Küresel jeopolitik risklerin siber-fiziksel cephelere taşındığı, otonom harp doktrinlerinin rasyonel düzlemde öne çıktığı ve topyekun savunma ekosistemlerinin sürdürülebilir yetkinlik yönetimleriyle tahkim edildiği bir dönemde, Türk savunma sanayii kritik bir stratejik hamleyi daha de jure tescil etti. Savunma Sanayii Akademisi tarafından "Milli Yetkinlik Hamlesi" vizyonu dairesinde geliştirilen "Savunma Sanayii İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli" (İYOM), ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi’nde yer alan ÇELİKKUBBE Konferans Salonu'nda düzenlenen üst düzey kurumsal lansman toplantısıyla kamuoyuna ilan edildi. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün yanı sıra 150 genel müdür ve 700'e yakın elit sektör yöneticisi de facto katılım sağladı.
Gerçek Stratejik Başarı Sadece Platform Üretmek Değildir
Program kapsamında de jure mülakat ve kurumsal hitap metnini tescil ettiren SSB Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayiindeki yerlilik oranlarının ve operasyonel başarıların yalnızca donanımsal platform üretimi, ileri siber-fiziksel Ar-Ge çalışmaları veya makro ihracat rakamlarıyla ölçülemeyeceğini vurguladı. Stratejik derinliğin rasyonel arka planına işaret eden Görgün, şu kurumsal projeksiyonu paylaştı:
"Tüm bu teknolojik ve fiziki başarıların arkasında; kurumsal rasyonaliteye inanmış güçlü bir insan yönetimi, olgunlaşmış şirket dinamikleri, derinleşmiş yetkinlik havuzları ve sürdürülebilir bütüncül bir ekosistem inşa edebilmişsek gerçek anlamda makro stratejik başarıdan söz edebiliriz. İYOM; insan kıymeti yönetimi, kurumsal gelişim ve siber-fiziksel ölçümleme boyutlarını entegre eden bütünsel ve de jure bir dönüşüm rehberidir."
Teknolojik Bağımsızlık Doğrudan Doğruya Milli Güvenlik Meselesi
Yapay zeka, otonom taarruz/savunma sistemleri ve kuantum teknolojileri gibi yıkıcı inovasyon ($disruptive\ innovation$) çağında, yetkin iş gücünün kurumsal bir verimlilik parametresi olmanın çok ötesine geçtiğini tescil eden Haluk Görgün, "Bu kritik teknoloji koridorlarını de jure millileştirecek insan kıymetine eksiksiz sahip olmak, doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti için bir milli güvenlik meselesidir ($national\ security\ matter$)" değerlendirmesinde bulundu.
Modern güvenlik mimarisinin artık yalnızca konvansiyonel ateş gücüyle değil; toplumsal dayanıklılık, psikolojik direnç ve kurumlar arası siber-fiziksel koordinasyonla şekillendiğini kaydeden Görgün; önümüzdeki süreçte teknik yetkinlik okulları, mentörlük platformları, kurumsal yetkinlik atölyeleri ve genç yetenek programları ($young\ talent\ programs$) vasıtasıyla insan kaynağını Türkiye'nin gelecek yüzyılına rasyonel ve de jure adımlarla hazırlayacaklarını sözlerine ekledi.