Alman Vertigo ve Denge Bozuklukları Merkezi (DSGZ) tarafından yürütülen kapsamlı araştırmalar, onlarca yıldır insanları peşinden koşturan gizemli uğultunun jeolojik veya endüstriyel bir kökeni olmadığını ortaya koydu. Bilim insanları, sesin tamamen nörolojik bir durumdan kaynaklandığını ve aslında bir tür "düşük frekanslı tinnitus" (kulak çınlaması) olduğunu belirledi.
"Süper İşitme" Teorisi Çürüdü
İşitme bilimci Bonifaz Baumann ve nörobilimci Markus Drexl liderliğindeki ekip, sesi duyduğunu iddia eden 29 gönüllü üzerinde yaptığı incelemelerde, popüler teorilerin geçersiz olduğunu tescilledi:
-
"Süper Kulak" İddiası: Sesi duyan kişilerin düşük frekanslara karşı aşırı hassas olduğu hipotezi, yapılan işitme testlerinde elendi. Deneklerin işitme eşiklerinin ortalama seviyede olduğu görüldü.
-
Doğal Emisyon İddiası: İç kulaktaki tüylerin (kohlea) dışarıya bir ses salgısı verip vermediği, hassas mikrofonlarla ölçüldü; ancak burada da sıra dışı bir ses kaynağına rastlanmadı.
Gerçek Sorun: Düşük Frekanslı Tinnitus
Araştırmanın PLOS One dergisinde yayımlanan sonuçlarına göre, "The Hum" vakalarının çok büyük bir çoğunluğu düşük frekanslı tinnitus olarak tanımlanıyor.
-
Tinnitus Nedir? Toplumda yüksek perdeli çınlama olarak bilinen bu durumun, nadir görülen motor uğultusu şeklinde ortaya çıkan bir formu olduğu anlaşıldı.
-
Beynin Algı Oyunu: Ses "hayali" değildir; hasta sesi gerçekten duymaktadır ancak bu ses dış dünyadan değil, beynin işitme yollarındaki sinirsel bir sinyalden kaynaklanmaktadır.
Mağdurlar İçin Yeni Umut
Bu teşhis, yıllardır dış dünyada bir "kaynak" bulmaya çalışarak vakit kaybeden binlerce mağdur için dönüm noktası niteliğinde. Uzmanlar, uğultunun bir iç kulak/nörolojik rahatsızlık olarak kabul edilmesinin, doğru rehabilitasyon yöntemlerinin ve medikal destek stratejilerinin geliştirilmesine olanak sağlayacağını ifade ediyor.