GÜNDEM

CHP'deki Tarihi Soruşturmada Yeni Perde

Tutuklu bulunan ve görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile iş insanı Turgut Koç, Çağlayan Adliyesi'nde savcı karşısına çıktı.

Abone Ol

Türkiye’nin siyaset gündemini ve ana muhalefet partisi içindeki kurumsal dengeleri derinden sarsan, daha önce adli makamlarca "mutlak butlan" kararı verilerek hukuken iptal edilen Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’na yönelik yürütülen geniş çaplı ceza soruşturmasında çok önemli bir eşik geride kaldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla derinleştirilen soruşturma kapsamında, belediyedeki farklı bir adli dosya nedeniyle tutuklu bulunan ve İçişleri Bakanlığı tarafından Uşak Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özkan Yalım ile partiye yakınlığıyla bilinen iş insanı Turgut Koç, savcılık birimlerine detaylı beyanlarda bulundu. Çağlayan Adliyesi’nde gerçekleştirilen sorgularda, kurultay sürecindeki delege koordinasyonu ve kurumsal iddialar masaya yatırıldı.

Değişimden Yana Tavır Aldım, 700 Delegeyi Bizzat Aradım

Özkan Yalım, savcılık makamına verdiği resmi ek ifadesinde, kurultayın yapıldığı takvim aralığında henüz belediye başkanı sıfatı taşımadığını ancak parti içindeki "değişim" hareketine aktif olarak destek verdiğini belirtti. Kurultay öncesindeki il kongreleri döneminde Genel Başkan Özgür Özel’in seçilebilmesi adına yoğun bir saha çalışması yürüttüğünü ifade eden Yalım, delege temaslarının şifrelerini şu sözlerle anlattı:

"Değişim kanadında yer aldığım için kurultay sürecinde yaklaşık 40 farklı ile giderek delegelerle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdim. Özellikle deprem bölgesi olan Kahramanmaraş ve Gaziantep delegasyonları üzerinde yoğunlaştım. Ankara Çankaya’daki seçim koordinasyon merkezini adeta bir üs olarak kullandık ve bu süreçte yaklaşık 700 delegeyi bizzat telefonla arayarak Özgür Özel’e destek vermeleri konusunda ikna çalışmaları yürüttüm. Yaptığım bu kurumsal çalışmalar neticesinde 115 delegeden 'Özgür Özel'i destekliyorum' ibareli ıslak imzalı destek yazısı toplayarak bu evrakları Selin Sayek Böke’ye teslim ettim."

İncelemede Çıkan Mesajlaşma: İstanbul Belediyelerine CV Gönderimi

Yalım’ın ifadesinde en çok dikkat çeken ve adli bilişim incelemelerine de yansıyan teknik detay ise bir delegenin istihdam talebiyle ilgili oldu. Telefon imajı incelemelerinde çıkan verileri doğrulayan Yalım, "Süreç esnasında Kahramanmaraş delegesi olan bir kadın katılımcı, iki çocuğunun İstanbul’daki ilçe belediyelerinde işe yerleştirilmesi durumunda kurultayda Özgür Özel lehine oy kullanacağını belirtti. Çocuklardan biri telefon üzerinden bana özgeçmişlerini (CV) iletti. Ben de bu dijital evrakları dönemin İstanbul sorumlusu olduğunu düşündüğüm İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’a WhatsApp üzerinden gönderdim. Zaten koordinasyon merkezinin genel yönetiminden Veli Ağbaba sorumluydu ve il kongrelerinden kurultaya kadar olan tüm talepler bu merkez üzerinden tasnif edilmeye çalışılıyordu" dedi.

Maddi Menfaat Sağlamadım, 1200 Delegenin SGK Kayıtlarına Bakılsın

Kurultay günü salonda hazır bulunduğunu ancak kamuoyuna yansıyan veya iddia edilen cinsten herhangi bir delege pazarlığına ya da maddi alışverişe şahit olmadığını savunan Özkan Yalım, hakkındaki suçlamaları reddetti. İstihdam iddialarının şeffaf bir şekilde incelenebileceğini belirten Yalım, savunmasını şu teknik öneriyle tamamladı:

"Ben hiçbir delegeye maddi bir vaatte bulunmadım, zaten o tarihte bir bütçeyi yönetmiyordum. Bahsettiğim Kahramanmaraş delegesinin talebinin olumlu ya da olumsuz nasıl sonuçlandığını bizzat bilmiyorum. Ancak bu iddiaların ve şaibelerin tamamen temizlenmesi adına adli makamlarca çok kolay bir yöntem izlenebilir. Kurultayda oy kullanan 1200 delegenin ve birinci derece tüm yakınlarının SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) kayıtları geriye dönük incelensin. Kurultay dönemi ve hemen sonrasında hangi belediyelerde işe alım yapıldığı bu resmi kayıtlarla saniye saniye tespit edilebilir. Ben suçsuzum ve adli yapıya yardımcı olmak adına bildiklerimi aktardım."

Başsavcılıktan Geniş Çaplı MASAK Ve Banka Ablukası

Soruşturmanın arka planında ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla çok yönlü bir finansal ve idari inceleme yürütülüyor. Başsavcılık; kurultay sürecinde iradeye müdahale edilip edilmediğini, mali bir transferin yaşanıp yaşanmadığını tescillemek adına kurultayda oy kullanan tüm delegeler ile onların birinci derece akrabalarını kapsayan devasa bir araştırma başlattı.

Bu kapsamda, ilgili devlet kurumlarından delegelerin ve ailelerinin tüm banka hesap hareketleri, MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) raporları ve SGK işe giriş bildirgeleri talep edilerek mercek altına alındı. Soruşturma dosyasındaki gizlilik kararı devam ederken, ifadelerin ve mali analizlerin tamamlanmasının ardından hukuki sürecin seyrinin netleşmesi bekleniyor.