GÜNDEM

Çankaya Belediyesindeki İhale Sorgusu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, savcılık ifadesinde hakkında yöneltilen "gizli tanık" iddialarını kesin bir dille reddetti.

Abone Ol

Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, belediyedeki ihale süreçlerinin doğrudan kendi sorumluluk ve yetki alanında bulunmadığını belirtti. Savunmasında kurumsal işleyişe dikkat çeken Güner şunları söyledi:

"Ben Çankaya Belediye Başkanı olarak görev yapmaktayım. Bundan önce serbest avukatlık yapıyordum. Benim belediyedeki işlerle ilgili olarak özellikle ihale konularıyla tek tek ilgilenmem mümkün değildir. Ne görev tanımımda böyle bir şey vardır ne de ihalelerle ilgili sorumluluğum vardır. İlgili müdürlükler talepleri hazırlar, mali hizmetler müdürlüğü merkezi satın alım bürosu da ihaleleri gerçekleştirir."

Kamu Zararı Yok, Aksine Tasarruf Var

Müşteki firmanın şikayetçi olduğu çöp toplama ihalesinin iptal edilmesine ve sonrasındaki sürece dair iddialara teknik verilerle yanıt veren Güner, halk sağlığını ilgilendiren acil bir durumda hareket edildiğini ifade etti.

İptal edilen ihalenin yüksek bedelli olması nedeniyle kamunun korunduğunu belirten Güner, süreci şu rakamlarla açıkladı:

  • Aylık yaklaşık maliyeti 26.500.000 TL iken teklif edilen sonuç bedeli 26.383.000 TL seviyesindeydi. Kırım oranının (%0.71) çok düşük kalması ve rekabetin sağlanamaması nedeniyle ihale iptal edildi. (Bu karar idari yargı ve Danıştay tarafından da hukuka uygun bulundu).

  • İptal kararının ardından yapılan ihaleler sırasıyla 21.950.000 TL ve 23.805.000 TL bedellerle sonuçlandı.

  • Yapılan yeni ihalelerle belediye bütçesinden her ay yaklaşık 4.000.000 TL ile 4.500.000 TL arasında tasarruf sağlandı ve herhangi bir kamu zararı oluşmadı.

Gizli Tanık Beyanları Tamamen İftira

Sorgu sırasında kendisine yöneltilen belediye görevlisi Yavuz İrs'in iddiaları ile dosyada yer alan gizli tanık beyanlarına da değinen Hüseyin Can Güner, suçlamaları sert bir dille yalanladı:

"Yavuz İrs isimli şahsın beyanında geçen aleyhe hususları kabul etmiyorum. Ben kesinlikle bu ihalenin iptal edilmesi konusunda kimseye talimat vermedim. İhale görevlilerinin hiçbirini tanımam.

Çankaya Belediyesi Meclis Üyesi Emre Doğan partiden arkadaşımdır ancak kendisinin belediyede idari bir görevi ve yetkisi bulunmamaktadır. Gizli tanık beyanlarını kesinlikle kabul etmiyorum. Herhangi bir dayanaktan yoksun ve soyut niteliktedir. Üzerimize iftira atılmaktadır."

Avukatlardan Tepki: Müvekkile Örgüt Ve Rüşvet Sorusu Bile Sorulmadı

Hüseyin Can Güner’in müdafi avukatları ise soruşturmanın usulüne uygun yürütülmediğini ve lehte olan deliller toplanmadan doğrudan gözaltı işlemi yapıldığını savundu.

Avukatlar yaptıkları ortak savunmada şu hukuki eksikliklere dikkat çekti:

  • Normal şartlarda belediye başkanlarının yargılanması için İçişleri Bakanlığı'ndan izin alınması gerekirken, dosyanın başına "örgüt ve rüşvet" suçlamaları eklenerek bu izin sürecinin etrafından dolaşılmıştır.

  • Soruşturma dosyasında rüşvet ve örgüt iddiaları bulunmasına rağmen, savcılık sorgusunda müvekkile rüşvete veya örgüte dair tek bir soru dahi yöneltilmemiştir.

  • Aylık 4.500.000 TL kamu yararı elde edilen bir ihale sürecinde kasıtlı bir suçtan bahsedilemeyeceği belirtilerek Güner’in derhal serbest bırakılması talep edildi.