Ankara, devletin zirvesini ve bürokrasinin tepe yöneticilerini bir araya getiren çok kritik bir stratejik organizasyona ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği binasında ilk oturumu gerçekleştirilen ve 22 hafta sürmesi planlanan "Milli Güvenlik Konferansları" programının açılış konuşmasını yaptı.
Geniş kapsamlı bir sunum eşliğinde iç-dış güvenlik dengelerini, demografik riskleri ve makroekonomik hedefleri masaya yatıran Yılmaz, devlet mekanizması ile toplumsal değerlerin aynı potada eritilmesinin ulusal kalkınma için en birincil şart olduğunu ifade etti.
Devlet Ve Millet Aynı Yöne Bakmalı
Konuşmasında temel hak ve özgürlükler ile yönetim sisteminin etkinliğine değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, devlet ile millet arasındaki bağın zedelenmesinin bir ülkeye verilecek en büyük zarar olduğunu belirtti:
"Devlet ve millet aynı yöne bakmıyorsa o ülkenin kalkınması mümkün değildir. Milletiyle aynı yöne bakmayan devletler kendi içinde enerjisini yok eder. Devletin temel bakışı, değerleriyle, medeniyet birikimiyle milletinki örtüşecek ki o ülke başarılı olsun. Aksi takdirde milletle devlet kavga ediyor gibi bir görüntü ortaya çıkar. Bu da bir ülkenin ayağına vurulabilecek en büyük prangadır."
Savunma Sanayisinde Katma Değer Ve Terörün Ağır Bedeli
Küresel sistemin tehlikeli bir geçiş sürecinde olduğunu ve bu dönemde istikrarı koruyan ülkelerin pozitif ayrışacağını kaydeden Yılmaz, sunumunda milli güvenliğin ekonomik sacayaklarını şu verilerle özetledi:
Savunma sanayisinin sadece askeri bir güç olmadığını, nitelikli istihdam ve yüksek ihracat potansiyeli barındırdığını söyleyen Yılmaz, buradaki teknolojik birikimin sivil endüstrilere de yayılarak topyekun bir kalkınma sağladığını belirtti. Türkiye'nin sürdürdüğü terörle mücadele operasyonlarının ekonomik boyutuna parmak basan Yılmaz, terörün doğrudan ve dolaylı finansal faturasının 2 trilyon doların üzerinde olduğunu açıkladı. "Terörsüz Türkiye" vizyonuyla bu kaynağın orta ve uzun vadede refah artışına döneceğini vurguladı. Nüfus artış hızındaki düşüşün gelecekte iş gücü piyasası için yaratacağı tehlikelere dikkat çekerek, hükümetin doğum oranlarını artırmaya yönelik yeni eylem planları üzerinde çalıştığını bildirdi.
AB Üyeliği Stratejik Öncelik, Hedef Kayıt Dışı Ekonomi
Hükümetin ekonomi ve dış politika önceliklerini de sıralayan Cevdet Yılmaz, makroekonomik istikrar, AR-GE, yeşil dijital dönüşüm ve kamu maliyesinin güçlendirilmesi üzerinde durdu. Kayıt dışı ekonominin azaltılmasının temel hedefler arasında olduğunu belirten Yılmaz, dış politikada ise Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefinin stratejik bir öncelik olarak korunduğunu, Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi projelerin küresel tedarik zincirindeki önemini hatırlattı.
MGK Genel Sekreteri Vali Okay Memiş ise küresel fay hatlarının hareketlendiği bu istikrarsızlık döneminde milli güvenlik farkındalığını artırmayı amaçladıklarını belirterek, konferans dizisine 200'den fazla üst düzey bürokratın katılacağını bildirdi.