DÜNYA

İran Hürmüz Boğazı'nı Gemilere Kapattı

ABD ile sağlanan diplomatik mutabakatın üzerinden henüz 3 gün geçmişken, İran yönetimi Lübnan'daki ihlalleri gerekçe göstererek kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı ticari gemi trafiğine kapattı.

Abone Ol

Uluslararası diplomasinin son günlerdeki en önemli başlığı olan ABD ile İran arasındaki mutabakat, tarihin en kısa ömürlü anlaşmalarından biri olma yolunda ilerliyor. Anlaşmanın mürekkebi daha kurumadan, Tahran yönetiminden gelen radikal bir karar küresel piyasaları ve jeopolitik dengeyi bir anda altüst etti. İsrail ve ABD'nin Lübnan topraklarında ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğünü ve varılan uzlaşmanın şartlarını çiğnediğini savunan Tahran, bu duruma cevabını en üst perdeden verdi. İran Silahlı Kuvvetleri'nin gerçekleştirdiği operasyonla, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin gerçekleştiği stratejik Hürmüz Boğazı'nın ticari gemi trafiğine tamamen kapatılması, Orta Doğu'da yeni bir belirsizlik döneminin kapılarını sonuna kadar araladı.

Petrol Piyasasında Panik Havası Hakim

Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının ardından dünya genelinde enerji piyasaları adeta kilitlendi. Körfez ülkelerinden dünyaya ulaşan petrol ve doğal gaz sevkiyatının hayati bir parçası olan bu dar geçidin devre dışı kalması, lojistik maliyetlerini ve petrolün varil fiyatını doğrudan yukarı yönlü hareketlendirdi. Tanker şirketleri rotalarını değiştirmek zorunda kalırken, uluslararası denizcilik örgütleri ve büyük güçlerin bölgedeki askeri hareketliliği en üst seviyeye çıktı. Uzmanlar, sevkiyatın uzun süre kapalı kalmasının dünya ekonomisi üzerinde "tedarik zinciri krizi" şeklinde yıkıcı bir etkisi olabileceği konusunda acil uyarılarını yayımladı. Enerji arz güvenliği tartışmaları, yeniden küresel gündemin ilk sırasına yerleşti.

Tahran'dan İhlal Gerekçesiyle Rest

İran askeri yetkilileri, attıkları bu adımın bir saldırı değil, kendilerine dayatılan ihlallere karşı bir "hukuki ve askeri cevap" olduğunu savundu. Lübnan'daki durumun anlaşma ruhuna aykırı olduğunu belirten Tahran yönetimi, İsrail ve ABD'nin ateşkes kararlarını sadece kağıt üzerinde bıraktığını, sahada ise saldırıların şiddetini artırdığını vurguladı. Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimlerini sıkılaştıran İran ordusuna ait savaş gemileri ve insansız hava araçları, bölgedeki trafiği yakından izlemeye devam ediyor. İran'ın bu resti, bölgedeki diğer aktörleri de zor bir karar verme sürecine itmiş durumda. Diplomatik kanalların açık kalıp kalmayacağı veya tarafların yeni bir askeri çatışmaya sürüklenip sürüklenmeyeceği merakla bekleniyor.

Bölgede Askeri Hareketlilik Zirvede

İran'ın hamlesi, Körfez ülkeleri başta olmak üzere dünya genelindeki başkentlerde büyük bir diplomatik ve askeri telaşa yol açtı. Özellikle bölgedeki ticari gemilerin güvenliğinden sorumlu olan uluslararası güçlerin, İran'ın ablukasını kırmak veya diplomatik çözüm üretmek için atacakları adımlar yakından izleniyor. Washington cephesinden gelen ilk açıklamalar, durumun "kabul edilemez" olduğu yönünde yoğunlaşırken, İsrail cephesinden ise gerilimi daha da körükleyebilecek sert söylemler yükseliyor. Tarihin en kritik boğazlarından birinde yaşanan bu abluka, sadece bölgesel bir gerilim olmanın ötesine geçerek, dünya ekonomisinin geleceği için de büyük bir tehdit oluşturuyor. Önümüzdeki kırk sekiz saat, bölgenin ya yeniden bir çatışma alanına dönmesine ya da tansiyonun kontrollü bir şekilde düşürülmesine sahne olacak.