GÜNDEM

HKP'den Büyükelçilik Önünde NATO Karşıtı Eylem

Başkent Ankara'da gerçekleştirilecek olan kritik NATO Zirvesi öncesinde Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği önünde toplanan Halkın Kurtuluş Partisi üyeleri, emperyalizm karşıtı dövizlerle dikkat çeken geniş çaplı bir protesto eylemine imza attı.

Abone Ol

Türkiye'nin kalbi Ankara, Temmuz ayında ev sahipliği yapacağı uluslararası dev organizasyon öncesinde hareketli saatler yaşamaya başladı. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump başta olmak üzere dünya siyasetine yön veren çok sayıda küresel liderin katılımıyla 7 ve 8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek olan otuz altıncı NATO Zirvesi, başkentte yoğun güvenlik önlemlerini ve beraberinde çeşitli protestoları getirdi. Zirveye tepki göstermek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği binası önünde bir araya gelen Halkın Kurtuluş Partisi mensupları, ellerinde taşıdıkları çarpıcı pankartlar ve attıkları sloganlarla dikkatleri üzerine çekti. Alanda toplanan kalabalık, emperyalizm karşıtı mesajlar verirken, yaklaşan zirvenin Türkiye'nin bağımsızlığına ve laik yapısına yönelik bir tehdit oluşturduğunu savunan sert açıklamalarda bulundu. Eylemcilerin taşıdığı dövizlerde yer alan ifadeler, protestonun ideolojik temelini ve zirveye duyulan tepkinin boyutunu açıkça gözler önüne seriyordu.

Laik Cumhuriyet Vurgusuyla Emperyalizme Karşı İkinci Kurtuluş Savaşı Çağrısı

Büyükelçilik binası önünde toplanan grup adına resmi açıklamayı gerçekleştiren Halkın Kurtuluş Partisi Ankara İl Başkanı Sait Kıran, konuşmasında tarihi referanslara ve Milli Mücadele dönemine geniş yer ayırdı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen ve dünya tarihindeki ilk başarılı antiemperyalist bağımsızlık mücadelesi olan Birinci Kurtuluş Savaşı'nın Türk milletinin en büyük onuru olduğunu vurgulayan Kıran, günümüzde bu zaferin rövanşının alınmak istendiğini iddia etti. Kıran'ın açıklamalarında, yüz yıl önce bu topraklardan mağlup ayrılan güçlerin bugün yerli işbirlikçiler aracılığıyla ve NATO gibi askeri organizasyonların gölgesinde yeniden bölgeye musallat olduğu tezi öne çıktı. Ankara'nın sadece bir başkent değil, aynı zamanda antiemperyalist direnişin karargahı olduğunu hatırlatan konuşmacı, NATO Zirvesi'nin tam da bu sembolik şehirde yapılmasının laik Cumhuriyete son darbeyi indirme planının bir parçası olduğunu savundu. Ülkenin bölünmez bütünlüğüne yönelik tehditlerin arttığını belirten Kıran, tam bağımsızlık şiarıyla ikinci bir kurtuluş savaşının fitilinin ateşlenmesi gerektiğini ifade etti.

Zirve Öncesi Alınan Olağanüstü Güvenlik Tedbirlerine Sert Eleştiri

Protesto gösterisinin odak noktalarından bir diğeri ise NATO Zirvesi nedeniyle Ankara genelinde uygulanmaya başlanan ve günlük hayatı durma noktasına getiren olağanüstü güvenlik tedbirleri oldu. Liderlerin rahat ve güvenli bir şekilde hareket edebilmesi adına devlet dairelerinin tatil edilmesi, okullardaki sınavların ileri bir tarihe ertelenmesi ve çok sayıda etkinliğin iptal edilerek fiili bir sokağa çıkma yasağı atmosferi yaratılması eylemcilerin sert eleştirilerine hedef oldu. Halkın Kurtuluş Partisi yetkilileri, bu uygulamaları Büyük Ortadoğu Projesi'nin yeni bir adımı ve güncel bir Sevr dayatması olarak nitelendirdi. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere küresel güçlerin temsilcileri için halkın günlük yaşamının sekteye uğratılmasının kabul edilemez olduğunu belirten protestocular, bu topraklarda yaşayan halkın sahipsiz olmadığını haykırdı. Eylem, atılan sloganların ardından olaysız bir şekilde sona ererken, Ankara'nın önümüzdeki günlerde yaşayacağı diplomatik trafiğin ve sokak hareketliliğinin sinyallerini de güçlü bir şekilde vermiş oldu.