri Dengeler Değişiyor mu?

Kuzey Kore’nin hedeflediği 10 bin tonluk gemiler, ABD Donanması'nın "Arleigh Burke" sınıfı ve Güney Kore'nin "Sejong the Great" sınıfı destroyerleri ile benzer tonajda. Bu durum, bölgedeki askeri dengelerin yeniden şekillenmesi anlamına geliyor. Askeri uzmanlar, Kuzey Kore'nin bu gemilere taktik nükleer başlıklı seyir füzeleri yerleştirmesi halinde, ABD ve Güney Kore'nin savunma maliyetlerinin ciddi oranda artacağını öngörüyor.

ABD Ve Güney Kore'ye "Caydırıcılık" Mesajı

Kim Jong Un, yakın zamanda gerçekleşen İşçi Partisi toplantısında da askeri modernizasyon vurgusu yapmış ve bölgeyi "nükleer savaşın eşiğine sürüklemekle" suçladığı ABD ile Güney Kore'ye yönelik sert eleştirilerde bulunmuştu. Uzmanlar, bu gemi projelerinin sadece lojistik bir yatırım değil, bizzat Washington ve Seul hattına verilmiş "kararlılık" mesajı olduğu görüşünde birleşiyor.

Güney Kore'de 28 bin 500 askeri bulunan ABD ve Seul yönetimi, Kuzey Kore'nin bu hamlelerini yakından takip ediyor. Kore Savaşı'ndan bu yana teknik olarak savaş halinde olan taraflar arasındaki bu teknolojik yarış, yarımadadaki güvenlik mimarisini daha da kırılgan bir hale getiriyor.