Küresel enerji piyasalarında dengeler hızla değişiyor. Yapay zeka devriminin yarattığı devasa elektrik ihtiyacı ve ülkelerin nükleer enerjiye dönüş stratejileri, "yeni altın" olarak adlandırılan uranyumu yatırımcıların odağına yerleştirdi. Finans devi Goldman Sachs, arzın talebi karşılamakta zorlandığı uranyum piyasasında önümüzdeki yıllarda tarihi fiyat rekorlarının kırılabileceği uyarısında bulundu.
2045'e Doğru "Uranyum Açığı" Alarmı
Analistlerin projeksiyonları, küresel enerji sisteminin ciddi bir yakıt kriziyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Goldman Sachs verilerine göre, nükleer reaktörlerin artan ihtiyacı ve yapay zeka veri merkezlerinin sınırsız elektrik talebi, 2045 yılına kadar yaklaşık 2 milyar poundluk bir uranyum açığı yaratacak.
Bu arz-talep dengesizliği fiyatlara şimdiden yansımaya başladı:
-
Yıl sonuna kadar pound başına 91 dolar.
-
Banka, fiyatların 120 dolar seviyesine tırmanacağını öngörüyor. Bazı emtia analistleri ise bu rakamın 135 dolara kadar çıkabileceğini savunuyor.
Teknoloji Devleri Nükleere Yatırım Yapıyor
Sadece devletler değil, teknoloji devleri de enerji güvenliklerini sağlamak adına nükleer kaynakları şimdiden rezerve ediyor:
-
Yapay zeka projeleri için gereken enerjiyi sağlamak amacıyla küçük modüler reaktör kapasitelerine yatırım yapıyor ve uzun vadeli nükleer enerji sözleşmeleri imzalıyor.
-
Çin, 27 milyar dolarlık yatırımla 10 yeni nükleer üniteye onay verirken, ABD'de daha önce kapatılan Palisades nükleer santrali tekrar faaliyete geçiriliyor.
Neden Kriz Var? Üretim Talebi Karşılamıyor
Geçen yıl küresel uranyum talebi 204 milyon pound seviyesine ulaşırken, üretim yalnızca 173 milyon poundda kaldı. Yıllık 31 milyon poundluk bu açık, fiyatları son 14 yılın zirvesine taşıdı.
Piyasadaki Risk Faktörleri
-
Dünya üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan Kazakistan’ın devlet şirketi Kazatomprom, 2026 üretim hedefini %10 oranında düşürdü.
-
ABD’nin Rus uranyumuna getirdiği ithalat kısıtlamaları ve Rusya'nın olası misilleme hamleleri, arz güvenliğini küresel bir risk haline getirdi.
Dünya rezervlerinin büyük bir kısmını elinde bulunduran Avustralya, Kazakistan ve Kanada gibi ülkeler stratejik konumlarını korurken, 1 kilogram uranyumun 100 ton kömüre eşdeğer enerji üretme kapasitesi, bu metali modern dünyanın en stratejik kaynağı haline getiriyor.