GÜNDEM

İBB Yolsuzluk Soruşturmasında İddialar Boşa Çıktı

İBB soruşturmasında tutuklu İPA Başkanı Buğra Gökçe’nin polis zoruyla getirildiği iddiası, avukatıyla kendisinin teslim olduğunu gösteren tutanaklarla çürüdü.

Abone Ol

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen ve kamuoyunda "İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davası olarak bilinen yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Tutuklu yargılanan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe'nin emniyetteki gözaltı sürecine ilişkin ortaya atılan iddialar, resmi emniyet tutanakları ve güvenlik kamerası kayıtlarıyla yalanlandı.

Polis Zoruyla Değil, Avukatıyla Kendisi Gelmiş

Soruşturma sürecinde bazı çevreler tarafından Buğra Gökçe'nin emniyete polis zoruyla getirildiği ve algı oluşturmak amacıyla kameralar önünde defalarca binaya giriş-çıkış yaptırıldığı iddia edilmişti. Ancak adli dosyadaki resmi belgeler durumun tam tersi olduğunu kanıtladı:

Emniyet birimlerince titizlikle tutulan resmi tutanaklar ve çevre güvenlik aynası/kamera kayıtları; Buğra Gökçe'nin iddia edildiği gibi polis eşliğinde zorla getirilen bir şüpheli olmadığını, hakkında verilen karar üzerine bizzat kendi avukatıyla birlikte emniyet müdürlüğüne gelerek teslim olduğunu açıkça ortaya koydu.

Emniyet kaynakları, basında yer alan "görüntü alınması için şüpheliye koridor turu yaptırıldı" şeklindeki söylemlerin hiçbir somut veriyle desteklenmediğini ve tüm prosedürlerin hukuka uygun yürütüldüğünü açıkladı.

Çıplak Arama İddiasından Sonra İkinci Balon Da Söndü

Buğra Gökçe’ye ait iddiaların çökmesi, akıllara davanın bir diğer tutuklu sanığı olan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’i getirdi. Türker de mahkeme salonunda emniyette "çıplak aramaya maruz kaldığını" iddia etmiş, ancak bu iddiası da giriş-çıkış anlarına ait ham kamera kayıtları ve Adli Tıp Kurumu doktor raporlarıyla kesin olarak çürütülmüştü. Üst üste gelen bu belgeler, davanın mağduriyet argümanlarını zayıflattı.

Soruşturma Kaynakları: Amaç Yolsuzluk Dosyasının Üstünü Kapatmak

Soruşturmayı yürüten yargı ve emniyet çevreleri, sanık müdafilerinin ve destekçilerinin kasıtlı olarak bu tarz asılsız iddiaları gündeme getirdiğine dikkat çekiyor. Yetkililere göre, dosyanın özünü oluşturan milyonlarca liralık rüşvet, usulsüz ihale ve yolsuzluk suçlamalarının gölgede bırakılması ve kamuoyunun odağının algı operasyonlarıyla başka yönlere kaydırılması amaçlanıyor.