DÜNYA

İsrail Ordusu Lübnan'da Düğmeye Bastı

ABD arabuluculuğunda varılan ateşkes mutabakatlarına ve diplomatik girişimlere rağmen, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyinde askeri baskısını yeniden artırıyor.

Abone Ol

İsrail ve Lübnan arasında uluslararası arabuluculuk çabalarıyla yürütülen ve barış umutlarını canlı tutması beklenen ateşkes süreci, sahada yaşanan yeni askeri hamlelerle ağır bir darbe alıyor. İsrail ordusu, ilan edilen ateşkes şartlarını ve diplomatik görüşmeleri bir kenara bırakarak Lübnan’ın güney bölgelerine yönelik yeni bir operasyon sinyali verdi. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee'nin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklama, Lübnan'ın güneyindeki 20 farklı beldeyi doğrudan hedef alarak bölge halkına evlerini terk etmeleri için süre tanıdı.

Hedefteki 20 Belde İçin Kuzeye Geçin Uyarısı

İsrail ordusunun doğrudan saldırı tehdidinde bulunduğu bölgeler arasında Deyr Zehrani, Nümeyriyye, Şarkiyye, Düveyr, Haruf, Habbuş, Kefer Coz, Zıbdin, Aşağı Nebatiye, Yukarı Nebatiye, Kefer Rumman, Mahmudiyye, Secid, Reyhan, Armata, Kefer Hune, Mıleyh, Lüveyze, Cercu ve Arabsalim beldeleri yer alıyor. Ordu sözcüsü Adraee, Hizbullah'ın ateşkese uymadığını öne sürerek bu beldelerde yaşayan sivillerin bir an önce evlerini boşaltmalarını ve Beyrut’un yaklaşık 50 kilometre güneyinde bulunan Zehrani Nehri'nin kuzey hattına geçmelerini talep etti.

2 Mart'tan Bu Yana Tırmanan Yıkım

İsrail'in 2 Mart tarihinde başlattığı yoğun hava saldırıları ve ardından güneydeki birçok noktada yürüttüğü işgal operasyonları, Lübnan’da telafisi güç yaralar açmaya devam ediyor. Lübnan hükümetinin verilerine göre, devam eden saldırılar nedeniyle yerinden edilenlerin sayısı halihazırda 1 milyonu aşmış durumda. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı güncel verilere göre ise 2 Mart'tan bu yana gerçekleşen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 666'ya ulaştı.

Ateşkes Anlaşmaları Kağıt Üzerinde mi Kaldı?

ABD arabuluculuğunda gerçekleştirilen bir dizi diplomatik görüşme sonucunda, 17 Mayıs'ta 45 günlük bir ateşkes süreci kararlaştırılmıştı. Hatta 3 Haziran tarihinde Washington'daki 4. tur görüşmelerin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve Lübnan'ın "geniş kapsamlı ateşkes" konusunda mutabakata vardığını açıklamıştı. Bu mutabakata göre, Hizbullah'ın saldırıları durdurması ve unsurlarını Litani Nehri'nin güneyinden çekmesi şart koşulmuştu. Ancak Hizbullah'ın bu şartlı ateşkesi reddetmesi ve sahadaki askeri hareketliliğin durmaması, ilan edilen anlaşmaların pratikte karşılık bulmadığını ve bölgenin yeniden büyük bir çatışma riskinin eşiğinde olduğunu gösteriyor.