GÜNDEM

Dışişleri Bakanı Fidan'dan F-35 Ve S-400 Açıklaması: ''Uçaklarımız Hangarda Bekliyor''

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara 2026 NATO Zirvesi'nin ardından uluslararası medyaya yaptığı açıklamalarda S-400 füze sistemlerinin geleceğinden F-35 krizine, Ortadoğu'daki yeni güvenlik mimarisinden Rusya ile ilişkilere kadar kritik gündem maddelerine açıklık getirdi.

Abone Ol

Ankara ev sahipliğinde gerçekleştirilen tarihi 2026 NATO Zirvesi’nden çıkan sonuçların küresel yankıları devam ederken, Türk dış politikasının dümendeki ismi önemli açıklamalarda bulundu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, uluslararası arenada geniş bir okuyucu kitlesine sahip olan "The National" gazetesine verdiği mülakatta, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini sarsan gelişmelere dair Ankara'nın net duruşunu sergiledi. İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile gerçekleştirdiği temaslara değinen Bakan Fidan, Ortadoğu coğrafyasındaki hassas dengelere dikkat çekerek iletişim kazalarından ve provokasyonlardan kaçınmak adına tüm aktörlerin azami düzeyde dikkatli hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Bölgesel istikrarsızlığın en büyük kaynağı olarak İsrail hükümetinin mevcut politikalarına işaret eden Fidan, Netanyahu yönetiminin sadece bölge ülkeleri için değil, uluslararası güvenliğin tamamı için ciddi bir yük ve açık bir tehdit haline geldiğini net bir dille ifade etti.

S-400 Sistemlerinin Geleceği Ve Moskova İle Müzakereler

Kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve son günlerde Birleşik Arap Emirlikleri'ne devredileceği yönündeki iddialarla yeniden gündeme gelen S-400 hava savunma sistemleri hakkında da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, konunun arka planındaki hukuki ve siyasi sürece ışık tuttu. Savunma sistemlerinin geleceğine ilişkin sürecin dinamik bir şekilde devam ettiğini belirten Bakan Fidan, hükümet içinde çok yönlü değerlendirmelerin ve müzakerelerin yürütüldüğünü aktardı. Söz konusu sistemlerin doğrudan Rusya Federasyonu'nden tedarik edildiğini hatırlatan Fidan, yürütülecek her türlü çözüm veya formül arayışında Rus makamlarının da masada bulunması gerektiğinin altını çizdi. İki ülkenin devlet başkanları arasında bu konuda güçlü bir siyasi iradenin mevcut olduğunu ifade eden Bakan Fidan, şu aşamada herhangi bir ülke veya nihai bir formül ismi zikretmek için henüz erken olduğunu dile getirdi.

Hangardaki F-35 Uçakları İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında uzun yıllardır çözülmeyi bekleyen F-35 savaş uçağı projesine de değinen Bakan Fidan, askeri ve diplomatik çevrelerde büyük heyecan yaratan bir gelişmeyi paylaştı. ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yılın eylül ayında Washington kentinde gerçekleştirdikleri zirvede bu konudaki tüm pürüzleri giderme yönünde kesin bir karara vardıklarını belirten Fidan, o günden bu yana teknik ekiplerin aralıksız çalıştığını söyledi. Türkiye'nin yaklaşık 5 ya da 6 yıl önce tüm ödemelerini eksiksiz gerçekleştirdiği F-35 uçaklarının halihazırda hangarlarda teslim alınmayı beklediğini açıklayan Bakan Fidan, Amerikan Kongresi tarafından çıkarılan Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası engeline rağmen bu krizin çok yakın bir zaman dilimi içinde tamamen çözüme kavuşturulacağına inandığını belirtti.

Ortadoğu'da Yeni Güvenlik Paktı Ve Egemenlik Vurgusu

Bölgesel krizlerin çözümünde uluslararası kurumların hantal yapısının yetersiz kaldığına değinen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin liderliğinde geliştirilen yeni diplomatik hamlelerin detaylarını anlattı. Yılın başlarında Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan arasında barış eksenli yeni bir düzenin inşası için özel bir çalışma grubu kurulduğunu hatırlatan Fidan, bu yapının mevcut bölgesel örgütlerin alternatifi olmadığını, aksine kriz anlarında çok daha hızlı ve operasyonel kararlar almayı hedeflediğini kaydedti. Bölgedeki tüm ülkelerin egemenlik haklarına ve toprak bütünlüğüne saygı duyulan bir döneme süratle geri dönülmesi gerektiğini ifade eden Bakan Fidan, hem İsrail'in işgalci politikalarının hem de İran'ın bölgedeki vekil güçler üzerinden yürüttüğü önleyici güvenlik stratejisinin ancak kapsayıcı ve ortak bir güvenlik mimarisiyle sonlandırılabileceğini sözlerine ekledi.