6 Şubat depremlerinin simge davalarından biri haline gelen Malatya'daki Ermeç Apartmanı davasında, adalet arayışı bir kez daha "bilirkişi raporu krizi" ile sekteye uğradı. 19 kişinin hayatını kaybettiği apartmanın yıkılmasına ilişkin süren davada, Yalova Üniversitesi tarafından hazırlanan rapor, mahkeme heyeti tarafından "yetersiz ve eksik" bulundu.
Onlar Savaşta Değil, Evlerinde Uyuyorlardı
Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, felakette yakınlarını kaybeden acılı ailelerin feryatları damga vurdu. Ailesinden dört kişiyi kaybeden Mehmet Erdoğan, mahkeme salonunda yaptığı konuşmada duygusal anlar yaşattı: "Onlar savaşta ölmedi, evlerinde uyuyorlardı. Bugün burada konuşulan sadece beton ve demir değil; benim annemin, babamın ve ağabeylerimin hayatıdır. Tek isteğim, sorumluların sıradan bir olaymış gibi değil, gerçek cezalarla hesap vermesidir."
Bilirkişi Raporundaki Eksiklikler Duruşmayı Erteletti
Davanın en kritik aşaması olan bilirkişi incelemesinde, Yalova Üniversitesi heyetinin sunduğu raporun, binanın yıkılma nedenlerini ve sorumluluk paylarını yeterince aydınlatmadığı ortaya çıktı. Sanık avukatları ve müşteki vekillerinin itirazları doğrultusunda mahkeme heyeti şu kararları aldı:
-
Mevcut raporun teknik olarak yetersiz olduğu kabul edildi.
-
Eksikliklerin giderilmesi ve binanın yıkımına dair kusur oranlarının netleşmesi için dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine gönderilmesine hükmedildi.
-
Duruşma, bilirkişi raporunun tamamlanması beklenerek 8 Temmuz tarihine ertelendi.
Sorumlular Kimler
Yargılaması süren sanıklar arasında binanın müteahhitleri Hasan Hüseyin Ermeç ve Abdulvahap Gündoğan ile fenni mesul Metin Karataş yer alıyor. Ayrıca, dönem belediyesinde görevli inşaat mühendisleri Alper Yiğit, Ahmet Özer ve İmar İşleri Müdür Vekili Duran Özdemir de "bilinçli taksirle ölüm ve yaralamaya neden olma" suçlamasıyla yargılanıyor.
Hukuki Analiz: Deprem Davalarında Rapor Sorunu
Deprem davalarında bilirkişi raporlarının kalitesi, davanın kaderini doğrudan belirliyor. Üniversitelerden gelen teknik raporların birbirine çelişkili olması veya eksik teknik inceleme içermesi, binlerce depremzede ailesi için "ikinci bir mağduriyet" yaratıyor. Uzmanlar, bu tür davalarda akademik heyetlerin daha titiz ve şüpheye yer bırakmayacak analizler sunmasının, hukuki meşruiyet açısından hayati olduğunu vurguluyor.