Tören kapsamında konuşan Ukrayna Büyükelçisi Naryman Dzhelialov, Sovyet rejiminin Kırım Tatar Türklerine yönelik uyguladığı sistematik yok etme politikasını çarpıcı verilerle anlatarak, bugün de Kırım'da benzer bir baskı senaryosunun vizyona sokulduğunu vurguladı.
Sadece 3 Gün İçinde 200 Bin İnsan Sürgün Edildi
Ankara’daki büyükelçilik binasında gerçekleştirilen '18 Mayıs Kırım Tatar Soykırımının Kurbanlarını Anma Günü' etkinliği, saygı duruşu ve milli marşların okunmasıyla başladı. Törenin açılış konuşmasını yapan ve kendisi de bir Kırım Tatarı olan Ukrayna Büyükelçisi Naryman Dzhelialov, 1944 sabahı yaşanan insanlık dramını şu sözlerle hatırlattı:
"18 Mayıs 1944 sabahının ilk saatlerinde, Sovyet askerleri Kırım'ın dört bir yanındaki Kırım Tatarlarının evlerine aynı anda girdi. Aileler zorla uykularından uyandırıldı; yanlarına en gerekli eşyalarını almaları için sadece birkaç dakika verildi. O sırada birçok baba, oğul ve kardeş, cephede Nazizme karşı Kızıl Ordu saflarında savaşırken, geride kalan ailelerinin anavatanlarından koparıldığından habersizdi. 18 Mayıs'tan 20 Mayıs'a kadar Kırım Tatarlarını taşıyan 67 trenin tamamı Orta Asya'ya ve Rusya'nın Ural bölgesine doğru hareket etti. Sadece 3 gün içinde çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan yaklaşık 200 bin insan sürgün edildi."
Bir Halkı Sadece Sürmediler, Tarihten Silmek İstediler
2'nci Dünya Savaşı sırasında 20 binden fazla Kırım Tatarının cephede savaştığını, bunlardan 5'inin "Sovyetler Birliği Kahramanı" unvanına layık görüldüğünü belirten Büyükelçi Dzhelialov, sürgün yolculuğu ve sonrasındaki ilk yıllarda Kırım Tatar halkının neredeyse yarısının açlık, hastalık ve insanlık dışı kamp koşulları nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etti.
Sovyet rejiminin amacının sadece sürgün değil, tam bir kültürel soykırım olduğunu vurgulayan Dzhelialov, "Köylerin isimleri değiştirildi, tarihi mezarlıklar yok edildi, okullar kapatıldı, evler yağmalandı. Kırım Tatarlarının kimliği sistematik olarak haritalardan ve arşivlerden silinmeye çalışıldı" dedi.
Bugün Kırım’da Aynı Kirli Senaryo Uygulanıyor
Büyükelçi Naryman Dzhelialov, Rusya’nın 2014 yılındaki yasa dışı Kırım ilhakının ardından, 1944 ruhunun adeta yeniden canlandırıldığını ve Kırım Tatar Türklerinin ikinci kez hedef tahtasına oturtulduğunu söyledi. Bugün yarımadada yaşanan demografik ve siyasi baskıları şu güncel verilerle aktardı:
-
Kırım Tatar halkının uluslararası hukuk tarafından korunan meşru temsil organı Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM), Rus işgal makamları tarafından 'aşırıcı örgüt' ilan edilerek tamamen yasaklandı.
-
: Sürgünün yıl dönümünde dahi yarımadada yasa dışı ev baskınları, keyfi tutuklamalar, siyasi davalar ve zorla kaybetmeler hız kesmeden devam ediyor.
-
2014 yılından bu yana, çeşitli uluslararası raporlara ve tahminlere göre 500 bin ile 800 bin arasında Rus vatandaşı planlı bir şekilde işgal altındaki Kırım'a taşındı. Bu hamle, Kırım'ın tarihi ve Türk kimliğini haritadan silme girişimidir.
Hafızasını Koruyan Bir Halk Asla Yenilemez
Konuşmasının sonunda uluslararası topluma ve Türkiye kamuoyuna kararlılık mesajı veren Büyükelçi Dzhelialov, "Kremlin'in hiçbir zaman anlayamadığı bir gerçek var; bir halk sürgün edilebilir, zulme uğrayabilir ve hapsedilebilir ama hafızasını koruyan bir halk asla yenilemez. Ukrayna'nın tutumu nettir ve değişmeyecektir: Kırım Ukrayna'dır, Kırım Tatarları Kırım'ın yerli halkıdır" ifadelerini kullandı.
Protokol konuşmalarının ardından, anma programı kapsamında Kırım Tatar Türklerinin sürgün çilesini, vatan mücadelesini ve liderlerinin direnişini anlatan belgesel gösterimi gerçekleştirildi. Tören, sürgünde hayatını kaybeden şühedanın ruhuna dualar okunmasıyla son buldu.