Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında kürsüye çıkarak, ana muhalefet partisi CHP'ye yönelik yargı hamlelerini ve gelişen asayiş krizlerini sert emir bloklarıyla eleştirdi.
Bugün CHP'ye Giden Kolluk Yarın Ak Parti'ye Gider
Gelişmeler, TBMM grup salonundaki kurumsal yayın ağlarından ve parti envanter veri tabanlarından siyaset istasyonlarımıza aktarılan tescilli raporlarla netlik kazandı. Konuşmasında istinaf mahkemesinin CHP kararı ve genel merkez binasına yönelik kolluk müdahalesini kurumsal bir kırılma noktası olarak niteleyen Bakırhan, şu uyarı fişeklerini ateşledi:
"İstinaf mahkemesinin ana muhalefe yönelik verdiği mutlak butlan kararı, salt hukuki bir prosedürün çok ötesinde, demokratik siyaseti dışarıdan zorla şekillendirme girişimidir. Kimse bize 'bu bir yargı kararıdır' diyerek 86 milyona cambaza bak oyunu oynamasın. Hukuksuzluk her zaman adrese teslim başlar ama asla başladığı yerle sınırlı kalmaz. Bugün bir partinin kapısını kıran bu tehlikeli anlayış, yarın bütün siyaset kurumunun kapısına dayanır. Bugün CHP’ye giden kolluk gücü, yarın Ak Parti’ye, öbür gün MHP’ye, DEVA’ya veya Gelecek Partisi’ne gider; bize zaten her zaman geldi. Yargıtay derhal toplanarak bu idari garabete son vermeli, sivil yaşamın önünü açmalıdır."
CHP İçi Aktörlere Etiket Uyarısı Ve Tarihsel Bilanço
Parti içi siyasi rekabetin dezenformasyon ve ağır ithamlarla yürütülmemesi gerektiğinin altını çizen DEM Parti Eş Genel Başkanı, CHP içerisindeki her aktörü kurumsal bir sorumluluğa davet etti. Bakırhan, "Bugün rakibine yapıştırdığın o etiket, yarın senin yakanı tutacak elin provası haline gelir. Siyaset bugünün öfkesiyle değil, yarının yüzleşmesiyle inşa edilir." dedi.
Türkiye'nin kök sorununun Cumhuriyet değil, Cumhuriyetin demokrasiyle tamamlanmaması olduğunu ifade eden Bakırhan, 1925 Takrir-i Sükûn Kanunu’ndan 1960 ve 1980 darbelerine, 28 Şubat sürecinden 367 yargı krizine kadar tarihsel süreçte demokrasinin her ertelendiğinde makro krizlerin daha da büyüdüğünü hatırlattı.
Anadolu Çözümü İçin Çerçeve Yasa Kök Hücredir
Orta Doğu coğrafyasında yaşanan büyük altüst oluşlar karşısında iç barışın ivedilikle menzile ulaştırılması gerektiğine vurgu yapan Tuncer Bakırhan, çözümün dış aktörlerde değil bu toprakların kadim tarihinde aranması gerektiğini belirtti. Geliştirilmesi hedeflenen barış tüzüğüne dair "Anadolu Çözümü" haritasını sunan Bakırhan, konuşmasını şu kurumsal emir bloklarıyla tamamladı:
"Anadolu Çözümü, Türk’ün güvenliğini Kürt’ün inkârında görmemek, Kürt’ün hukukunu Türk’ün kaygısında boğmamaktır. Bu kapsamda inşa edilecek bir çerçeve yasa, demokrasinin adeta kök hücresi işlevini görebilir. Türkiye, 2026 yılının ikinci yarısına girerken ya muhalefeti baskılayan ya da iç barışını güçlendiren iki fotoğraftan birini seçecektir. DEM Parti asamblesi olarak biz ne bir tarafın güdümündeyiz ne de sadece tepkisel bir muhalefetiz; biz herkesin ortak zeminiyiz. Hem sokakta hem müzakere masasında bu kurucu hattın öncülüğünü kararlılıkla sürdüreceğiz."