GÜNDEM

Konya Ovası'na Yağan Kar Ve Yağmur Çiftçinin Yüzünü Güldürdü

Türkiye'nin "tahıl ambarı" olarak tescil edilen 2 milyon 200 bin hektarlık dev ekim sahasına sahip Konya Ovası, son yılların en ağır kuraklık krizini geride bırakarak tarihi bir üretime hazırlanıyor.

Abone Ol

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ulusal gıda arzı güvenliği tüzükleri, bitkisel üretim lojistiği ve kuraklıkla mücadele eylem planları kapsamında yakından takip ettiği Türkiye'nin tahıl ambarı Konya Ovası, son dönemin en sarsıcı mevsimsel dönüşümüne sahne oluyor. Geçtiğimiz yıl son yarım asrın en kurak ve riskli dönemini geçirerek alarm veren havza, ocak ayından itibaren tescil edilen yoğun yağış sirkülasyonu sayesinde rekor bir üretim potansiyeline ulaştı.

Geçen Yıla Oranla Yüzde 90 Daha Fazla Yağış Tescillendi

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, havzadaki son teknik verilere ve ekosistem lojistiğine ilişkin çarpıcı bir makro analiz raporu paylaştı. Geçtiğimiz yıl ülke genelinde yaşanan kuraklığın kurumsal hafızalarda derin izler bıraktığını hatırlatan Prof. Dr. Soylu, bu yıl tablonun tamamen tersine döndüğünü belirtti. Türkiye genelinde mayıs ayı başına kadar olan periyotta geçen yıla oranla yüzde 73'lük bir yağış artışı tescil edildiğini vurgulayan Soylu, "Konya Ovası özelinde ekim ayından mayıs ayı başına kadar olan lojistik takvimde geçen yıla göre yüzde 90 daha fazla yağış aldık. Bu durum, yeraltı su kaynaklarımızın desteklenmesi, baraj doluluk oranları ve özellikle buğday ile arpa üreticilerimiz için hayati bir katkı anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Tarihinin En Yüksek Rekolte Potansiyeline Sahibiz

Arazideki tarımsal vegetasyon sürecini teknik olarak değerlendiren Prof. Dr. Süleyman Soylu, yağışların miktarından ziyade bitkinin lojistik gelişim dönemine denk düşmesinin verimliliği tescillediğini ifade etti. Yağış sirkülasyonunun kıraç tarım alanlarında bile yapay sulama ihtiyacını ortadan kaldırdığına dikkat çeken Soylu, şunları kaydetti:

"Uzun yılların meteorolojik ve tarımsal envanter değerlendirmelerine baktığımız zaman, mevcut saha tablosu bize Cumhuriyet tarihinin en yüksek rekoltelerinden birini elde edebileceğimiz bir potansiyeli barındırdığımızı gösteriyor. Şu an için gidişat oldukça iyi ve ümit verici bir düzlemde ilerliyor."

Mantar Hastalığı Ve Lokal Sel Risklerine Karşı Uyarı

Tarımın doğası gereği "üstü açık bir fabrika" olduğunu ve ürün ambara tescil edilene kadar risk faktörlerinin siber ve fiziki olarak izlenmesi gerektiğini hatırlatan bilim insanı, son dönemde Adana Ceyhan’da yaşanan lokal dolu zararlarına ve Konya'nın Yunak ilçesindeki sel hadiselerine dikkat çekti. Nemli ve yağışlı giden hava muhalefeti periyodunun tarım alanlarında birtakım mantar hasarlarını ve bitki hastalıklarını tetiklediğini tescil eden Prof. Dr. Süleyman Soylu; bu durumun verim ve kalitede kısmi, lokal olumsuzluklar yaratabileceğini ancak genel makro ölçekte Türkiye'nin hububat ambarında tarihi bir hasat dönemine girilmesini engellemeyeceğini sözlerine ekledi. Tarım müdürlükleri ekipleri ova genelinde siber dronlar ve saha mühendisleriyle hastalık kontrolü ve rekolte tescil mesaisini aralıksız sürdürüyor.