GÜNDEM

Cumhuriyet Halk Partisinde Derhal Kurultay Sesleri Yükseliyor

Cumhuriyet Halk Partisinde yaşanan yargı krizi ve otuz sekizinci olağan kurultay hakkındaki mutlak butlan kararına karşı parti içindeki tepkiler çığ gibi büyüyor.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde gerçekleştirilen otuz sekizinci olağan kurultaya yönelik yargı makamlarınca verilen mutlak butlan kararının yankıları, parti teşkilatlarında ve eski yöneticiler arasında büyük bir deprem etkisi yaratmış durumda. Bu tartışmalı hukuki müdahalenin ardından olağanüstü kurultay yapılması gerektiğine inanan isimlerin sayısı her geçen gün çığ gibi büyüyor. Geçtiğimiz hafta içerisinde 223 eski milletvekili ve senatörün bir araya gelerek yaptığı tarihi çağrının mürekkebi henüz kurumadan, siyaset dünyasının yakından tanıdığı 84 eski parlamenter daha bu güçlü sese ortak oldu. Eski bakanların, saygın büyükelçilerin ve parti yönetiminde uzun yıllar ter dökmüş deneyimli isimlerin de destek verdiği bu yeni dalgayla birlikte, derhal kurultay talebini açıkça dile getiren ve bildirinin altına imza atan önceki dönem siyasetçilerin toplam sayısı 307'ye ulaşarak kırılması güç bir rekora imza attı.

Yargının Siyasete Müdahalesine Karşı Demokratik Düzen Vurgusu

Hazırlanan ve kamuoyuyla şeffaf bir biçimde paylaşılan ortak bildiride, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği mutlak butlan kararının kesinlikle kabul edilemez olduğu yüksek sesle dile getirildi. İmzacılar, söz konusu kararı sadece bir parti içi mesele olarak değil, doğrudan hukuk devleti ilkelerine, demokratik siyaset kültürüne ve en önemlisi milletin hür iradesine yapılmış açık bir müdahale olarak değerlendirdiklerini vurguladı. Siyasi partilerin demokratik yaşamın can damarları olduğunun altı çizilen kapsamlı metinde, anayasanın yetmiş dokuzuncu maddesine özel bir atıf yapılarak, parti kurultaylarının ve seçim süreçlerinin doğrudan Yüksek Seçim Kurulu denetiminde büyük bir şeffaflıkla yürütüldüğü hatırlatıldı. Yüksek Seçim Kurulunun aldığı kararların anayasal olarak kesin ve itiraz edilemez nitelikte olduğuna dikkat çeken eski parlamenterler, iktidar kontrolündeki yargı organlarının siyaseti dizayn etme çabalarının Türkiye'nin demokratik düzeni açısından son derece tehlikeli ve sakıncalı sonuçlar doğuracağını belirttiler. Özgür Özel’in genel başkan seçildiği ve üzerinden iki buçuk yıl geçen bir kurultayın bugün mutlak butlan gerekçesiyle iptal edilmeye çalışılması, bildiride millet iradesine vurulmuş ağır bir darbe olarak nitelendirildi. Sandıktan çıkan meşru iradenin mahkeme koridorlarında yok sayılmasının, toplumun adalet sistemine ve siyasal kurumlara olan güvenini kökünden sarsacağı uyarısı yapıldı.

Krizin Tek Çözümü En Geç Kırk Beş Gün İçinde Sandığa Gitmek

Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında uzun yıllar görev yapmış olan deneyimli siyasetçiler, anayasal düzene siyasallaşmış yargı eliyle yapılan bu müdahaleye karşı en doğru, meşru ve hukuki çıkış yolunun hiç vakit kaybetmeden delegelerin iradesine başvurmak olduğunu savundu. Yargı kararlarıyla partinin içerisine çekilmek istendiği tartışma sarmalından ve suni ayrışmalardan kurtulmanın tek formülü olarak derhal olağanüstü kurultay çağrısı işaret edildi. Bildiride, mevcut mahkeme kararlarıyla yaratılan ve hukuki temsil boşluğu olarak adlandırılan bu tehlikeli durumun, en geç kırk beş gün içinde toplanacak olan olağanüstü kurultay ile kalıcı olarak çözüme kavuşturulacağı belirtildi. Bu tarihi adımın atılmasıyla birlikte, iktidarın yargı eliyle muhalefeti şekillendirme operasyonlarına en güçlü siyasi yanıtın verilmiş olacağı; aynı zamanda Özgür Özel’in liderliğinde sağlanan ve partiyi Türkiye'nin birinci partisi konumuna taşıyan büyük umut rüzgarının da kesintiye uğramadan devam edeceği vurgulandı. Türkiye'nin demokratik birikimine ve cumhuriyetin temel değerlerine sahip çıkmaya kararlı olduklarını belirten isimler, derhal kurultay talebinin ertelenemez bir tarihi sorumluluk olduğunu kamuoyuna duyurdu.

Tarihi Bildiriye İmza Atan Türk Siyasetinin Önemli İsimleri

Başkent siyasetini derinden sarsan bu kapsamlı bildiriye destek veren seksen dört kişilik yeni listede, Türk siyasi hayatında derin izler bırakmış pek çok önemli isim tek vücut halinde yer alıyor. Önay Alpago, Celal Doğan, Şükrü Elekdağ, Mehmet Haberal, İbrahim Özden Kaboğlu, Adnan Keskin, Faruk Loğoğlu, Seyfi Oktay, Fikri Sağlar, Arif Sağ, Şenel Sarıhan, Sefa Sirmen ve Erol Tuncer gibi usta siyasetçilerin başını çektiği bu güçlü irade beyanına imza atan diğer tüm isimler şu şekilde sıralandı: Sabahat Akkiraz, Ali Akyıldız, Yüksel Aksu, Ahmet Altun, Faik Altun, Erdoğan Bakkalbaşı, Tacettin Bayır, Kani Beko, Bülent Yener Bektaşoğlu, İbrahim Yavuz Bildik, Şükrü Bütün, Tarık Cengiz, İlhan Cihaner, Hüseyin Çamak, Dursun Çiçek, Hüsnü Çöllü, Haydar Demirtaş, Hilmi Develi, Orhan Ziya Diren, Akif Ekici, Atilla Emek, Sabri Ergül, Gürcan Ersin, Ali Ahmet Ertürk, Okan Gaytancıoğlu, Mehmet Gökdağ, Levent Gök, Ali Rıza Gülçiçek, Rahmi Güner, İbrahim Gürsoy, Süleyman Hatinoğlu, Turhan Hırfanoğlu, Fatma Kaplan Hürriyet, Güler İleri, Mustafa İlimen, Ali Ilıksoy, Ceyhun İrgil, Ekrem Kangal, Osman Kaptan, Ercan Karakaş, Temel Kitapçı, Devrim Kök, Erol Köse, Bülent Kumbul, Hasan Macit, Bayram Meral, Mazlum Nurlu, Kamil Okyay Sındır, Edip Özgenç, Bülent Öz, Yusuf Öztop, Erdoğan Özyalçın, Mustafa Sayar, Cevdet Selvi, Bedri Serter, Atilla Sertel, Tacidar Seyhan, Doğan Şafak, Turan Tayan, İsmet Tokdemir, Celal Topkan, Necati Tığlı, Mustafa Tuncer, Ali İbrahim Tutu, Abuzer Tanrıverdi, İbrahim Taşdemir, Hilmi Yükselen, Sabri Yavuz, Mahmut Yıldız, Ali Yiğit ve Rafet Zeybek.