GÜNDEM

Ekrem İmamoğlu Adliyeye Götürülürken Araba Bozuldu İddiası

Mahkeme süreci devam eden ve Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, Anadolu Adliyesi'ndeki duruşmasına götürülürken yoldan çevrilmesi siyaset kulislerini yangın yerine çevirdi. İmamoğlu'nun "Araba bozuldu dediler" çıkışı tartışmaları alevlendirdi.

Abone Ol

Türkiye'nin haftalardır kilitlendiği tarihi İBB davasında, bugün duruşma salonlarından ziyade cezaevi ile adliye arasındaki nakil hattında eşi benzeri görülmemiş bir kriz patlak verdi. Geçtiğimiz yıldan bu yana tutuklu yargılanan ve görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi'nde hakim karşısına çıkması planlanıyordu. Sabahın erken saatlerinde Marmara Cezaevi'nden yoğun güvenlik önlemleri altında sevk aracına bindirilen İmamoğlu, duruşma salonuna doğru yola çıkarıldı. Ancak adliye çevresinde ve salon önünde yüzlerce partilinin, avukatın ve izleyicinin heyecanlı bekleyişi sürerken, yol ortasından gelen bir son dakika haberi gündemi adeta altüst etti.

Gelen bilgilere göre, nakil aracı adli sınırları içerisine girmeden hemen önce ani bir kararla durduruldu ve işlemler tamamlanamadan yönünü yeniden cezaevine çevirdi. Siyaset koridorlarında kulaktan kulağa yayılan bu olağan dışı geri dönüş hamlesi, adliye önünde bekleyen kitleler arasında büyük bir şaşkınlık ve spekülasyon dalgasına yol açtı. Herkes davanın seyrini değiştirecek bir erteleme ya da usul kararı mı alındığını tartışırken, krizin perde arkası bizzat hedefteki isim tarafından aralandı.

Araba Bozuldu Dediler, Eziyet Çektiriyorlar

Yaşanan bu sevk fiyaskosunun ardından yeniden Marmara Cezaevi'ndeki hücresine götürülen Ekrem İmamoğlu'nun kurmayları aracılığıyla paylaştığı ilk mesaj, adeta bir bomba etkisi yarattı. Yaşananları tamamen "psikolojik bir baskı ve eziyet" olarak nitelendirilen İmamoğlu, kendisine resmi bir hukuki gerekçe sunulmadığını belirtti. Görevlilerin sevk aracının arızalandığını iddia ettiğini söyleyen İmamoğlu, "Nasıl bir eziyet çektiğimi herkese, tüm ayrıntılarıyla anlatacağım. 'Araba bozuldu' denilerek adliyenin kapısından geri çevrildim" ifadelerini kullanarak tepkisini dile getirdi.

Bu iddia, muhalefet kanadında büyük bir infiale yol açtı. Parti sözcüleri ve savunma avukatları, koskoca devlet mekanizmasının en kritik davalardan birinin sanığını taşırken "araç arızası" gibi bir bahsetmenin arkasına sığınamayacağını, yaşanan durumun kasıtlı bir yıldırma politikası olduğunu ileri sürdü. Adliye önünde toplanan kalabalık ise duruşma salonuna getirilmesi engellenen liderlerine destek sloganları atarak tepkilerini büyüttü.

Siyasi Analistler Gelişmeleri Nasıl Okuyor

Ankara ve İstanbul'daki tecrübeli hukukçular ile siyasi analistler, bu olayın basit bir teknik aksaklık olarak geçiştirilemeyeceği görüşünde birleşiyor. Kamuoyunun bu denli yakından izlediği, davanın 40'tan fazla duruşmasının geride kaldığı ve gerilimin en yüksek olduğu bir aşamada böyle bir lojistik krizin yaşanması, yargılama sürecinin adilliğine gölge düşüren yeni bir unsur olarak kayıtlara geçti. Muhalefet, bu hamlenin İmamoğlu'nun duruşma salonundaki savunma kürsüsünü kullanarak kamuoyuna doğrudan hitap etmesini engellemek amacıyla yapılmış stratejik bir bariyer olduğunu iddia ediyor.

Önümüzdeki saatlerde Adalet Bakanlığı veya Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nden konuya ilişkin resmi bir teknik açıklama gelip gelmeyeceği merak konusu. Ancak kesin olan bir şey var ki, bu "araba bozuldu" krizi, zaten fazlasıyla gergin olan İBB davasını çok daha sert ve tartışmalı bir siyasi zemine taşımış durumda. Uygur Haber Ajansı olarak, adliye koridorlarındaki bu sıcak satranç hamlelerini, davanın perde arkasında yaşanan tüm lojistik ve hukuki krizleri tarafsız ve ilkeli bir dille takip etmeye devam edeceğiz.