Tüm dünyanın nefesini tutarak takip ettiği Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki barış müzakereleri, diplomasinin kalbi olarak nitelendirilen İsviçre'de resmi olarak başlıyor. Amerika Birleşik Devletleri Başkan Yardımcısı James David Vance, beraberindeki üst düzey heyetle birlikte kritik temaslarda bulunmak üzere İsviçre'ye ulaştı. Yerel saatle sabaha karşı beşi elli dokuz geçe Emmen Hava Üssü'ne iniş yapan özel uçak, Orta Doğu'da yeni bir dönemin kapılarını aralayabilecek bu tarihi zirvenin ilk somut adımı oldu. Barış müzakerelerinde Amerika Birleşik Devletleri heyetinde JD Vance'in yanı sıra Başkan Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner gibi kilit isimlerin de yer alması, Washington yönetiminin bu görüşmelere verdiği stratejik önemi gözler önüne seriyor.
Nükleer Kriz Ve Lübnan Ateşkesi Masadaki En Önemli Gündem Maddeleri
İsviçre'ye doğru yola çıkmadan önce Maryland eyaletinde bulunan Joint Base Andrews Havalimanı'nda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başkan Yardımcısı JD Vance, zirvenin ana hatlarına dair çarpıcı ipuçları verdi. Görüşmelerde özellikle nükleer mesele ve Lübnan'daki ateşkes sürecinde ciddi bir ilerleme kaydetmeyi hedeflediklerini belirten Vance, masadaki en büyük iki odak noktasının bu krizler olacağının altını çizdi. Müzakerelerin genel çerçevede birkaç gün sürmesi planlanırken, JD Vance kendisinin İsviçre'de bir ya da iki gün kalarak görüşmelerin siyasi çerçevesini belirleyeceğini ifade etti. Üst düzey siyasi temasların ilk turunun tamamlanmasının ardından sürecin teknik uzmanlar seviyesinde devam edeceğini belirten Başkan Yardımcısı, asıl hedeflerinin kalıcı ve gerçekçi bir müzakere yapısı inşa etmek olduğunu vurguladı.
İran Heyetine Galibaf Liderlik Ederken Pakistan Da Masada Yerini Aldı
Amerika Birleşik Devletleri'nin güçlü heyetine karşılık İran cephesi de müzakerelere en üst perdeden katılım sağlıyor. İran medyasından yansıyan bilgilere göre, diplomatik heyete İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf bizzat liderlik ediyor. Bu kritik kadroda ayrıca Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri ve İran Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Himmeti gibi devletin kilit kademelerinde görev yapan üst düzey isimler bulunuyor. Zirvenin uluslararası boyutunu daha da genişleten bir diğer gelişme ise Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asim Munir'in de İsviçre'ye ulaşarak görüşmelere dahil olması oldu. Küresel güvenliği yakından ilgilendiren nükleer başlıkların tartışılacağı masada Uluslararası Atom Enerji Ajansı Başkanı Rafael Grossi'nin de yer alacak olması, sürecin ciddiyetini bir kez daha kanıtlıyor.
Ateşkes Sürecinde Hürmüz Boğazı Gerilimi Ve Karşılıklı Restleşmeler
Diplomasi masasında yapıcı adımlar atılması beklenirken, sahada yaşanan askeri hareketlilik ve karşılıklı restleşmeler görüşmelerin üzerine adeta bir gölge düşürüyor. Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında müzakerelere zemin hazırlaması amacıyla altmış günlük bir ateşkes üzerinde ön anlaşmaya varılmış olmasına rağmen, tansiyon tam anlamıyla düşmüş değil. İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail'in Lübnan topraklarına yönelik düzenlediği saldırıları gerekçe göstererek stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın ulaşıma kapatılacağını duyurarak büyük bir krize işaret etmişti. Bu tehditvari açıklamanın hemen ardından Amerika Birleşik Devletleri Merkez Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tim Hawkins cephesinden sert bir yalanlama geldi. İddiaları kesin bir dille reddeden Hawkins, Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu ve deniz trafiğinin kesintisiz bir şekilde aktığını belirterek, Amerikan güçlerinin bölgedeki ticari ve askeri akışı güvence altına almak için gelişmeleri anbean izlediğini kamuoyuna duyurdu.