Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Cüneydi Has, en eskisi milattan önce 6 bin 500'lü yıllara uzanan Anadolu ve Mezopotamya mühürlerinin makro fotoğraflarını sergiledi. Sergide, taş üzerine kazınan 24 nadide mühür, mikro sanat eserleri olarak ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Erzurum Müzesi’nde Mezopotamya Esintileri
Uluslararası Müzeler Günü etkinlikleri kapsamında, Erzurum Müzesi oldukça sıra dışı ve nadide bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Cüneydi Has tarafından hazırlanan "Anadolu'nun Zirvesinde Mezopotamya Esintileri: Erzurum Müzesinden Mühürler Fotoğraf Sergisi", kentin ve bölgenin köklü idari geçmişine ışık tutuyor.
Milattan önce 6 bin 500’lerden milattan önce 600’lü yıllara kadar geniş bir zaman diliminde kullanılan 24 adet antik mühür, yüksek çözünürlüklü makro fotoğrafçılık tekniğiyle büyütülerek görsel bir şölene dönüştürüldü.
Mühürler, Yazıdan Önceki Kimlik Arayışının Somut Kanıtıdır
Sergilenen mühürlerin tarihsel ve sosyolojik derinliğine dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Cüneydi Has, geçmişin izlerinin sadece devasa tapınaklarda veya heykellerde aranmaması gerektiğini belirtti. Tarihin en samimi ve dinamik detaylarının bu mühürlerde gizli olduğunu ifade eden Has, şunları söyledi:
"Mühürler, insanoğlunun henüz yazıyı icat etmeden çok önce bile ihtiyaç duyduğu sahiplenme, aidiyet ve kimlik arayışının en somut arkeolojik örnekleridir. Erzurum Müzesi koleksiyonunda yer alan bu son derece nadide 24 mühür, makro fotoğrafçılık sanatı eşliğinde adeta yeniden hayat buldu.
Fotoğraflardaki her bir mühür; bir hayvan figürü, geometrik bir motif ya da dinsel bir sembol aracılığıyla binlerce yıl öncesinin sosyo-politik otoritesini, ticari ağlarını ve inanç dünyasını yansıtmaktadır. Taşın üzerine büyük bir ustalıkla kazınan bu mikro sanat eserleri, sahiplerinin zamana bıraktığı birer görsel imza ve varlık beyanıdır."
Mezopotamya’dan Anadolu’ya Uzanan Ticaret: Silindir Mühürler
Küratörlüğünü Erzurum Müze Müdürü Hüsnü Genç ile Ege Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Süleyman Özkan'ın üstlendiği serginin açılışı protokolün yoğun katılımıyla gerçekleşti. Erzurum Vali Yardımcısı Güher Sinem Büyüknalçacı ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, sergiyi gezerek mühürlerin mühür baskıları ve tarihsel kökenleri hakkında akademik bilgi aldı.
Ekonominin ve Otoritenin Aynası
Sergide yer alan çivi yazılı ve silindir mühürlerin arkeoloji dünyası için önemini anlatan Dr. Öğretim Üyesi Has, şu teknik detayları paylaştı:
-
Sergilenen mühürler arasında özellikle dini ritüellerde sıkça kullanılan çivi yazılı örnekler dikkat çekiyor. Bu mühürler, dönemin sosyoekonomik, idari ve inanç yapısını doğrudan yansıtıyor.
-
Sergideki silindir mühürler, milattan önce 2. binde Mezopotamya'dan Anadolu'ya ticaret kolonileri vasıtasıyla taşındı. Ticaret ağlarıyla bölgeye gelen bu mühürler, daha sonra Anadolu yerel kültürü tarafından da benimsenerek bürokrasinin temel taşı haline geldi.
Arkeoloji meraklılarını ve sanatseverleri binlerce yıllık bir zaman yolculuğuna çıkaran serginin, hafta boyunca Erzurum Müzesi sergi salonunda ücretsiz olarak ziyarete açık kalacağı bildirildi.