Fransa'nın Evian kentinde başlayan 52. G7 Liderler Zirvesi, ikili diplomatik hamlelerle hızlı başladı. Zirve ev sahibi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile baş başa bir görüşme gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'daki 107 günlük savaşı bitiren mutabakat zaptı ve küresel piyasaların odağındaki Hürmüz Boğazı'na ilişkin çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Görüşme sonrası kameraların karşısına geçen Trump, İran ile ilişkilerin şu an "gerçekten çok iyi" olduğunu vurgulayarak diplomaside yeni bir dönemin kapısının aralandığını ilan etti.
Hürmüz Boğazı Cuma Günü Tamamen Açılıyor, Geçişler Ücretsiz
Trump, küresel petrol ticaretinin şah damarı olan Hürmüz Boğazı'ndaki abluka ve geçiş rejimine dair net mesajlar verdi. Boğazın statüsü hakkında Macron ile ufak bir tartışma yaşadıklarını gizlemeyen Trump, şu detayları paylaştı:
Hürmüz Boğazı şimdiden kısmen deniz trafiğine açıldı. Cuma gününe kadar ise tüm hatlarıyla ticari gemilerin geçişine tamamen hazır hale gelecek. Trump, "Geçişler tamamen ücretsiz olacak. Bu konuda biraz tartıştık ancak ücretsiz geçiş konusunda mutabık kaldık. O yüzden müttefiklerin fazladan lojistik yardımına ihtiyacımız olacağını sanmıyorum" diyerek boğazdan herhangi bir geçiş ücreti alınmayacağını netleştirdi. İran ile varılan bu uzlaşmanın enerji piyasalarına doğrudan ilaç gibi geldiğini belirten ABD Başkanı, petrol fiyatlarının düşüşe geçtiğini ve borsaların "roket gibi" yükseldiğini ifade etti.
Cenevre'deki İmza Törenine Katılımı Belirsiz
İsviçre’nin Cenevre kentinde cuma günü yapılması planlanan resmi ve fiziki imza törenine bizzat katılıp katılmayacağı sorulan Trump, net bir yanıt vermekten kaçınarak topu yardımcısına attı:
"Duruma bağlı. Başkan Yardımcım James David (JD Vance) bu iş için Cenevre'ye geliyor, aslında imza sürecini ve töreni zaten o yönetecekti. Cuma gününe kadar ben muhtemelen Fransa'dan ayrılmış olacağım. Burada oldukça geç saatlere kadar yoğun çalışacağız. O yüzden törene katılabilirim de, katılmayabilirim de."
Trump, İran’a yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılması ya da gevşetilmesi sürecinin tamamen Tahran yönetiminin anlaşma maddelerine sadık kalıp kalmayacağına bağlı olacağını, bunun "davranışsal bir süreç" olduğunu sözlerine ekledi.
Sırada Lübnan Krizi Ve Ukrayna Var
İran dosyasının büyük ölçüde çözüme kavuştuğunu belirten Trump, Washington'ın yeni dış politika hedeflerini de sıraladı:
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına değinen Trump, "Lübnan meselesini çözüp çözemeyeceğimizi görmek istiyoruz. Bu, daha önce yaptığımız şeylerin küçük bir versiyonu, zor olmamalı. Hizbullah ile de biraz konuşmamız gerekiyor. Artık bu konuya odaklanacağız" dedi. Rusya-Ukrayna Savaşı'na da değinen Trump, hem Rusya Devlet Başkanı Putin'in hem de Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'nin müzakerelere açık olduğunu hissettiğini, İran krizinin bitmesiyle birlikte tüm enerjilerini bu savaşı sonlandırmaya harcayacaklarını vurguladı.
Macron: Doğru Müzakere Avrupalıların Da Olduğu Masadır
ABD ile İran arasındaki mutabakatı büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirten Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise AB'nin süreçteki rolünün altını çizdi. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve olası mayın temizleme faaliyetleri için Fransa ve İngiltere'nin bölgeye askeri unsurlar göndermeye hazır olduğunu kaydeden Macron, Ukrayna-Rusya savaşı için de Trump'a şu diplomatik mesajı gönderdi:
"Ukrayna'da barış süreci yalnızca Kiev ve Moskova arasında yürütülemez. Doğru ve kalıcı müzakere; Ukrayna ve Rusya’nın masada olduğu, ancak Avrupalıların ve Amerikalıların da bizzat yer aldığı geniş katılımlı müzakerendir."