Usta tiyatro ve sinema oyuncusu Halil Ergün, katıldığı "Nil Gülsüm ile Maksat Muhabbet" adlı YouTube programında Türkiye’nin yakın siyasi tarihi, geçmiş anayasa referandumu ve Atatürkçülük kavramına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ergün'ün özellikle "Atatürkçülük" kelimesinin içinin boşaltıldığına yönelik sert eleştirileri sosyal medyada büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Ben Atatürkçü Değilim, Cumhuriyetçiyim
Programda sunucunun sorularını yanıtlayan 79 yaşındaki oyuncu, kendisini hiçbir zaman "Atatürkçü" olarak nitelemediğini, onun yerine "Cumhuriyetçi" kimliğini benimsediğini ifade etti. Neden "Atatürk" hitabı yerine farklı bir dil tercih ettiğini ise şu sözlerle açıkladı:
"Soyadı kanunu sonrası bu ismi üç sene falan kullandı, o dönemde de zaten hastalıklarla boğuşuyordu. Ben Mustafa Kemal Atatürkçü filan olmadım kızım. Ben Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları diyen, Cumhuriyeti kuran iradeyle birlikte oldum. Bugün bakıyorsunuz; her haltı yiyenler, her yanlışı yapanlar 'Atatürkçüyüm' diyenler oluyor. Bu ülkede her haltı 'Atatürkçüyüm' diyenler yiyor..."
Mustafa Kemal Gökten Zembille İnmedi
Cumhuriyet’in kuruluşunun ve modernleşme sürecinin Osmanlı’dan kopuk ele alınamayacağını savunan Halil Ergün, tarihe bütüncül bakılması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin köklü bir geçmişin devamı olduğunu belirten sanatçı, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Hepimiz bir imparatorluğun çocuklarıyız. Öyle kolay değil, Mustafa Kemal gökten zembille inmedi. Bu işleri yapmanın, modernleşmenin kültürü Osmanlı'nın son yüzyılında başladı. Parlamento meseleleri, yenilik tartışmaları doğrusuyla yanlışıyla o dönem birikti. Meseleye bütün bakmak lazım."
Referandum İtirafı: Yetmez Ama Evet Değil, Doğrudan Evet Dedim
Geçmişte büyük tartışmalara neden olan anayasa referandumundaki siyasi tutumuna da değinen ünlü oyuncu, o dönem neden destek verdiğini net bir şekilde açıkladı. Referandum sürecinde darbecilerin yargılanmasının önünü açan geçici 15. maddenin kaldırılması maddesine odaklandığını söyleyen Ergün, "O maddeyi gördüm; yargılanamazlar hükmünü kaldırıyorlardı. Benim için o kadar doğruydu ki... Ben o madde yüzünden, annemi babamı da katarak, öyle 'Yetmez ama evet' falan diyerek değil, bilerek ve isteyerek doğrudan 'Evet' dedim" şeklinde konuştu.