Anadolu'nun kadim toprakları, kimi zaman içinde barındırdığı derin hüzünlerle, kimi zaman da insanlığın ölmediğini gösteren muazzam yardımlaşma hikayeleriyle sarsılıyor. Erzurum'un Oltu ilçesinde ömrünü işçilik yaparak ve toprağı işleyerek geçiren 80 yaşındaki Mehmet Coşkun, kaderin kendisine yüklediği en ağır acılarla ilerleyen yaşına rağmen tek başına göğüs germeye çalışıyor. Hayatı boyunca canından çok sevdiği dört evladını toprağa veren ve yaklaşık dokuz ay önce de hayatını paylaştığı biricik eşini ebediyete uğurlayan acılı çınar, dünyada tutunacak hiçbir dalı kalmayınca büyük bir yalnızlığın içine düştü. Kimsesizliğin getirdiği çaresizlikle bir süre önce geçim kaynağı olan tarlasını da elinden çıkarmak zorunda kalan yaşlı adam, evinin deposunda duran ve her birinde geçmiş güzel günlerin, çocuklarının ve eşinin derin izlerini taşıyan eski tarım aletleriyle baş başa kaldı. Maddi olarak sıkışan ve sığınacak bir liman arayan Coşkun, bu değerli anılarını cadde kenarındaki buz gibi bir kaldırıma sererek satışa sunmak zorunda kaldı.
Bu Aletler Çürüyüp Gideceğine Kendime Bir Ekmek Parası Olsun İstedim
Kaldırımın üzerinde, ömrünü verdiği tırpanlar, tırmıklar ve demir aletlerin arasında sessizce müşteri bekleyen 80lik ihtiyarın hali, yoldan geçen vatandaşların da gözünden kaçmadı. Hayatta hiç kimsesinin kalmadığını, kimseye yük olmadan kendi yağında kavrulmaya çalıştığını gözyaşları içinde anlatan Mehmet Coşkun, içinde bulunduğu durumu son derece dokunaklı sözlerle özetledi. Yıllarca nasırlı elleriyle kullandığı emektar aletlerin evde boş durarak paslanıp çürümesinden derin bir üzüntü duyduğunu belirten yaşlı adam, bunları satarak en azından günlük ihtiyaçlarını karşılayabileceği üç beş kuruş harçlık elde etmeyi amaçladığını ifade etti. Hatıralarını satmak zorunda kalmanın burukluğu ile geçim derdinin ağırlığı arasında sıkışıp kalan Coşkun'un bu onurlu ama bir o kadar da hüzünlü duruşu, adeta insanlık dersi niteliğindeydi.
Sabah İşe Giderken Karşılaştığı Manzara Karşısında Gözyaşlarını Tutamadı
Yaşlı adamın çaresizlik içinde kaldırım taşları üzerinde beklediği o anlar, bölgede faaliyet gösteren ve vicdanı ile tanınan hayırsever iş insanı Fuat Demir'in dikkatini çekti. Sabahın erken saatlerinde mesaisine gitmek üzere yola çıkan iş insanı Demir, yol kenarında tarım aletlerinin başında boynu bükük şekilde oturan Mehmet amcayı görünce aracını durdurarak hemen yanına gitti. Yaşlı adamın acı dolu hayat hikayesini ve ne amaçla orada beklediğini öğrenen Demir, duyduğu derin üzüntü karşısında sessiz kalamadı. Mehmet Coşkun'un o soğuk kaldırımda daha fazla yıpranmasına ve onurunun incinmesine gönlünün asla razı olmadığını belirten Fuat Demir, satışa çıkarılan ne kadar tarım aleti varsa hepsini tek bir an bile tereddüt etmeden tek kalemde satın aldı.
Satın Aldığı Emektar Aletleri Yaşlı Adamın Evine Geri Gönderdi
İş insanı Fuat Demir'in sergilediği bu asil davranış, sadece maddi bir yardımla da sınırlı kalmadı. Coşkun'un ömrünü verdiği ve satarken içi sızladığı o hatıralarla dolu aletleri kamyonete yükleten hayırsever iş insanı, malzemeleri tekrar yaşlı adamın evine göndererek ona ait olanı ona teslim etti. Mehmet amcanın ömrünün son demlerinde yüzünde küçük bir tebessüm oluşturabilmenin, hayata karşı duyduğu kırgınlığı bir nebze olsun hafifletebilmenin dünyadaki tüm zenginliklerden daha kıymetli olduğunu vurgulayan Demir, vicdanları ferahlatan bir açıklamada bulundu. Gerçekleşen bu anlamlı ve hayırlı alışverişin ardından eline geçen parayla ilk iş olarak fırına gidip sıcak bir ekmek alan Mehmet Coşkun ise dualar ederek sessiz ve huzurlu adımlarla yeniden yalnız yaşadığı evinin yolunu tuttu.