GÜNDEM

Dışişleri Bakanlığı Mescid-i Aksa’daki Bayrak Provokasyonunu Kınadı

Dışişleri Bakanlığı, İsrailli aşırılıkçı grupların güvenlik güçleri korumasında Mescid-i Aksa'ya düzenlediği provokatif baskını en güçlü biçimde kınadı. Bakanlık, uluslararası toplumu İsrail'e yönelik baskıyı artırmaya çağırdı.

Abone Ol

Ortadoğu aksında jeopolitik ve teopolitik kırılma noktalarının merkezinde yer alan Kudüs’te, kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsüne yönelik yeni bir ihlal dalgası dış politika bürokrasisini harekete geçirdi. T.C. Dışişleri Bakanlığı, İsrail güvenlik güçlerinin koruması ve refakati altında hareket eden İsrailli aşırılıkçı grupların Harem-i Şerif bünyesindeki Mescid-i Aksa’ya yönelik düzenlediği baskına ve burada gerçekleştirilen eylemlere yazılı bir açıklamayla çok sert tepki gösterdi.

Kabul Edilemez Provokasyon En Güçlü Biçimde Kınandı

Bakanlık tarafından yayınlanan resmi diplomatik bildiride; baskın esnasında aşırı sağcı grupların Mescid-i Aksa külliyesi içerisinde İsrail bayrağı açması, milli marş okuması ve dini ritüelleri provoke edecek eylemlerde bulunması "kabul edilemez" olarak nitelendirildi. Ankara’nın diplomatik duruşunu net bir dille ortaya koyan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"İsrailli aşırılık yanlısı grupların İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskını ve burada İsrail bayrağı açılması ile milli marşı okunması dahil olmak üzere gerçekleştirdiği provokatif eylemleri en güçlü biçimde kınıyoruz."

Uluslararası Hukukun İhlali Ve İstikrarsızlık Riski

Diplomatik metinde, Kudüs’teki kutsal alanların korunmasına yönelik uluslararası anlaşmalara atıfta bulunularak, statüyü aşındırmaya matuf adımların doğurabileceği asimetrik güvenlik risklerine dikkat çekildi. Bakanlık, statükoyu bozmaya yönelik bu girişimlerin bölgesel barış zeminini dinamitlediğini belirterek şu analizi paylaştı:

"Mescid-i Aksa başta olmak üzere Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsünü aşındırmayı amaçlayan bu eylemler uluslararası hukukun açık ihlali olup, bölgede istikrarsızlığı daha da derinleştirme riskini taşımaktadır."

Küresel Güç Merkezlerine "Baskıyı Artırın" Çağrısı

Açıklamanın son bölümünde ise sadece Müslüman değil, Hristiyan kutsal mekanlarına yönelik devam eden ihlallere de dikkat çekilerek çok taraflı diplomasi mekanizmaları göreve çağrıldı. Uluslararası toplumun işgal altındaki topraklarda yaşanan hukuksuzluklara karşı sessiz kalmaması gerektiği vurgulanan bildiride, "İşgalci İsrail'in Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarına yönelik olarak sürdürdüğü bu tehlikeli provokasyon ve ihlaller karşısında, uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını artırmasına yönelik çağrımızı yineliyoruz" denilerek küresel aktörlerin yaptırım ve denetim algoritmalarını çalıştırması talep edildi.