Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Alihan Kuriş ve beraberindekilere yönelik soruşturmasında, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsis edilen araçlar da incelemeye alındı. Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ın yakalanması sırasında kullanılan ve Şahin’e tahsisli olduğu belirlenen 34 SL 313 plakalı araçla ilgili tartışmaların ardından, Şahin adına tahsis edilen 34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı araçların da tahsis amacı dışında farklı kişiler tarafından kullanıldığı iddiaları gündeme geldi. Soruşturma kapsamında ayrıca üç Belarus vatandaşının Türkiye’deki hareketleri ile 2011 yılında İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne yapılan ve rüşvet, kamu ihalelerine müdahale, Belarus’tan kadın getirilmesi, gizli kamera ve şantaj iddialarını içeren bir ihbar da yeniden incelemeye alındı.
Soruşturmayı köşesine taşıyan Nefes yazarı Erkin, "Dün telefonuma Fetullahçıların operasyonuyla cezaevine girmiş ünlü ve önemli bir polis şefinden mesaj geldi" diye yazarak mesajı şöyle aktardı:
“Bazı konuları hatırlatmak istedim. Onun bakanlığı döneminde (6 Temmuz 2011- 24 Ocak 2013) emniyet teşkilatına FETÖ hakim oldu. Bu hakimiyeti de İdris Naim Şahin vasıtasıyla yaptıkları herkesin dilindeki bir konuydu. Anlatılanlara, iddialara göre o dönem emniyetin önemli bir biriminin başkanının içinde olduğu bir süreç yaşandı. Belarus’tan kadınlar getirilerek o dönemin bürokratlarına, iş insanlarına ‘adrese teslim’ gönderiliyordu. AKP ile Fetullahçılar arasında 2013 yılında malum ayrışma başlayınca İdris Naim Şahin de AKP milletvekilliğinden istifa etti. O dönem Başbakan olan Tayyip Erdoğan, 24 Mart 2014 yılında Ordu’da yaptığı mitingde bu şantaj konusunu açıklamıştı. Son yazında da Belarus’tan özel gelenler olduğunu okuyunca bunları hatırlatmak istedim.”
Erkin, 24 Mart 2014 tarihinde Erdoğan’ın Ordu mitinginde, İdris Naim Şahin’le ilgili söylediklerini de şöyle aktardı:
“Ordu’da bizim aramızda tutunamayan bazıları da sahaya çıkmış. Maalesef! AK Parti’nin oylarını nasıl azaltırız diye sağda solda dolaşıyorlarmış. Hele hele bunların içerisinde bir tanesi var ki benim yaklaşık 45 yıllık beraber olduğum, tanıdığım, bildiğim ve onu da belediye başkanı olduğum zaman genel sekreter yardımcısı yaptığım… Daha sonra partide kurucu yaptım. Partimin genel başkan yardımcılıklarından bir tanesini ona verdiğim ve daha sonra bakan yaptığım biri. Ama bu seçimde buradan büyükşehir belediye başkan adayı olmayınca, olamayınca biliyorsunuz istifa edip ayrıldı. Niye biliyor musunuz? Onun da şantaj kasetleri var. Onu da açıklayacaklar diye korkarak gitti, biliyorum. Şimdi bakıyorum ki şu anda unutmayın kardeşlerim ahlakı olmayan siyasetin millete, ülkeye faydası olmaz. İlkesi olmayan, hedefi, planı, projesi olmayan siyasetin Ordu’ya faydası olmaz. Kazanmak için değil kaybettirmek için siyaset yapılmaz. Bu ahlaksız, ilkesiz siyasettir.”
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, “Bakanımızın bunu yapmaması lazımdı. Kiralama yoluyla bunu verdiğini söylüyor. Ama dosyadaki deliller ile bu tutmuyor. Mehmet Özmen ile öncesine dayanan bir tanışıklıkları var. Bu aracın HTS kayıtlarına baktık. ‘Bu aracı sadece İstanbul’a gelince kullanıyorum’ diyor Bakan İdris Naim Şahin Bey. Ama bu araba uzun süredir kullanılıyor. HTS ile söyledikleri tutmuyor. Söyledikleri ile dosyadakiler uyuşmuyor" sözlerini hatırlatan Erkin, İdris Naim Şahin'in avukatı Gürbüz Özdemir'le yaptığı görüşmeyi aktardı. Şahin'in Türkiye'de olduğunu kaydeden Özdemir, "Dün biz verdik dilekçeyi savcılığa. Dosya hakkında bilgi verme konusunda yazılı dilekçe verdik başsavcılığa. Talep bizden gitti. Basına çağrılacak diye söyleniyor ama çağrı bizden gitti" dedi.
Şahin adına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilen dilekçedeki ifadeler şöyle:
"Hadisenin öğrenildiği andan itibaren Sayın Bakanımız İdris Naim Şahin Bey’in tavrı, olayın bütün yönleriyle ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi yönünde olmuştur. Bu doğrultuda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına da soruşturma konusu olayların aydınlatılmasına katkı sağlayabilecek hususlarda bilgi ve beyanda bulunmak üzere, herhangi bir çağrı veya davet beklenmeksizin bugün itibariyle (28.08.2026) müracaat edilmiştir. Sayın Bakanımız; bilgisi, görgüsü ve şahsı bakımından soruşturmanın aydınlatılmasına katkı sağlayabilecek her türlü bilgi ve belgeyi, soruşturmanın selameti ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla adli makamlarla paylaşmaya hazırdır."
Açıklamada, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, "İdris Naim Şahin’in söyledikleriyle dosyadaki deliller uyuşmuyor" açıklamasına da atıf olduğunu belirten Erkin, dilekçedeki cümleleri aktardı:
"Sayın Bakanımızın bugüne kadar kamuoyuyla paylaştığı açıklamalar, tamamen bilgisi ve görgüsü dahilindeki hususlara dayanmaktadır. Soruşturma makamlarının elinde bulunan bilgi ve belgelerle Sayın Bakanımızın beyanları arasında herhangi bir farklılık veya çelişkinin giderilmesi noktasında, söz konusu hususların bütün yönleriyle araştırılarak açıklığa kavuşturulması Sayın Bakanımızın da en samimi arzusudur."