Türkiye’nin gündemine oturan ve aylardır tartışılan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi merkezli "siyasal casusluk" davasında beklenen duruşma gerçekleşti. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın son celsesinde, aralarında görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün'ün de bulunduğu isimlerin tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.
Silivri’de Dev Duruşma: Adalet Beklentisi Sürüyor
Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde kurulan özel mahkemede gerçekleştirilen duruşma, sabahın erken saatlerinden itibaren yüksek güvenlik önlemleri altında başladı. Dava dosyasında yer alan "siyasal ve askeri casusluk" iddialarına yönelik savcılık makamı, mevcut delil durumunu ve "kaçma şüphesini" gerekçe göstererek tutukluluk halinin devamını talep etti. Sanık avukatları ise iddiaların asılsız olduğunu ve müvekkillerinin yargılandığı suçlamalarla hiçbir bağlantısının bulunmadığını savundu.
Duruşmada Tansiyon Yükseldi
Duruşma süresince sanıkların kendi savunmalarını yapmalarına imkan tanındı. Ekrem İmamoğlu, suçlamaların "tamamen siyasi bir kurgu" olduğunu öne sürerek, görev sürecindeki çalışmalarının bir "casusluk" faaliyeti gibi yansıtılmasının hukuki değil, siyasi bir manevra olduğunu iddia etti. Merdan Yanardağ ise duruşma sırasında yaptığı açıklamada, basının ve düşünce özgürlüğünün bu tür davalarla baskı altına alınmaya çalışıldığını savundu.
Mahkeme heyeti, tarafları dinledikten sonra verdiği kısa aranın ardından, tutukluluk hallerinin devamına ve dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşmanın 29 Eylül 2026 tarihine ertelenmesine karar verdi.
Üç Büyük Dosya Aynı Gün Gündemdeydi
Bu süreçte dikkat çeken detay ise Ekrem İmamoğlu’nun sadece bu dosya ile değil, aynı zamanda "resmi belgede sahtecilik" ve İBB’ye yönelik "yolsuzluk" iddialarını içeren toplam üç ayrı dosya ile ilgili yoğun bir hukuk maratonu içerisinde olması. Yasal süreç devam ederken, İBB üzerindeki idari tasarruflar ve yargı kararları Türkiye siyasi tarihinde önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.