Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile Cumhurbaşkanına hakaret suçlamaları kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilen komedyen Deniz Göktaş, günlerdir kamuoyunu meşgul eden o meşhur görüşmeye dair sessizliğini nihayet bozdu. Çağlayan Adliyesinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile aralarında geçen diyaloğun detayları, Göktaş'ın avukatı Metin Aslan aracılığıyla gazeteci Fatih Altaylı'ya iletilen yazılı bir metinle tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıktı. Göktaş, bizzat yaptığı bu açıklamayla, görüşme sırasında sarf ettiği iddia edilen sözleri doğrularken, aslında böyle bir buluşmayı başından beri hiç istemediğinin de altını kalın çizgilerle çizdi.
Avukat Metin Aslan Sürecin Nasıl Başladığını Aktardı
Görüşme krizinin fitilini ateşleyen ilk temasların nasıl kurulduğu, Avukat Metin Aslan'ın aktardığı bilgilerle netlik kazandı. Aslan, müvekkilinin gözaltına alındığı sürecin hemen ardından tanımadığı bir numara tarafından ısrarla sekiz kez arandığını, telefonlara yanıt vermemesi üzerine aynı numaradan gelen bir mesajla arayan kişinin Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Atakan Sönmez olduğunu öğrendiğini belirtti. Bu mesajın ardından nezaketen geri dönüş yaptığını ifade eden Aslan, kendisine Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun görüşme talebinin iletildiğini, ancak ortada görüşülecek herhangi bir konunun bulunmadığını karşı tarafa açıkça bildirdiğini dile getirdi.
Aile Görüşme Talebini Kibarca Geri Çevirdi
Avukat Aslan'ın açıklamalarına göre, iletişim kurma çabaları sadece hukuki temsilcilerle sınırlı kalmadı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, zorlu bir süreçten geçen Deniz Göktaş'ın ailesiyle de doğrudan temas kurmak istediği ortaya çıktı. Aslan, böylesi hassas bir durumun kendi üzerinden değil, doğrudan Göktaş'ın kendi çalışma ekibi üzerinden yürütülmesinin çok daha doğru bir yaklaşım olacağını danışmanlara ilettiğini söyledi. Bu yönlendirmenin ardından aileye ulaşıldığı, ancak yaşanan tutuklama süreci nedeniyle derin bir üzüntü içinde olan ve tamamen kendi içlerine kapanan ailenin, hiç kimseyle görüşmek istemediklerini belirterek bu talebi nazikçe geri çevirdiği kamuoyuna yansıdı.
Çağlayan Adliyesinde Uzun Bekleyiş Ve Kısa Temas
Tüm bu ret cevaplarına rağmen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyetin, sabahın erken saatlerinde, saat 8.30 sularında Çağlayan Adliyesine geldiği öğrenildi. Avukat Aslan, müvekkili Deniz Göktaş'ın adliyeye daha geç bir saatte getirildiğini, bu nedenle ilk etapta herhangi bir görüşmenin fiziki olarak mümkün olmadığını ve Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile ekibinin adliye koridorlarında uzun bir süre beklemek durumunda kaldığını aktardı. Adliye binası dışında gerçekleşen bazı protesto eylemlerine de değinen Aslan, Kılıçdaroğlu ile birlikte gelen kişilerin dışarıda bir grup tarafından protesto edildiğini, ancak kendilerinin o anlarda o bölgede bulunmadıklarını sözlerine ekledi. Uzun süren bekleyişin ardından, Göktaş'ın Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılmak üzere götürüldüğü o dar zaman diliminde beklenen o kısa süreli karşılaşma gerçekleşti.
Milyonlarca Gencin Ricası Var, Lütfen Partiyi Salın
Bu kısa temasın ardından müvekkiliyle baş başa kalan Avukat Metin Aslan, Göktaş'a içeride neler konuşulduğunu sorduğunda aldığı cevabın, günlerdir konuşulan tartışmaların merkezini oluşturduğunu belirtti. Göktaş'ın bizzat doğruladığı o anlarda, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine geçmiş olsun dileklerini ilettiği ve herhangi bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sorduğu öğrenildi. Göktaş ise bu nezaket cümlelerine teşekkür ederek karşılık verdiğini, bir ihtiyacı olmadığını belirttiğini ve aslında kendisiyle hiç görüşmek istemediğini yüzüne karşı söylediğini açıkladı. Göktaş'ın yazılı metninde yer alan en çarpıcı bölüm ise, görüşmek istememesine rağmen karşı karşıya kaldığı bu durumda sarf ettiği sözler oldu. Genç komedyen, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'na hitaben, madem buraya kadar geldiniz, milyonlarca gencin sizden bir ricası var, lütfen Cumhuriyet Halk Partisini salın dediğini, bu sözlerin ardından Kılıçdaroğlu'nun sadece başını sallayarak oradan ayrıldığını ifade etti. Göktaş, 2023 yılındaki seçimlerde oy verdiği insana, 2026 yılında yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kalmanın burukluğunu yaşadığını belirterek, avukatının basına yansıyan tüm sözlerinin harfiyen doğru olduğunu vurguladı.