Küresel iklim değişikliğiyle mücadele, döngüsel ekonomi modellemesi ve sürdürülebilir çevre stratejileri kapsamında dünya genelindeki en kapsamlı organizasyonlardan biri İstanbul'da hayata geçirildi. İstanbul Valiliği himayesinde ve Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Atatürk Havalimanı yerleşkesinde düzenlenen "Sıfır Atık Forumu 2026", makro düzeyde bir uluslararası katılımla kapılarını açtı.
Organizasyonun açılış hitabını gerçekleştiren Emine Erdoğan, sıfır atık felsefesinin alelade bir atık yönetim mekanizması olmadığını, iklim krizinin perde arkasındaki tüketim krizini çözecek en stratejik küresel enstrüman olduğunu vurguladı.
183 Ülkeden Geniş Katılımlı Tarihi Zirve
"Antalya'ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık" üst başlığıyla icra edilen ve ikincisi gerçekleştirilen bu dev organizasyonun operasyonel ve diplomatik rasyoları şu parametrelerle kayda geçti:
Forum kapsamında İstanbul'da 183 ülkeden resmi temsilci, 500'ü aşkın uluslararası kurum ile kuruluş ve 5 binden fazla aktif katılımcı ağırlandı.
Emine Erdoğan, sergilenen bu güçlü uluslararası iştirakin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından küresel platformlarda dile getirilen "Dünya beşten büyüktür çünkü insanlık beşten büyüktür" vizyonunun çevresel diplomasi alanındaki somut bir yansıması olduğunu ifade etti.
Foruma; Ürdün Prensesi Dana Firas, Zimbabve ve Burundi Cumhuriyeti liderlerinin eşleri, BM Sıfır Atık Danışma Kurulu üyeleri, Rusya ve Sırbistan gibi devletlerin üst düzey temsilcileri ile kabinenin çok sayıda bakanı katılım gösterdi.
Okyanuslardaki Atık Kıta Bir Tüketim Krizidir
Konuşmasında küresel çevre kirliliğinin ulaştığı boyutları çarpıcı istatistiklerle ortaya koyan Emine Erdoğan, Pasifik Okyanusu'nun kuzey hattında biriken ve Türkiye yüzölçümünün neredeyse iki katı büyüklüğüne (1,6 milyon kilometrekare) ulaşan plastik atık yığınına dikkat çekti. Her gün 2 bin çöp kamyonuna eş değer plastiğin denizlere karışmasının ve mikroplastiklerin Everest'in zirvesine kadar yayılmasının alelade bir kirlilik olarak yorumlanamayacağını belirten Erdoğan, modern sanayileşmenin getirdiği "kullan-at, at-unut" kültürünün insanlığın sağduyusunu zedelediğini söyledi.
Gıda İsrafının Küresel Bilançosu Ve Metan Emisyonu
Gıda güvenliği ve adalet terazisi başlığında küresel raporları paylaşan Erdoğan, makroekonomik ve insani çelişkilere şu sözlerle işaret etti:
"Dünyada her yıl 2 milyar tonun üzerinde gıda; tarlada, restoranda veya markette israf edilerek çöpe gidiyor. Sırf ziyan edilecek bu gıdaların üretimi adına küresel tarım arazilerinin neredeyse üçte biri kullanılmaktadır. İşin ekolojik boyutuna baktığımızda, iklim değişikliğini tetikleyen küresel metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 14'ü doğrudan bu gıda israfından kaynaklanıyor. Dünyada 673 milyon insan açlıkla mücadele ederken çöpe atılan gıdaların yalnızca dörtte birini kurtararak küresel açlığı tamamen bitirmek mümkündür."
Türkiye'nin Model Projeleri BM Nezdinde Örnek Gösterildi
Emine Erdoğan, Türkiye’nin gıda koruma rasyolarında uluslararası literatüre yön veren kurumsal adımlar attığını anımsatarki şu yasal ve idari operasyon kronolojisini aktardı:
2008 mali yılında başlatılan ulusal hamleyle ekmek israfı rasyonel olarak yüzde 40 oranında azaltıldı.
2015 yılındaki Türkiye G20 Dönem Başkanlığı sürecinde, gıda kayıplarının azaltılması teması ilk kez uluslararası liderlik masasına taşındı ve bunun sonucunda Roma'da Birleşmiş Milletler FAO bünyesinde teknik ölçüm platformu kuruldu.
2020 yılında FAO iş birliğiyle başlatılan "Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık" projesi, BM nezdinde küresel düzeyde "en iyi uygulama örneği" olarak tescil edildi.
Sıfır Atığı COP31 İklim Zirvesi'ne Yol Haritası Yapıyoruz
Gelecek periyotta Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek olan COP31 İklim Zirvesi öncesinde bu forumun stratejik bir eşik olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, "Bu yılki forumumuz, COP31 İklim Zirvesi yolunda önemli bir kilometre taşıdır. Zirve öncesinde sıfır atık modelini küresel ölçekte resmi bir iklim eylemi olarak teklif ediyoruz. İklim mücadelesinde en büyük sanayiye ve tüketim oranlarına sahip ülkelerin de elini taşın altına koyması şarttır" diyerek gelişmiş devletleri kurumsal sorumluluk almaya davet etti.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş da yaptığı konuşmada; su stresi, kaynak kayıpları ve ekolojik bozulmaların hiçbir devletin tek başına aşamayacağı ortak bir insanlık meselesi olduğunu teyit ederek, İstanbul'dan yükselen bu kurumsal sesin sürdürülebilir bir dünya inşasına makro katkı sunacağını sözlerine ekledi. Program, Emine Erdoğan ve heyetinin uluslararası sergi ile festival alanlarını ziyareti ve vatandaşlarla gerçekleştirilen saha temaslarının ardından sona erdi.