Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, son dönemde CHP içerisinde yaşanan tartışmaları, iktidarın hamlelerini ve muhalefetin izlediği stratejiyi sert bir dille eleştirdi. Okuyan, CHP yönetimine yönelik eleştirilerini "başarısızlığa mahkum" ifadesiyle özetledi.
CHP Yönetilemez Hale Getirilmeye Çalışılıyor
TKP Genel Sekreteri, iktidarın CHP’yi hedef alan operasyonlarının sadece bir baskı unsuru olmadığını, partiyi "paralize etme ve kilitleme" amacı taşıdığını savundu. Okuyan'a göre, CHP içinde eski ve yeni yönetim arasında bir uzlaşı zemini kalmadı ve parti artık net bir şekilde iki ayrı blok halinde konumlanmış durumda.
Okuyan, iktidarın geçmişteki "Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu’nu ayırma" planının artık geçerliliğini yitirdiğini, yerine topyekûn bir yıpratma stratejisinin devreye girdiğini belirterek, "Belediyelere yönelik operasyonların artarak devam edeceği belliydi, ancak bu süreç Kemal Kılıçdaroğlu’nu tekrar CHP’nin lideri yapmaya yetmeyecektir," dedi.
İktidarın İnandırıcılık Krizi
İktidarın CHP'yi bir "dedikodu ve operasyon sarmalı" içine çekerek asıl gündemleri (yoksulluk, hayat pahalılığı, dış politika tercihleri) örtmeye çalıştığını öne süren Okuyan, AKP’nin artık toplumda oyun kurucu vasfını yitirdiğini savundu:
"Dolu dizgin Amerikancı-NATO’cu bir eksende hareket eden, ekonomik tabloda halkı yoksulluğa mahkûm eden bir iktidarın inandırıcılığı, kendi tabanı dahil bütün toplumda sorgulanıyor. AKP, günü kurtarmak için CHP üzerindeki tartışmaları bir perde olarak kullanıyor."
Özel'in Arkasında Hizalanmak Çözüm Değil
Kemal Okuyan, TKP'nin CHP'ye bakışını ve muhalefet hattındaki eksikliği net ifadelerle ortaya koydu. Okuyan’a göre, sadece CHP içindeki bir yönetimin "kurtarıcı" olarak görülmesi siyasal, ideolojik ve sınıfsal bir yanılgıdır:
-
CHP’nin içine dönük bir mücadele ile başarıya ulaşamayacağını belirten Okuyan, "Bütün güçlerin Özel ve ekibinin arkasında hizalanması, iktidarla mücadele açısından başarısızlığa mahkûm bir yaklaşımdır," ifadelerini kullandı.
-
CHP çatısı altında kurulan muhalefet setinin su tutmayacağını söyleyen Okuyan, bu stratejinin toplumsal taleplere ve gerçek sorunlara yanıt vermekten uzak olduğunu iddia etti.
Okuyan, Türkiye’nin ihtiyacının sistem içi tartışmalardan ziyade köklü ve sınıfsal bir muhalefet hattı olduğunu savundu.