Kanser Hücrelerinin "Biyolojik Evrimi" Mercek Altında
Kanserin ilerleyen evrelerde neden zor tedavi edildiğine dair kritik bilgiler paylaşan Doç. Dr. Ferhat Ferhatoğlu, tümör hücrelerinin genetik olarak stabil olmadığını vurguladı. Kanser hücrelerinin zamanla farklı özellikler kazanmasını biyolojik evrime benzeten Ferhatoğlu, "Kanser, dallanarak ilerleyen dinamik bir süreçtir. Tedaviden sağ kurtulan hücreler zamanla daha dirençli hale gelebiliyor. Bu yüzden geleneksel yöntemlerin ötesinde, doğrudan hedefe yönelik stratejilere ihtiyaç duyuyoruz," ifadelerini kullandı.
LungVax: Akciğer Kanserine Karşı İlk Hassas Savunma
Bilim dünyasında büyük yankı uyandıran TRACERx çalışmasının verilerine değinen Ferhatoğlu, kanserin bir "evrim ağacı" gibi geliştiğini ve tüm hücrelerde ortak olan "kök mutasyonların" tespit edildiğini belirtti. Bu bulguların, yüksek riskli bireyler için geliştirilen ilk akciğer kanseri aşısı LungVax’ın temelini oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Ferhatoğlu, aşının çalışma prensibini şu sözlerle anlattı:
"Eğer bir ağacın gövdesi gibi düşünebileceğimiz bu kök mutasyonları hedef alabilirsek, bağışıklık sistemini kanser henüz klinik olarak ortaya çıkmadan uyarabiliriz. Oxford’da yürütülecek olan LungVax çalışması, özellikle ameliyat edilmiş hastalarda kanserin nüks etmesini önlemeyi amaçlıyor."
MRNA Teknolojisi Bu Kez Kanser İçin Devrede
Geliştirilen yeni yaklaşımın, COVID-19 döneminde başarısını kanıtlayan mRNA aşılarına benzer bir teknolojiye dayandığını belirten Ferhatoğlu, bağışıklık sisteminin "neoantijenler" aracılığıyla eğitildiğini vurguladı. 2026 yazında başlaması planlanan klinik çalışmaların ilk aşamasında 40 kişilik bir grupta güvenlik ve etkinlik değerlendirmesi yapılacağını açıklayan Ferhatoğlu, bu yöntemin "precision prevention" (hassas önleme) döneminin kapısını araladığını söyledi.
Hassas Önleme Stratejisi Nedir?
Geleneksel tedavilerin aksine, sadece mevcut tümörü yok etmeye değil, kanserin temelini oluşturan genetik kodları devre dışı bırakmaya odaklanan bu strateji, onkoloji dünyasında yeni bir milat olarak kabul ediliyor. Doç. Dr. Ferhat Ferhatoğlu, bu yöntemin sadece bir tedavi değil, kanseri henüz "tohum" aşamasındayken yok etmeye yönelik küresel bir vizyon olduğunu belirtti.