DÜNYA

İran'dan Tarihi Rest: Kalibaf Savaşı Kazandık Dedi

İran Meclis Başkanı Kalibaf, ABD ile varılan 14 maddelik tarihi mutabakatın ardından "Savaşı kazandık, sahadaki zafer masaya yansıdı" diyerek zafer ilan etti.

Abone Ol

Orta Doğu'da küresel dengeleri sarsan askeri ve diplomatik gerilimlerin ardından, Tahran-Washington hattında tarihi bir mutabakata varıldığı ilan edildi. ABD'li üst düzey bir yetkilinin, taraflar arasında nihai anlaşmaya varmak adına 60 günlük bir müzakere takvimi öngören 14 maddelik mutabakat metnini kamuoyuyla paylaşmasının ardından İran devlet televizyonu, iç ve dış politikada infial yaratan bir röportaj yayımladı. Kameralar karşısına geçerek ulusa seslenen İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sahadaki askeri üstünlüğün ve lojistik başarıların diplomatik masaya tam anlamıyla dikte edildiğini savunarak net bir zafer deklarasyonunda bulundu.

İsrail Ve ABD'nin 9 Hedefine De Geçit Vermedik

Savaşın küresel etkiler doğurduğunu ve uluslararası bir nitelik taşıdığını belirten Meclis Başkanı Kalibaf, Washington ve Tel Aviv ittifakının operasyonel hedeflerinin tamamının çökertildiğini ileri sürdü: "Dünyanın siyasi, ekonomik ve askeri olarak bir numaralı gücü, Siyonist rejimle birlikte karşımıza çıktı. Gelişmeler bölgesel gibi görünse de etkileri küresel boyuttadır. Ancak ABD ve İsrail'in savaşın başında ilan ettiği 9 hedefin hiçbirine ulaşmasına izin vermedik. ABD ve Siyonist rejimi açıkça yendik."Mevcut diplomatik sürecin geçmiş yıllarda yürütülen nükleer veya siyasi müzakerelerden radikal biçimde farklı olduğunu söyleyen Kalibaf, "Şimdiki müzakerelerin önceki dönemlerden farkı, sahadaki mutlak zaferin müzakereye dayanak oluşturmasıdır. Silahlı kuvvetlerimiz düşman karşısında galip gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu.

Müzakere Ederken Bile Düşman Fırkateynlerini Vurduk

Diplomatik temaslar ve koridor görüşmeleri devam ederken Basra (Fars) Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda askeri angajman kurallarını eksiksiz uyguladıklarını belirten Kalibaf, yürütülen misilleme operasyonlarına dair çarpıcı detaylar paylaştı:

"Biz masada müzakere yürütürken, sahada da düşmanın Körfez'deki eylemlerine en sert cevabı verdik. Hürmüz Boğazı'ndan kuralsızca geçmeye çalışan iki düşman fırkateyni doğrudan füzelerimizle vuruldu ve yakıldı. Öte yandan, topraklarımızı hedef alan düşman uçaklarının kalkış yaptığı tüm askeri havalimanları, bulundukları ülkelerin sınırları içerisinde vurularak imha edildi. Bu stratejik hamleler, müzakereler tam gaz devam ederken eş zamanlı meydana geldi."

Dahiye Tehdidimiz Üzerine Trump Paylaşım Yapmak Zorunda Kaldı

Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Dahiye bölgesine yönelik gerçekleştirilen İsrail saldırılarına da değinen Kalibaf, Washington yönetimine verdikleri doğrudan askeri ültimatomun diplomatik sahada sonuç verdiğini iddia etti:

"İsrail Dahiye'yi acımasızca vurduğunda, doğrudan ABD makamlarına net bir şekilde karşılık vereceğimiz hususunda tehditte bulunduk ve ültimatom verdik. Taleplerimizin kabul edilmesini istedik. Bu kararlı duruşumuzun ardından ABD Başkanı Donald Trump, Netanyahu'nun Dahiye'ye saldırma hakkının bulunmadığına dair sosyal medya hesabından resmi bir paylaşım yapmak mecburiyetinde kaldı."

Ben Diplomasi Adamı Değil, Savaşçıyım

Konuşmasının son bölümünde kendi siyasi ve askeri kimliğine atıfta bulunarak masadaki tanzimi özetleyen İran Meclis Başkanı, şu iddialı ifadelerle sözlerini noktaladı:

"Benim işim diplomasi değil ben bir savaşçıyım. Diplomasiyi savaşçı ruhuyla yürütüyorum. Askeri eylemle elde etmek istediğimiz şeyleri hatta daha fazlasını müzakere ile başardık. Savaşı kazandık ve kazanımlar müzakerelerde şekillenecektir."