GÜNDEM

Gökçe Gökçen’den Gündem Sarsacak Basın Açıklaması

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, partisinin hazırladığı nisan ayı İfade Özgürlüğü Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı.

Abone Ol

İktidarın gerçeklerin duyulmasından korktuğunu savunan Gökçen, Türkiye’deki sansür mekanizmasının "erişim engeli haberine bile erişim engeli" getirecek boyuta ulaştığını ifade etti.

Haber Alma Hürriyeti Korunmuyor, Engelleniyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Türkiye’deki basın özgürlüğü ve ifade hürriyetine yönelik çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Anayasa’nın 28’inci maddesinde güvence altına alınan basın hürriyetinin sistemli bir şekilde ihlal edildiğini savunan Gökçen, mevcut yönetim anlayışının halkın haber alma hakkını korumak yerine, bilgiyi karartmaya yönelik adımlar attığını ileri sürdü.

Gerçeklerin Duyulması İktidar Değişimine Yol Açar

Hukuki süreçlerin iktidarın siyasi tercihlerine göre dizayn edildiğini iddia eden Gökçen, gazetecilik faaliyetlerinin suç sayıldığı bir iklimin yaratıldığını belirtti. Gökçen, konuşmasında şu çarpıcı ifadelere yer verdi:

"Açık kaynaklardan araştırma yapan, halka doğru bilgiyi ulaştırmaya çalışan gazeteciler hakkında davalar açılırken, yalan söylediği tescillenen yorumcular ödüllendirilmektedir. İktidarın işlediği suçlar ve ihmaller, erişim engellemeleriyle halkın gözünden kaçırılmak isteniyor. Öyle bir noktaya geldik ki, erişim engellemesi haberine dahi erişim engeli getiriliyor. Toplumun gerçekleri duymasının bir iktidar değişimine yol açacağı bilindiği için, basın ve muhalefet üzerinde eşi benzeri görülmemiş bir baskı iklimi oluşturulmuştur."

Nisan Ayı Raporu: 8 Maddede Özgürlük İhlalleri

CHP’li Gökçen, nisan ayı içerisinde yaşanan hak ihlallerini 8 ana başlık altında topladıklarını duyurdu. Raporda yer alan dikkat çekici başlıklar ise şunlar:

  • Gazetecilik faaliyetlerinin "hakaret" kapsamında değerlendirilmesi.

  • Halkın haber alma hakkının önüne set çekilmesi.

  • Anayasal bir hak olan gösteri ve protestoların kısıtlanması.

  • Gökçen’in deyimiyle "hakikatle mücadele kanunu"nun devreye sokulması.

  • RTÜK’ün bir denetleme kurumundan ziyade bir "sansür kurumu" olarak kullanılması.

  • Özgürlüğünden yoksun bırakılan basın mensuplarının durumu.

Yargı Ve Algı Operasyonları

Gökçen, yargıyı etkilemeye yönelik algı faaliyetlerinin bizzat resmi makamlarca desteklendiğini de iddialarına ekleyerek, "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasının artık muhalif sesleri kısmak için bir enstrüman haline dönüştüğünü savundu. CHP’nin bu alandaki raporlamalarının ve ifade özgürlüğü mücadelesinin kararlılıkla süreceği mesajı verildi.